galatasaray'daki ilk yılında yaptığı "bu camia bana güveniyor, ben de onlara layık olmaya çalışacağım" açıklamasını duyup ne mütevazi adam diye düşündüğüm ama son senesindeki "bu ülkede fatih terimler kolay yetişmiyor" sözü ile yanlış düşündüğümü anladığım kişi
insana "ne oldum dememeli, ne olacagım demeli" dedirten, her mac hakemlerin anneleri ile münasebet kuran, türkiye'nin yetiştirdiği en başarılı teknik adam.
beşiktaş ve fenerbahçe tribünlerinde bir yıl öncesine kadar küfretmek dışında ağza alınmayan, son zamanlarda imparator fatih terim diye slogan atılması, fatih terim in yaşadığı düşüşün başka bir vahametidir
''hagi'nin yanısıra hakan şükür, okan buruk, emre belözoğlu, arif erdem, ümit davala, hakan ünsal, claudio taffarel, tugay kerimoğlu'' gibi hepsi avrupa'ya gitmiş oyuncuları da yokken niye bişey yapamadı diye sorulması gereken, saygı duyulması gereken, türk futbol tarihinin gelmiş geçmiş en büyük teknik direktörü
istanbul'da oynanan şampiyonlar ligi final maçında maç 3-0 iken liverpool ataklarında "bu şekilde gol olmaz. istediği kadar milan'ın üzerine gitsin. tek forvet milan baros ile bu is olmaz. cisse'yi sokmazsa sabaha kadar gol olmaz!" dedikten yaklaşık bir 10 dakika sonra durum 3-3 iken "işte futbolun güzelliği. gol atmak istiyorsan o mantaliteye göre oynamak lazım!" diyen, futboldan anlamayan bir insanın yapamayacağı herşeyi yapan eski teknik direktör ve yorumcu.
hayatın türlü zorluklarına karşı 'çalımlarla ilerleyen' ,yaptıklarını birinin gözüne sokmak yerine her zaman 'ben buyum' diyen,inanç zafer hırs ve inişin her zaman mümkün olduğu gerçeğini hiç unutmayan,sahada sürekli savaşan zorluklardan yılmayan ne kadar güçlü ve ünlü olursa olsun hiçbir rakipten çekinmeyen ,'niçin futbolda bir türk ekolü olmasın?' sözünü etmiş,kimi zaman sinirli,kimi zaman hüzünlü,çoğu zaman gururlu ve kendinden emin,hayatını türk sporunda yeni bi çığır açmaya adamış,karizmatik,mütevazi bambaşka bi türk filozofu...
gücü çok iyi futbolcu seçmesinden gelen teknik direktördür. taktik yanı çok öne çıkmasa da ortalamanın kesinlikle üstündedir. fatih altaylı'nın röpörtajı başarısının nedenlerini açıklamasına vesile olmuştur.
taktikten çok iyi anladığını, her konunun uzmanı olduğunu, siyasetse siyaset, futbolsa futbol, sanatsa sanat, bilimse bilim, her konuda çok şey bildiğini zannedip kolayca ''bu adam bi boktan anlamıyooooo'' diyenler vardır kendisine...
evet bu adam bi boktan anlamıyo. tesadüfen(!) seçmiş türkiye'yi biryerlere getiren futbolcuları. kim olsa yapardı zaten. herkes uzman çünkü bu konuda. zaten uefa kupası şampiyonluğu da tesadüf! ooh, nekadar şanslı bir adam bu ya! insanı sinir eder sinir!
futbolu teknikdirektörlüğünü duruşunu herşeyini bir yana bırakalım..çünkü bırakmamız gerekiyor bazen kişi çapını aşar ilginçlikler yapar bu durumda ne konumu ne pozisyonu önemlidir çünkü bu şahsiyet açık ve gayet net olarak bir şampiyonluğu mehmet ağar denen şahsiyete hediye etmiştir alenen unuttu unutuldu unutturdular..
adana'da geçirdiği lise hayatı boyunca top peşinde koşturan bir insanmış fatih terim. bir de müdür yardımcısı varmış buna sürekli kızan; "oğlum! o top mu kurtaracak senin hayatını?!" diye. sonuç ortada tabi.