fatih hoca sen bildiğin işi yap. herkez bildiği işi yapsın. ben bunu izlemedim ama bizim memleketten bir tane ingilizce tercüman gitmedimi hocamın yanında ?
hafif italyancayla yoğrulmuş bir aksandır. her an 2001'deki telsim reklamlarındaki gibi 'si maaa' diyecek gibi konuşur fatih terim. olsun o kadar, koskoca sinyor. koca futbol serüveninden geriye kala kala aksanındaki italyanca kırması kaldı (topu topu 1,5 senesini geçirdiği italya konuşmasını nasıl bu kadar etkiledi bilinmez tabi), onu da çok görmeyelim kendisine.
fatih terim itaklyancasıyla karşılaştırıldığı zaman pekte önemli olmayan söylence.şöyle ki; reklamlardan hatırılayacağınız üzere bir çocuk arabaya yaklaşıp transfer hhakında bir şeyler bıdılıyordu
+sinyor terrrim sinyor terrim
+ne varrio yarrakoo eza mio importenteee
-okano transferrro bellisimo
+ne varko diablico götüne ko -sinyor terrrim
+alın şu çocuğu başımdan kulağımı zağır etti. sittiro gittiko
milanla anlaşmasının yapıldığı gün ki basın toplantısı canlandı gözümde. o zaman sadece dil farklıydı ama rezalet aynıydı. milli takım hocası olarak bunu yapması ise her yönden rezalet.
bu adam bide italyanca konuşurdu bizamanlar biz de kek gibi "adama bak iki günde kapmış italyancayı şakır şakır konuşuyo" derdik. italyancayı nasıl sıkıyodu kim bilir.
öncelikle üzülerek söylemek istiyorum ki fatih terim evet ingilizce konuşma konusunda başarısız olmuştur. fakat daha acısı sağda solda fatih terim'e ayar vermek için klavyenin tuşlarına düşünmeden basan arkadaşlardan ( toplasan 3 ya da 5 tane ama yine de önemli) bir kısmı henüz türkçe'yi doğru düzgün konuşamamakta ve yazamamakta. soru eki olan mi'nin kelimeden ayrı yazılacağını bilmeyen veya ilgi zamiri olan -ki'nin yazımını bilmeyen, " herkes " kelimesinin nasıl yazılacağını bilmeyen insanlardan fatih terim'in ingilizce'sinin eleştirisini okumak fatih terim'in ingilizce konuşmasından daha komik değil midir peki? 40 yaşından sonra yabancı dil öğrenmiş doğru düzgün eğitim almamış bir insan sonuçta fatih terim. evet ingilizce konuşmasıyla bizleri güldürdü. ondan daha komiği ise 20 küsür yıldır ana dilini konuşmasına ve 11 yıl (en azından) dil eğitimi almasına rağmen kendi diline hakim olamayan insanlardır bence. everything is something happened ile dalga geçip dahi anlamındaki de'yi ayrı yazamayan insandan bahsetmiyorum bile.
şahsen ben beğendim. her basın toplantısında görmek isterim. bu arada belki milan'ın başındayken italyanca'yı da böyle konuşuyordu bu adam ama bir adam da çıkıp lan bu nasıl italyanca demedi. eğlenmek gülmek tabii ki doğal ama çaba saygı gerektirir.
üçüncü dakikadan itibaren şov başlamaktadır.
ayrıca "something" ve "everything" kelimelerini kullanma desek nasıl cümle kurar merak ediyorum.
bu arada fatih terim'i eleştirirken; fantaya "panta", poşete "foşet", besim tibuk'a "nedim tübitak", centrum a "kentrum" diyen bir babanın oğlu olduğumu da unutmadan eleştiriyorum. o yaşta ingilizce öğrenmeyi kafaya koymuş, bunu da büyük bir cesaret örneği sergileyerek milyonların önünde sergilemiş olmasını takdirle karşıladığımı belirtmeliyim. burada geçilen dalgalar, bir oğulun babasıyla dalga geçmesi olarak düşünülmeli. what can i do?... sometimes...
türkçe olarak ne dediği anlaşılamayan ingilizce. ayıptır söylemesi, ingiliz dili okumuş biri olaraktan o sandalyede tercüman olarak otursam ve "çevir dediklerini" deseler, nasıl kilitleneceğim gözümün önüne geliyor da, orada rezil olan fatih terim mi olur, yoksa ben mi olurum diye soğuk terler döküyorum. televizyon seyircisi ortalama halk gözüyle bakarsak, adam döktürüyor, ben ise yanında sessiz bir şekilde salak salak bakıyor pozisyonuda kalırım. bi de eve gelince babam ağzıma sıçar "seni okutan öğretmenin amına koyiim" diye.
sonra bir tur atıp tekrar gelip açıyorum ve sanki anında tercüme edecek gibi daha bir dikkatle, daha bir konsantre vaziyette çevirmeye çalışıyorum, yine beceremiyorum. teker teker kelimeleri anlıyorum (okazyon ve tabale haricide) ama gel gelelim bunları birleştirebilmek ne mümkün! böyle cuma akşamları bi şov programım olsa, fatih terim'i davet ederim, bi de profesyonel bir simultane tercüman, banttan yayınlatıp "çevirin lütfen" derim. bakarım bi nasıl oluyor, ben mi beceremiyorum.
ama şunu da biliyorum ki sonuçta its dı futbıl, dets dı futbıl. evriting iz samting hepınt.