|
|
- (bkz: fatma karabıyık barbarosoğlu)
sosyolog ve yazar ünvanları vardır. şu anlık haftanın belli günlerinde yeni şafak gazetesinde köşe yazarlığı yapmaktadır.
birkaç kitabını ( (bkz: imaj ve takva), (bkz: iki kişilik rüyalar), (bkz: hiçbiryer) ) okudum. romanlarında bir sıkıcılık olsa da, sosyal içerikli konuları ele alan kitaplarında, köşe yazılarında insanları ve olayları dikkate değer bir şekilde analiz etmiş ve sosyolog kimliğini konuşturmuştur. öneririm.
- mükkemmel bir uslubu olan ve son derece derin analiz yapan sosyolog yazar. dün gece ntv de, yaptığı analizlerle akp neden kazandı? sorusunu çok güzel cevaplamıştır.
http://www.yenisafak.com.tr/...
ayrıca diğer yazıları da okunasıdır.
- http://www.yenisafak.com.tr/...
- türbanlılar ve saçlılar ayrımı yapan şahsiyet. son yazısı için
http://www9.gazetevatan.com/...
elbette ki nezaket bir toplumun ana kurallarından biridir. ancak ayrımcılık pek de nazik bir davranış şekli değildir; aksine kabalıktır. bunu da en iyi islami öğretiden gelen biri bilmelidir.
- (bkz: ırkçılık) (bkz: ayrımcılık) (bkz: bölücülük)
yeni şafak gazetisindeki yazısı çok vahim bir açıklamadır sadece ülkedeki tartışmaları fanatiklik düzeyine taşıyıp insanların biraz daha birbirine karşı gard almasından başka hiç bir işe yaramaz.
bu şekilde açıklamalar yapan insanlar kemalist liği kendilerince aşağılamaya çalışan insanlar sadece kendi yanlışlarını balçıkla örtmeye çalışanlardır.
eminim kendi yazısı ile gurur duyuyordur.
bir söz vardır bir çoğumuzun bildiği "cehalet mutluluk getirir'
- artık başı örtülü kesimin de karşı tarafı ayıracak yeni bir tanımı olmuştur. bundan sonra başı açık-saçlı ayırımı yapılacak. peki haksız sayılırlar mı? bence tartışılır... siz yıllar boyu onlara (tek amacı başını örtmek olanlara) farklı bir tanım yapar ve öcü gibi görürseniz, onlarında size saçlı demesinden alınmayacaksınız. biraz da iğneyi kendimize batıralım. evet toplum her geçen gün derinleşen bir çizgiyle ayrılıyo yazık biz de elimizden geleni yapıyoruz. birbirimizden uzaklaşıyoruz. işte batının yaratmak istediği tablo bu değil mi?
işte o tartışma yaratan yazı burda:
http://www.yenisafak.com.tr/...(malamat, 08.10.2007 02:04 ~ 02:05)
- 22 ocak 2008 tarihinde ntv kanalında neden adlı programda konuk olarak bulunan, diğer konuklara nazaran konu başlığı hakkında oldukça pasif şeyler söyleyen sosyolog, konu dışı bir takım örneklemeleri toparlayamaması, konudan uzaklaşmasıyla, söz sırası en son kendisine verildiği için çıngar çıkarmış, baya sağlam laf yapacak bu hanım derken anlattıklarıyla bu muydu abi diyeceklerin dedirtmiştir. hakikaten akıllara ziyan biri.
- kompleks kavramını getiriyor aklıma.
"sos-yo-log. ben var sosyolog olmak."
- kamusal alana türbanıyla ve dahi gözlüğüyle girerek skandalın daniskasını yapmıştır. öyle böyle değil. aman aman diyim ben saağa.
- trt deki enine boyuna adlı tartışma programına konuk olarak katılarak yeni bir polemiğe sebep olmuştur. garip olan şu ki bu hanımefendi orada konuk olarak bulunmaktaydı bir trt çalışanı değil. hem trt de gündüzleri kadın programı yapılıyo (bkz: ademler ve havvalar) ve oradaki konuk seyirciler arasında türbanlı teyzeler de görmek mümkün. ben kimsenin bu konuda bir itirazının olduğunu görmedim. burada rahatsızlık veren ne anlamak mümkün değil. acaba bu kişinin bir sosyolog, yazar olması mı rahatsız ediyo yani sıradan sade bir vatandaş olsa sorun yok.
madem kamusal alana türbanla girmek yasak öyleyse bu kişi devlet hastanesine de gitmesin malum orası da komusal alan.
http://www.aksam.com.tr/...(malamat, 27.01.2008 19:50 ~ 19:51)
- http://www.yenisafak.com.tr/...
bugünkü yazısında ece temelkuran'a çok güzel ayar vermiş. bakalım ece hanım ne cevap verecek?
- ece temelkuran'ın ayarını önceden vermiş olduğu, akp iktidarıyla pirim yapmaya çalışan bir sosyologumsu...
ece temelkuran'ın yazısı için http://www.milliyet.com.tr/...
fatma k. barbarosoğlu'nun yazısı için http://www.yenisafak.com.tr/...
genel sav bir mağduriyet üzerine kuruludur; ancak bu maduriyet kabul edilmez. bir de toplum hiç kendilerini anlamaz...
argümanlar ezilmişlik; özgürlük talepleri üzerine kuruludur. bu kelimeler iyi bir sol anlayışına işaret etse de; çıkış noktaları din olduğu için hiç bir zaman bu argümanda kullanılan "özgürlük" anlayışı sol olmayacaktır.
sadece türban ya da başörtüsünün serbest olmasıyla mı türkiye'de gerçek tartışma ortamı oluşabilecek?
sahiden ve sahici şeyler olan küreselleşme, neoliberalizm, sınıf çatışmasını mı tartışacağız türban serbestisi olunca?
akp tekelindeyken "küreselleşme"yi tartışabileceğini düşünmesi sevgili yazarın biraz hayalgücüyle eşdeğerdir...zira bu gidişle tartışa tartışa "kültürel küreselleşme"yi tartışılar; abd nin hakimiyetinin ne kadar kötü olduğu üzerinden.
- bazı yazarlar vardır konuşma yeteneği yoktur ama kalemi güçlüdür, fatma k barbarosoğlu'nu da ahmet turan alkan gibi bu kategoriye koyuyorum. bugünkü yazısında ülkedeki türban sorunu ve buna benzer iç çatışmaların teşhisini koymuştur.
ilk paragraf:
yaşadığımız pekçok sıkıntının temelinde bir özgünlük sorunu olduğunu söylesem şaşırır mısınız? türkiye'de bütün kurumlar ister dindar ister seküler çevrelerin şemsiyesi altında barınsın, bireylerin özgünlüğünü engellemek için seferber. bir taraf bunu din adına yapıyor bir taraf seküler hayat tarzı adına.
http://yenisafak.com.tr/...
|