gündem
  1. · beşiktaş ile fenerbahçe taraftarı arasındaki fark
  2. · yaran diyaloglar
  3. · dtp genel başkanının izmirlileri tehdit etmesi
  4. · ibrahim üzülmez
  5. · günün tek şarkılık özeti
  6. · hayatında hiç star wars izlememiş insan modeli
  7. · sevgilinin 5 gün aramayıp naber diye mesaj çekmesi
  8. · her sabah kalkıp işe gitmek
  9. · arzum

fen liseleri kapatılsın  

  1. imam hatip tartışmalarını ne zaman fen liseleri düzlemine çekecekler diye bekliyordum, çok beklememe gerek kalmadı bu laf da en sonunda yumurtlandı. "imam hatip mezunları imam olmuyor diye laf ediyorsunuz. sanki her fen lisesi mezunu bilim insanı çıkıyor. o zaman fen liseleri de kapatılsın. onlar da amacından saptı." diye geliyor laf. bilim insanı yetiştiren okullarla alıp vermediklerinin olması doğal, bu çekememezliği bu şekilde açıkça dile getirmeleri artık bazı şeyler için geç kalındığını gösteriyor.
    (recai pengül, 09.06.2007 10:51 ~ 11:06)
  2. böyle bir beyanatın resmi olarak verilip verilmediğine dair bir bilgi henüz ortada yok, ya da ben duymadım; fakat iş laiklik ve din çatışması olunca imaj ve gerçek kaygısı duymak kaçınılmaz hale gelebiliyor. durum "imam hatipler kapatılıyorsa fen liseleri de kapatılsın madem" tarzında bir işgüzarlık örneği haline getirilmediği sürece konu detaylı bir analizi de hak ediyor. dur ya, gerçekleri söyleyeyim. gerçek şu ki; acım var bu konuda.

    bir eğitim-öğretim kurumu olarak bakılacak olursa; fen liselerintin bütünüyle imam hatip liselerinin karşıt dengi olarak adlandırılabilecek kurumlar olduğunu savunmak fazlasıyla genelgeçer ve ideolojik bir anlayış biçimi, zira devlet okulu kapsamında yer alan fen liseleri görünürde bilim adamı yuvaları olsalar da her biri kendi öznel ve birbirlerinden enteresan konjonktürlerini ortaya sermekte çekince duymayan, hatta yeri geldi mi en fanatik imam hatipliden ateşli öğrencileri de bünyesinde barındıran kurumlar. başka bir deyişle; "laiklerin zeki çocukları fen liselerinde okur" anlayışından ziyade "iyi bir üniversite kazanmak isteyen kafası sayısala basan insanlar bu okullara girerler, rahat dururlarsa mezun olurlar" anlayışı hakim ve idari olarak da aleni biçimde uygulanan bu.

    daha güncel bir örnek vermek gerekirse; bundan sekiz sene öncesinde türkiye'nin bilumum fen lisesinde irticai faaliyetlerin var olduğuna dair çıkan rivayetler günümüz için de bütünüyle kurmaca değil. bu okullar dışa kapalı ve sosyal olanakları kısıtlı ve çok büyük oranda "yatılı" okullar olduklarından(daha doğrusu böyle bir geleneğe sahip olduklarından) 300 kişilik popülasyon içerisinde türlü türlü fraksiyon oluşur (kimi namazını kılar, kimi sıra altından cumhuriyet okur, kimi fizik sınavından 98 almasını eğitim sisteminin laçkalığına bağlar vs.) ve çeşitli faaliyetlerde bulunurlar ki bu lise öğrencisinin siyaset yapmasının gelenekten sayıldığı bir ülkede çok da anormal bir şey değil. demem o; fen liseleri özünde dışarıdan görüldüğü ve lanse edildiği gibi bilim adamı yetiştiren kurumlar değil; sade ve sadece iyi bir üniversite için sınav başarısıyla elde edilen üç yıllık ömrü olan bir anahtardır. hal böyle olunca; zikredilen isteğin ideolojik temeli rahatlıkla çöküyor.

    isteğin haklı bulunmasına sebebiyet verebilecek asıl temele gelirsek; spesifik alanlarda uzmanlaşma imkanı vaadiyle hizmet veren bu okulların öğrencileri üzerindeki psikolojik etkilerini göz ardı etmek acımasızlık olur. fen liseleri, henüz on dört yaşında bir ergenin tüm hayatını etkileyecek bir kararın görünen yüzü, zira iki trigonometri sorusu çözünce kendini einstein sanmaya temayül kazanan bir veletin bilinç düzeyi, birkaç sene sonra "ulan ben avukat olsam ne iyi olurdu" sinyali vermeye başlayabiliyor; ama bu okullara girişinizle birlikte bu haktan mahrum kalmış sayılıyorsunuz. bu ne kadar naturel bir durumsa; yanlış ve bilinçsiz tercihler yüzünden hayatı sikilen yüzlerce insanın içerisinde bulunduğu saçma sapan ruh hali de bir o kadar olağan görülür. tam olarak bu sebepten ötürü; neredeyse her ilde bir tane bulunan bu fen liseleri, sürekli alamadıklarından şikayet ettikleri desteği otuz yıl öncesinden kalma mikroskoplarla çamurlu su inceleyerek "bilim adamı yetiştiriyoruz biz" iddiasına harcamaktan vazgeçip, yeterince sağlam olan vizyonları yerine niteliklerini geliştirmeye uğraşsalar bu karşıt denklik hadisesi de kökten çözülmüş olur.

    yoksa kimse bana "ben de fen lisesi çıkışlıyım. altı basamaklı sayıları kafamdan çarpabiliyom. sence nobel alır mıyım?" diye gelmedi bugüne kadar. gelse başım üstünde yeri var, "yazık bu da kırmış kafayı" der, iki bira ısmarlarım.
    (vandal mimar, 09.06.2007 11:29 ~ 28.03.2009 23:52)
  3. (asosyal demokrat, 09.06.2007 11:50)
  4. fen lisesinde okumuş bir birey olarak söyleyebilirim ki kesinlikle yanlış bir karardır hatta fen liseleri daha da desteklenmelidir. fen lisesi öğrencisi bir insan diğer okulların kat kat fazla matematik, fizik gibi bilimum sayısal dersini çekerken bunun karşılığında aldığı bu eğitimle bilim adamı olma yolunda direk bir geçişe sahip değildir. üniversite sınavında bir düz lise ile aynı statüdedir. hatta daha vahim bir durumdadır ki fen lisesine gelip de sözel ve eşit ağırlıkların yüksek puanlı bölümlerini seçemezsiniz. mağdem fen liseleri adı üstünde fen alanında insan yetiştiriyor o zaman meslek lisesi olan imam hatiple kıyaslanıyor o zaman fen lisesi öğrencisine de tıp ve mühendislik seçerken ek puan verilsin. fen lisesinde bilimle ilgili okuduktan sonra elinize sadece birkaç sene okuduktan sonra unutacağınız kasık fizik formülleri başka okullarda anlatılmayan denklemler olimpiyat soruları kalır. öss de olimpiyat sorusu çıkmıyor mağlesef ve bu nedenle bu öğrenciler okulda öğrendiklerinin dışında bir de öss için ayrıca ders çalışmak zorunda kalıyor, test tekniği öğrenmek zorunda kalıyor.

    sosyal ortam olarak küçük yaşta koca bir sınava girip (lgs şimdilerde oks) bu okulları kazanan bireylerde bir miktar kendini beğenmişlik ve ben bunları biliyorum havaları olması normaldir. bunun dersleri sabote edecek derecede olması da normaldir. ama kimse bahsetmiyorki o fen lisesi öğrencisi öss programı dışında lise2 veya lise1 de dersaneye gittiğinde normal sınıflarda ders okursa diğer okullardan bir sene daha ilerde bilgiye sahip. fen lisesinin fizik müfredatı direkt olarak lise2 den başlar lise1 okunmaz diğer okullarda olmayan geometri lise1den başlar kimya lise1 konuları birinci dönem biter ikinci dönem lise2 konuları başlar. bu sebeble fen lisesi öğrencisine bildiği bir şeyi tekrar anlatmak zorunda kalır dersaneler. genel deneme sınavlarının hiçbiri fen lisesine göre olmaz. hepsinde lise1 konuları vardır. öğrenci bunları genel kültürden hatırladıklarından yapmaya çalışır.

    sonuç olarak burada fen lisesi öğrencilerini eleştirmeden önce onların içinde bulundukları durumu da iyi bilmek gerekir. doğrudur mağdem ki fen lisesidir bilimle uğraşmalıdır. o zaman bu konuyla ilgili destek de verilmelidir bu okullara
    (alqan, 09.06.2007 11:56)

künye  ·  iletişim / şikayet / reklam  ·  sıkça sorulan sorular  ·  itü sözlük görseller  ·  itü sözlük extra  ·  itü sözlük mobil