belki ilginizi çeker
  1. · fashion tv
  2. · madde 97: bir ünlü şahsiyeti seninle mcdonald's a gitmeye ikna et (reklam)
gündem
  1. · 22 kasım 2009 galatasaray manisaspor maçı
  2. · beşiktaş ile fenerbahçe taraftarı arasındaki fark
  3. · yök ün katsayı uygulamasını kaldırması
  4. · ibrahim üzülmez
  5. · yeşim salkım
  6. · domuz gribi
  7. · başkaları sevinsin diye yapılan atraksiyonlar
  8. · obafemi martins
  9. · one more cup of coffee

fashion  

  1. ing. moda, tarz.
    (bkz: fashion tv)
    (milwaukee, 08.04.2006 23:12)
  2. ing. moda, tarz, kendini ifade etme biçimi, sosyal akımları tabir etmek için kullanılabilecek bir ingilizce kelime. özetle tek kelimelik bir türkçe çeviriye sahip değil.

    nihayetinde fashion kelimesini farklı açılardan ele almak istiyorum.

    benim tanımım şudur ki; güçlü karizmalar tarafından oluşturulup, kendi karizması - yani "benliği" yeterli seviyeye ulaşmamış kişilerin sosyal hayattaki tercihlerinin "yansımalarının" tümüne fashion denir.

    ve bir çok insan

    1- kurbanı
    2- kölesi
    3- savunucusu/takipçisi/taklitçisi

    haline gelir.


    1-öncelikle kurbanlardan başlayalım. illa ki bir çoğumuzun annesi kardeşi vs. 80 li yıllarda kuaföre gidiyorsa eğer hayatlarının bir dönemini yakışsın yakışmasın, permalı geçirmiştir.

    karın bölgesinin üstüne kadar çekilmiş kot pantolonlardan vs.' den bahsetmiyorum bile. sözün özü dünya kadın nüfusu bir kaç yıl sonra eski resimlerine baktıklarında tiksinecekleri bir modanın kurbanı oldular. oysa nasıl da tuzlukla koşmuşlardı kuaförlere.

    taytlara kurban giden 100 kiloluk kızlarımız, bol pantolonlarda kaybolan tıfıl delikanlılarımız. hepsi hüzünlü hatıralara maruz bıraktılar kendilerini.


    2- kölelere gelecek olursak. bu kişiler için bir ayırt etme eylemi söz konusu değildir. akım ne ise onu takip etme zorunluluğu, daha da ötesi ihtiyacı vardır.

    her sene insanlarla daşşak geçer gibi değişen giyim modası nice genç kızın günü iki elma yiyerek geçirmesine sebep oluyordur bu acımasız dünyada kim bilir. aynı şekilde erkekler açısından bakarsak asgari maaşını cep telefonuna gömen koç yiğitler ne acılar çeker kim bilir. altı üstü polifonik melodi(kurtlar vadisi) yüklemek için değmeyecek işkencelere katlanabilirler.

    bu olaya en çok berberlerde rastlanır. bu gencoların bu iş için ayırdıkları düzenli fon "cep telefonu değiştirme parası" olarak literatürde yer edinmiştir.


    3- en sevdiğim; savunucusu/takipçi/taklitçi tayfa. bunlar nispeten seçici ve genellikle fashion kelimesinin yoğunluklu olarak sosyal kanadında yer alırlar.

    çeşitli örneklerle geçeyim.

    *"gençliğinde solcuydu bu, sonradan liboş oldu" denilen abiler ablalar

    *en sevdiği film eternal sunshine of the spotless mind olmasına rağmen 50 kere gladiator izleyen delikanlılar. veya pulp fiction sapığı olmasına karşın recep ivedik etkisinde kalıp "gonuşma lağn" diye dolaşan denyolar da olabilir elbette.

    *müzik; bir arkadaşımın tanımıyla "morrissey'i 1 aydır tanıyan 40 yıllık fanlar. türk popuna gönül veren metal duayenleri. mustafa sandaldan cradle tişörtlerine sancılı geçişler.

    *en sevdiklerimden birisi: bir kaşık nutella verenin 40 yıl geyşası olurum diyen elemanlar. günde 5 kavanoz yiyorum yine de kesmiyor diyen çılgınlar. amına koduklarım taptığınız nutellayı kaç aydır yıldır yemediniz?

    örnekler pek çok olguyla çoğaltılabilir. misal en sevmediğim "kısfmet" salgını gibi.

    modalar, akımlar vs. ler leştir. takip eden de beyinsizin önde gidenidir demiyorum. ancak şu aşikar ki bu akımlar uğruna kendini maymun edenler, kurban gidenler, yapay karakter oluşturanlar. işte bunlar jargonda iki kelime ile tanımlanır.

    "hedef kitle".
    (radiance, 12.03.2008 01:16 ~ 01:21)
  3. (radiance, 12.03.2008 01:28)
  4. bir lady gaga şarkısı, albümü the fame'de bulunmaz, confessions of a shopaholic filminin sountracklerindedir.

    i am, i'm too fabu-lous
    i'm so fierce that it's so nuts
    i live, to be model thin
    dress me, i'm your mannequin

    j'adore vivienne, habillez-moi
    gucci, fendi,et prada
    valentino, armani too
    madame love them jimmy choo

    fashion put it all on me
    don't you want to see
    these clothes on me
    fashion put it all on me
    i am anyone you want me to be

    we love designer

    i need, some new stilettos
    can't walk, down the street in those
    you are, who you wear it's true
    a girl's just as hot as the shoes she choose

    j'adore weitzman i really want
    louis, dolce gabbana
    alexander mcqueen, eh ou
    madame love those manolo

    fashion put it all on me
    don't you want to see
    these clothes on me
    fashion put it all on me
    i am anyone you want me to be
    (sükun, 01.06.2009 19:21)

künye  ·  iletişim / şikayet / reklam  ·  sıkça sorulan sorular  ·  itü sözlük görseller  ·  itü sözlük extra  ·  itü sözlük mobil