fatih terim in milli takım teknik direktörü olması   

adana çık aradan

  1. levent bıçakçı başkanlığındaki federasyonun yeni bir şaibesidir. aylar önce göreve getirilmiş ve 2006 dünya kupası elemelerinin tamamlanmasına üç maç kala hala maç öncesi ve sonrası kendisine duyulan güven dile getirilirken sudan bir sebeple ersun yanal'ın görevine son verilmesi akıllara başka şeyler getirmektedir.
    bugün ersun yanal'a yapılan, dün şenol güneş'e yapılmıştı, futbolda ilerlemiş ülkelerin hiç birinde bir teknik direktör, bir futbolcu bu kadar kolay harcanmıyor, kendisine istikrar kazandırması için zaman ve şans sonuna kadar, bolca tanınıyor.
    milan'a ve galatasaray'ın başına geldiği 2.seferde hiçbir başarı elde edememiş bir teknik direktörün, sadece para kazanması için -ki maaşı hiç de azımsanacak kadar küçük değil- milli takımın kullanılması artık sırf fatih terim ve levent bıçakçı aleyhtarı olduğumuz için bize milli takımımızı tutturmayacak, bundan korkuyorum. 2006'da almanya'ya gidemezsek bunun hesabını o zaman fatih terim mi, levent bıçakçı mı yoksa ersun yanal mı vericek?
    (dedi ki normal, 26.06.2005 19:58)
  2. (bkz: ben veririm hesabı)
    (bkz: rahat ol sen)
    (close2death, 26.06.2005 20:03)
  3. almanyaya gidemezsek hesap verecek en son kişidir. zira kendisinin çok daha önce gelmesi gerekiyordu.ayrıca şu noktada benim sormak istediğim soru, bu takım almanyaya giderse daha ilk günden kendisini kötüleyenler nasıl konuşacaklar. ersun yalan ın bu kadar kredisinin olduğu bu ortamda fatih terim çok daha fazlasını hak etmektedir...
    (coyote, 26.06.2005 20:44 ~ 21:09)
  4. 25 mayıs 2005 liverpool milan final maçında milan 3-0 öne geçtikten sonra "liverpool bu taktik anlayışla sabaha kadar oynasa hiçbir şey yapamaz. bir de italyan ekolü var tabii. burdan maç dönmez." diyen, yorum bile yapamayan şahsiyetin levent bıcakçı tarafından gururumuz canımız olan milli takımımızın başına geçirilişi. böyle bir insan milli takımın başına geçtikten sonra türk milleti olarak acaba ne gibi bir günahımız vardı da başımıza bu geldi diye sorası geliyor insanın.
    (hansvoralberg, 26.06.2005 21:24)
  5. milli takıma hakedenin girmesine neden olacak olaydır. bazı takımlara yalakalık yapmak için sırf o takım oyuncularını milli takıma alma olayını artık göremeyeceğiz. buna da en çok "milli takıma 89284 oyuncu verdik, koduk size" şeklinde açıklama yapan kulübün taraftarları, yöneticileri, oyuncuları üzülecektir zannedersem.

    ayrıca diğer maçlara daha çok fazla zaman olduğunu düşünürsek tam zamanında yapıldığını söyleyebiliriz. bir de fatih terim'in başarısızlıklarını hatırlayalım:

    1) milan: başarısızlık demek çok acımasızca olur. ligde gayet normal ilerlerken başkan'ın ancelotti sevdası yüzünden işinden olmuştur burada terim. her hangi bir başarısızlık olduğunu söylemek zor.

    2) galatasaray reloaded: maddi imkansızlıklar, yönetimin abukluğu yüzünden gerçekleşmiş bir başarısızlıktır. sırf fatih terim üstüne yıkılırsa, 2000 senesinde uefa kupasını kaldırmamızı sağlayan o adama ayıp olur.

    kişilik olarak kendisinden zerre hazzetmesemde, şu an için milli takım'a gelebilecek en iyi antrenördü kendisi ve federasyon çok yerinde bir seçim yaptı. umarım başarılı olur. eğer almanya'ya gidemessek de kendisi suçlanacak en son insandır.
    (creepingdeath, 26.06.2005 21:38)
  6. kim kimi kurtaracak?

    bıçakçı ile terim el sıkıştı. hayırlı uğurlu olsun... olsun da biz yine sorumuzu soralım:
    fatih terim mi milli takımı kurtaracak, milli takım mı hoca'yı kurtaracak?
    gelin bu soruya dürüstçe cevap verelim:
    ama önce bir hakkı teslim edelim:
    bu dünyada, türk futbol seyircisi kadar bedbaht, aynı zamanda da "dayanıklı" bir insan türü daha bulunamaz.
    bu futbol seyircisi ki, spor basını tarafından sürekli kandırılmış, tepe tepe aldatılmış ve her defasında yağ çekilmek suretiyle futbola olan bağımlılığı ve özlemi taze tutulmuştur.
    böylece türk futbol seyircisi, kendisine yapılan yalakalığa ve "kutarılma masallarına" karşı da hayli dayanıklı hale gelmiştir.
    bugün yüzbinlerce futbol seyircisinin, yeni yeni masallar aramak için spor sayfalarına dadanması işte bundandır.
    yeni masalınız var mı abiler?
    ortalama taraftarın bu "ilaçlı" halinde, nasıl ve ne sebeple bu derece çeteleştikleri bir türlü anlaşılamayan mümtaz spor basınının rolü inkar edilemez.
    şimdi, spor sayfalarının son masalına bakalım
    taze bir nikah masalıdır bu! fatih terim gelecek, "beyaz atlı prens" olarak milli takımı atının terkisine alacak, mutlu mesut ufuklara doğru dehleyip gidecekler.
    kaç gündür sayfalardaki boy boy fatih terim resimlerine bakıyorum.
    insanın etkilenmemesi imkansız. lacivert blazer, göğüste işlemeli arma, arkaya taranmış biryantinli saçlar, delici, derin, manalı bakışlar bir de, "vallahi sizin için canım feda" havaları... cilacılık yapmaktan tinercileri sollamış spor basınının icraatları neyse de, fatih hoca milli takımı nasıl kurtaracak, onu tartışan yok doğru dürüst.
    topu topu 3 maçta kuş mu konduracak? hayır!
    yepyeni bir takım yaratılamayacağına göre, ortada iki alternatif var:
    ya bizim takım 3 maçını da kazanıp, basıp yukarı çıkacak... ya da 2006'ya veda edecek.
    diyelim takım kazanıp, yukarı çıkarsa bunda terim'in rolü ne olacak? ayrıca ersun yanal ile bu maçların kazanılamayacağını nasıl ve nereden anladılar da 5 kuruşluk posta pulu ile zarflayıp gönderdiler?
    ama bizim spor basınına bakarsanız gelişmeler mükemmel:
    anlaşma halinde fatih hoca'ya 100 milyar maaş ödenecek, 2006'ya 500 bin dolar prim, çeyrek finale ise 1 milyon dolar prim!
    insan masal yazarken bile azıcık mantıklı olur.
    fatih terim'in, galatasaray'ın en parıltılı dönemlerinde, derwall ile feldkampf'ın bıraktığı muzzam mirasın kullanılmasından başka bir başarısını hatırlayan var mı? kabul ederim, bu mirasın kullanılması "başarısızlık" değildi ama milan deneyi ile 2. galatasaray dönemlerinde herhangi bir başarı kaydedilmiş miydi?
    ben size açıkça söyleyim:
    alman hocaların mirası tükendikten sonra fatih terim'in ciddi bir başarısından söz etmek için insanın hafızasını yitirmiş olması gerekir.
    o zaman ne olmuş oluyor? mümtaz spor basını, 3 yıldır işsiz hocamıza "münhal bir kadro" yaratmış oluyor. hikaye bu!
    galatasaray'ın bugün geldiği feci noktada, yönetim kadrosunun yanısıra fatih terim'in hiç mi payı yoktu?
    ben kimseyi üzmek istemem.
    ama futbol sektörünün masallarından da hepimize gına geldi.
    bu da öyle bir masal işte: milli takım yırtarsa, fatih terim yine kahraman olacak. aksi halde terim, bir milli görevi en olumsuz şartlarda kabul edip, elini taşın altına koymuş, hüzünlü bir kahraman olacak!
    hocanız hayırlı uğurlu olsun. yalnız bu mantıksız mantığa benden paso artık!

    (ilker sarıer, sabah / 26.06.2005)
    (dedi ki normal, 26.06.2005 21:59)
  7. (bkz: görünen köy kılavuz istemez)
    (bkz: hiçbir başarı tesadüf değildir)
    (kunduz, 26.03.2007 20:34 ~ 20:35)
  8. "it iz dı fıtbıl...tat iz dı fıtbıl" vecizesini aklıma getiren olaydır.yani herşey mümkündür.
    "olabilazyon"lar vardır.
    (bkz: big okazyon)
    (durugörü, 21.12.2007 19:20)