meşrutiyet sonrasının tek edebi topluluğudur. ama eleştirmenler onları
servet-i fünuncular gibi okul olarak nitelendirmezler.
meşrutiyet'in ilk aylarında, basının aşırı bir biçimde politikanın peşinde koşmasından ve sanatın unutulduğundan endişelenen bazı genç yazarlar, bir edebiyat grubu etrafında toplanmaya karar verirler.
yakup kadri * nin önerisiyle grubun ismi
fecr-i ati(
yarının şafağı) olmuştur. 1909 yılında topluluk kurulur.
grubun çıkarmayı hedeflediği bir dergi vardır. fakat o sıralarda eski halinden oldukça uzak bir şekilde yayın yapan
servet-i fünun dergisi, kapılarını gençlere açar, bu yüzden onlar da yeni bir dergi çıkarmaya ihtiyaç duymamışlardır. topluluk, edebiyat dünyasına bir beyanname yayınlayarak ve oldukça iddialı bir biçimde giriş yaparlar. memleketin bilime ve sanata muhtaç olduğunu bildirirler. bu da o dönemin politikasına duydukları tepkiden kaynaklanır.
topluluk genel olarak ortaya koyduğu
sanat şahsi ve muhteremdir prensibine sadık kalmıştır. üyeler, şahsi bir yol tutmuşlardır. grubu sona götüren şey de üyelerin kendi başlarına hareket etmeleri ve sanat anlayışında hem fikir olmamalarıdır. ve en önemli sebep de fecr-i aticilerin, servet-i fünun ya da öteki edebiyat grupları gibi topluluk şeklinde hareket etmemeleridir. yani bir
prestij müzik ailesi gibi olamadıkları için yıkılmışlardır.
grubun üyeleri;
ahmet samim,
ahmet haşim,
emin bülent,
emin lami,
tahsin nahit,
celal sahir,
cemil süleyman,
hamdullah suphi,
refik halit,
şahabettin süleyman,
abdülhak hayri,
izzet melih,
ali canip,
faik ali,
fazıl ahmet,
mehmet behçet,
mehmet rüştü,
fuat köprülü,
müfit ratib,
süleyman fehmi,
ismail suphi,
nevin,
ibrahim alaeddin,
mehmet ali tevfik,
hasan bedrettin
topluluk batılı anlamda bir edebiyat kulübü karakteri kazanmak istemişse de o sıralarda karmakarışık olan memleket meselelerine fazla uzak kalmaları, çok tartışılan
yeni dil mi
eski dil mi tartışmalarında kendi üyelerinin bile belirli bir tarafta olamamaları gibi sebepler yüzünden uzun ömürlü olamamışlardır.
grup üyeleri, şiirde; teoride
parnasyen,
sembolist,
empresyonist ilkelere bağlıdırlar. romanda ise
realist,
natüralist akımlardan etkilenmişlerdir. bu yüzden onlara servet-i fünun'un 1908 sonrası devamıdır diyebiliriz.
fecr-i ati şairleri:
tahsin nihat,
fuat köprülü,
faik ali,
mehmet behçet,
emin bülent,
ahmet haşim
ve yine bu gruba dahil olmak üzere
fazıl ahmetmizah alanında eserler vermiştir.
fecr-i ati romancıları ve hikayecileri:
refik halit,
yakup kadri,
cemil süleyman,
izzet melih
fecr-i ati'de tiyatro:
müfit ratib,
tahsin nahit,
şahabettin süleyman,
refik halit,
izzet melih,
ali süha
fuat köprülü,
yakup kadri,
celal sahir,
ahmet haşim,
tahsin nahit,
şahabettin süleyman,
ahmet rasim,
müfit ratib türk ve batı edebiyatı konusunda;
fuat köprülü,
celal sahir,
müfit ratib,
şahabettin süleyman,
yakup kadri,
izzet melih,
tahsin nahit,
fazıl ahmet,
emin lami,
ahmet haşim,
refik halit,
ali canip estetik ve sanat üzerine makaleleriyle büyük hizmetler vermişlerdir.
fecr-i aticiler, iki yıllık edebiyat yaşamlarında kendilerinden sonra gelecek
milli edebiyatçıları olumlu yönde etkilemişlerdir.