istanbul'un fatihi olan yedinci osmanlı padişahı.
30 mart 1432 doğumlu olup, babası ii. murat han, annesi hatice alime hüma hatun'dur. 1451-1481 yılları arasında saltanat sürmüş, 3 mayıs 1481 dünyadan ayrılmıştır.
babasına, "eğer sen padişahsan ordularının başında savaşmalısın, eğer ben padişahsam sana ordularımın başında savaşmanı emrediyorum" diyerek varna savaşına göndermiş, daha sonra istanbulu fethederek yabancılar tarafından mehmet the conqueror diye anılan osmanlı padişahı.
21 yaşında istanbulu'u fethederek, yabancılar kabul etmese de, orta çağ'ın kapanmasına yeni çağ'ın başlamasına yol açan osmanlı devleti'ne en parlak dönemlerinden birini yaşatan padişah
devletin bekası için kardeş katlini resmi kılan ve 102 kardeşini öldürmesiyle cani olarak nitelendirilir.fakat oğulları ii. bayezıt ve cem sultan arsında ki çekişmenin devleti ne kadar güç durumlara düşürdüğü düşünülünce hiç de haksız sayılmadığı anlaşılır...
döktürdüğü topların kimyası(tabi o dönem için karışım dozajı falan demek bu)günümüz analizleriyle bile gayet kurallara uygun ve kaliteli olarak yorumlanan ve bizzat kendisinin tasarlayıp hesapladığı padişah.
bir tanıdığım tarafından atatürkle aynı değerde tutulan insan.bilmiyorum ama benim için asla aynı olamazlar.saygımız sonsuz,sayesinde istanbulda oturuyoruz ama o ayrı.
atatürk'le karşılaştırılma olasılığı bile olmayan padişah.çöküş dönemindeki bir ülkeyi sayısız güçlü düşmana karşı savunmak,bir ülke en güçlü dönemindeyken fetih yapmaktan binlerce kat daha zordur ve binlerce kat daha fazla cesaret ister.*
komikaze de
fsm-vezir anadoluya bi hisar yap.
v-emredin padişahım
fsm-kızdın mı?
v-hayır efendim
fsm-o zaman karşısına da bi tane yapın.
v-???!!!!****!!!
fatih sultan, türk milletine, dünyanın en yaşanası, en güzel yerleşim yerinde yaşama imkanı sağlamıştır. bu gün minnetle anılan tarihi büyüklerimizden biridir. ve
birbirinden çok farklı çağlarda yaşamış iki büyük türkün karşılaştırlması kanımca oldukça anlamsızdır.
(bkz: rambo mu döver bruce lee mi)
1444-1446 ve 1451-1481 olmak üzere iki saltanat dönemi bulunan, rum kayzeri (caesar- bütün hristiyanların yöneticisi) ünvanını da alan, osmanlıda ilk defa kanunları bir sisteme oturtan, kısacası osmanlı imparatorluğu'nun asıl kurucusu olarak kabul edilen tarihte eşi benzeri görülmemiş şahsiyet.
istanbul'un fethinden sonra fatih sultan mehmet bir cami yapımına başlar. caminin mimarı bir rumdur ve yapım sırasında fatih'e danışmadan ve onun istemediği bir şekilde caminin sütunlarından bazılarını keser. buna çok kızan fatih mimarın elini kestirir. mimar da şehrin kadısına giderek şikayette bulunur. fatih mahkemeye çağrılır ve mimarla yüzleştirilir. mimarın elini kestirdiğini kabul eder. kadı ise kısasa kısas uygulanacağını padısahın elinin kesilmesi gerektiğini söyler. bunun üzerine mimar hemen davasından vazgeçer, ve orada müslüman olur. mimarın ve ailesinin bundan sonraki geçiminin fatih'in kişisel hazinesinden karşilanmasına karar verilir.
dava bitip herkes dağildıktan sonra fatih kılıcını çekerek kadıya, "eğer padişahlığimdan çekinip iltimas geçseydin ve haksız bir karar vermiş olsaydın, billahi şu kılıcımla başinı uçururdum" der. bunun üzerine kadı da oturduğu minderin altından bir gürz çıkararak, "hünkarım, sen de padişahlığından gururlanıp şeriat mahkemesine saygısızlık etseydin ve kararımı dinlemeseydin, billahi şu topuzla başını ezerdim" der.
ek: şimdi elimize ulaşan bir bilgiye göre söz konusu mimar bazı kaynaklarda türk ve müslüman bir mimar olarak geçiyormuş.
hakkındaki hristiyan olduğu iddiaları, istanbul'u fethettikten sonra hristiyanlara gösterdiği olağan üstü hoşgörüyü ve din özgürlüğünü anlayamayanlarca çıkarılmış olabilir.
istanbul'u almış, zekası ve askeri dehasıyla gelmiş geçmiş en büyük hükümdarlardan biridir. genç yaşta ölmeseydi eski roma imparatorluğunun kapladığı her yeri eski sınırlarını yeniden almak istiyordu. bu yüzden çok plan yaptı, ancak zehirlendi. despot ve sert bir padişah olarak bilinir. kardeşlerini öldürtmüştür. fakat bunu yapması iyi olmuştur. çünkü çıkabilecek taht kavgasını engellemek içindir. osmanlı imparatorluğu zaten sonraki yüzyıllarda bu taht kavgalarına şahit olmuştur.