ergenekon operasyonu ile ilgili, köşesinden, salyasını akıtarak neşrettiği isimler ve akabinde
ilhan selçuk'un gözaltına alınması konusunda aldığı tepkiler nedeniyle,yediği bokun idrakine varmış,bunun altında kalma paranoyasına düşen;solculardan: "bunlar",
ilhan selçukiçin:"yaşlı biri" diyerek,sıçtığı bokun paçasından sızmaya başladığını kendisi hariç,cümle alemin farkına varmasını sağlamış yazarcık.
ruh hali,bugünkü yazısına sıçramış adeta"huzurum kaçtı" minvalinde bir şeyler yazmış;buyrun o yazıya:
"ilhan selçuk salıverildi, bana saldırılar ise devam ediyor. çok ilginç bir dönemden geçtiğimizi artık hepimiz biliyoruz; özellikle de ilhan selçuk, doğu perinçek ve kemal alemdaroğlu'nun 'ergenekon operasyonu' kapsamında gözaltına alınmaları hepimizin gözünü açmış olmalı. polisler evine geldiğinde çay ikramına nail olmuşlar ilhan bey'in, savcılar da mahkemeye sevk etmeden kendisini salıvermişler.
ilk gün yansıtıldığı kadar ayağa kalkmayı gerektirecek bir şey yokmuş sizin anlayacağınız...
83 yaşındaki bir yazarın gecenin bir vakti evinden alınması hoş bir şey mi? elbette değil. daha nazik ve kamu vicdanını rencide etmeyecek bir yöntem bulunabilirdi. gözaltının uzamaması, tutuklama ihtiyacı duyulmaması rahatlatıcı. savcılar bilmek istediklerini öğrenmiş, ipuçlarını birbirine bağlayacak irtibatları kurabilmişler midir?
bilmiyorum. tıpkı son günlerde yazılarıma sıkça konuk ettiğim ilhan selçuk'un gözaltına alınacağını bilmediğim gibi. tıpkı daha önce gözaltına alınanlarla ve bundan sonra alınabileceklerle ilgili hiçbir bilgim ve ilgim olmayışı gibi...
kendileri olsa bu durumdan yararlanmaya kalkışırlardı. geçmişi hatırlayın: yazarlarından bazıları politikacılar ve devlet görevlileriyle ilgili iddialarda bulunur, ısrarla işin peşini takip ederlerdi; sonunda göz altına alınırsa politikacı veya memur, "bizim sayemizde" diye başlık atarlardı. yaşa saygı da yoktur bunlarda; torun-torba sahibi nice insanı zindanlara attırdıkları için övündükleri bilinir...
yaşlı birini zor durumda görmek, yaşını başını almış kişi ne kadar yanlış işler yapmış olursa olsun, bizleri huzursuz eder. "ilhan selçuk gözaltında" haberi beni çok mutsuz etti. bir yandan bu mutsuzluğu, bir yandan da buna sebep olduğum iddiasının rahatsızlığını yaşattılar bana; esas kahrolduğum bu...
ilhan selçuk dikkatle izlenmeyi hak eden yazılar yazıyor. ben de burada fırsat düşürüp yazdıklarını değerlendiriyorum. sadece ben değil, medyada ilhan selçuk'u yakın takibe almış pek çok meslektaş var, onlar da yazıp duruyorlar. o da kendisine takılanlara bazen cevap veriyor. türk basınında bugüne kadar hep olduğu gibi.
birdenbire şunu anladık: ilhan selçuk hakkında yazı yazılmaması gereken dokunulmaz biriymiş... televizyon ekranlarından, "ilhan selçuk'umuzu ihbar ettiler" diye bağıranlar herhalde bu kanaatte olmalılar. ne yapmışım ben? ilhan selçuk'la ilgili yazı yazma dışında? o yazılarda kendisinin yazdıklarının satır aralarını deşifre etmeye çalışmışım. afedersiniz de, 'ergenekon' gibi bir dosyayı elinde bulunduran savcı yazımı okuyup "haydi, ilhan selçuk'u da içeriye alayım" mı demiş oluyor?
ben yazıyormuşum, savcılar göz altına alıyormuş... bunu iddia eden nasıl bir kafadır yahu?
aslında bu soruyu sormamam gerektiğini biliyorum. çünkü bu tür olayların nasıl cereyan ettiğinin farkındayım. durumdan vazife çıkarmak nedir, haberdarım. gözaltıyla birlikte dikkatlerin bir-iki isim üzerinde yoğunlaştırılması elbette masum bir davranış değildi; masum olmadığı için de yukarıdaki sorularımı sorulmamış kabul edebilirsiniz.
biliyorsunuz, geçmişte milli güvenlik kurulu'nda görev yapmış kuvvet komutanı düzeyindeki bazı subaylar emeklilik sonrası cumhuriyet gazetesi vakfı yönetimine girdiler. bunlardan biri aytaç yalman, diğeri şener eruygur... şener eruygur aynı zamanda atatürkçü düşünce derneği'nin de başkanı. bu arada yine eski komutanlardan doğu silahçıoğlu da cumhuriyet'e yazılarıyla sürekli katkıda bulunuyor.
ilhan selçuk'un böyle bir dost çemberine rağmen gözaltına alınabilmesi esas hayret sebebi olmalı.
ergenekon konusu ne zaman açılsa hemen tepe yöneticiler akla gelir. 2 ve 3 numaranın isimlerinin baş harflerini bu konuyu yakından izleyen, kitap yazan bir meslektaş açıkladı; '1 numara' ise çok korkutucu biri olmalı ki kimse onun adını telâffuz edemiyor. savcılar onu biliyor mu, yoksa gözaltına aldıklarından öğrenmeye çalıştıkları '1 numara' denilen kişinin kimliği mi?
şimdiye kadar hiç önemsemediğim bu konuyu şimdilerde kafama takmamın sebebi, ilhan selçuk'un gözaltına alınmasıyla birlikte üzerime üzerime gelinmesini '1 numara' denilen kişinin orkestra şefliğine bağlamam. onun yönlendirmesiyle sağa bakıp hizaya geçmiş olmalı saldırganlar... bu sebeple benim için de önemli biri haline geldi artık '1 numara'...
doğu perinçek de gözaltında, kemal alemdaroğlu da; kimsenin aldırdığı yok. 80'i aşmış olmayabilirler, ama onlar da yaşı kemale ermiş ve ismi duyulmuş kişiler... salıverilmek şöyle dursun, gözaltı süreleri uzatılıyor da kimse sesini yükseltmiyor.
peki, bunun sebebini bilen var mı?"
not: kemal alemdaroğlu sabaha karşı serbest bırakılırken, doğu perinçek ise tutuklandı. "