oyunculuk yapıyordum. bir gün sahneden indim ve ağlamaya başladım. nedensiz gibiydi. yapamadığımı düşünmüştüm. neden biz kadınlar sahnedeyken erkeklerin kendilerini bıraktıkları kadar serbest bırakamıyorduk. birçoğundan daha iyi oynamamıza rağmen hep bir tutukluk, hep bir kendini geri çekme. bir oyuncunun önündeki en büyük engeldi bu ve bunu kadınlar yaşıyordu.
sonra küçük kardeşim 10 yaşında tacize uğradı. ve farkettim ki aslında sokakta her gün taciz ediliyoruz. bazen dokunarak, bazen bir bakışla, bazen sözle. korunma yöntemleri geliştiriyorduk. kıyafetlerimizi kısıtlayarak. hareketlerimizi kısıtlayarak. kimimiz savunma tekniklerini öğrenmeye çalışıyor, kimimiz yanımızda sprey taşıyorduk.
ve sonra
franca rame okudum. tecavüzü öğrendim. gözaltında tecavüzleri duydum. güneydoğuda namus cinayetlerini duydum. ensesti duydum. aile içi cinsel şiddeti öğrendim.
baktım ki annem yıllardır evimizin kölesiymiş. eş olma görevleri, anne olma görevleri, çalışan kadın olma görevleri. sonra baktım teyzelerim, anneannem, arkadaşlarımın anneleri, annemin arkadaşları, öğretmenlerim ve evimize gelen temizlikçi kadın hepsi mutlaka birilerinin hizmetçiliğini yapıyorlardı.
bir gece teyzem ağlayarak eve telefon etti. öğrendim ki kocasından dayak yiyormuş. bir baktım ki meğer dayım da karısını dövermiş. meğer kadınlar kocalarından dayak yerlermiş. meğer bazı şeyler sınıf ve sosyal statünün çok ötesindeymiş.
sonra baktım bekaret denen bir sorun varmış. kadın istediği gibi sevişemezmiş. önceleri bu eskiden olan bir şey herhalde diye düşündüm. ama bu yüzden hiçbir arkadaşım rahat değilmiş. bu yüzden vajinismus olurlarmış. üstelik orgazm bile olamazlarmış. hayatlarında orgazm olabilen kadın tanımamışlar bile. yani kadınlara cinsellik de harammış.
ve tabi kadınlar karar alamazlarmış. kendi başlarına düşünüp yaşayamazlarmış. bir baba, bir ağabey, bir koca ve sonra bir oğlun himayesi altında yaşarlarmış. okul kitaplarında bize bu kurallar öğretilmiş.
engels okudum, fatmagül berktay okudum, feminist teoriyi öğrendim. kadın alınıp satılan, pazarlanan bir malmış. sahip olunan, mülk edinilen bir nesneymiş.
ve insanlık tarihinin sınıf sisteminden bile önce ortaya çıkmaya başlamış düzeni
ataerkillik imiş.
ve bir baktım ki ben
feminist olmuşum.