|
|
- ali
- bir şiiri de
eriyen adam
gözlerim gözlerinde dinlenirken eriyor,
eriyor yaklaşırken dudağına dudağım.
zerrelerim çözülmüş gibi sesler veriyor,
ben sıcak bir denize inen buzdan bir dağım.
yanında damla damla bittiğimi duyarım,
yoklarım yerinde mi yüzüm,alnım,saçlarım?
bir göğüs geçirerek derim ki:'yine varım,
fakat bir rüya gibi şimdi kaybolacağım'
bir gün,için içimde neyim varsa alacak,
varlığım bir su olup kabından boşalacak,
benden nişan olarak kucağında kalacak
boş bir yığın:elbisem,gömleğim,boyunbağım.
ayrıca hadi övünün; kendisi (bkz: boğa burcu) ve yükselen (bkz: akrep burcu)
- şiirlerinde ciğerimizi söken, ufuksuz efkar denizlerine sürükleyen, han duvarları'nda vah memleketim dedirten, san'at şiirinde ırgat osmanın, manav alinin yüreğinden geçeni yazan gönül adamı... bir adama bunca dert çok dedirten büyük insan.
- muhteşem şair, inanılmaz insan, aşmış dizeleri olan derin sanatçı. benim bir nolu tercümanım. rahmetle anıyoruz kendisini.
seçme bazı şiirleri: alçıdan heykel, allahaısmarladık, ardında, cennet ve cehennem, davet, eriyen adam, gizli bakışlar, hayat, kıskanç, kış bahçeleri, onu bir gün görmedim, sana, sanat, sen nerdesin?, son beklediğim, suyun üstünde mısralar.
- (bkz: bizim memleket)
- beş hececilerdendir...
- müthiş şiirleri olan fakat türk edebiyatındaki önemi yeterince kavranamamış olan büyük şair.
- nurseli ediz'in annesinin babası olan büyük şair.
- han duvarlarının sahibi.
- bir de şu dizelere imza atan şair;
elimi beş yerinden dağladı beş parmağın
bağrımda da yanmadık bir yer bırakmadan git.
bir yarın göçtüğünü, çöktüğünü bir dağın
görmemek istiyorsan ardına bakmadan git.(gülümsün, 26.03.2005 19:07 ~ 11.04.2006 15:04)
- (bkz: sanat/!cagrilanyakup)
- bütün beş hececiler gibi şiire aruzla başlayıp sonradan hece veznine geçmiş olan cumhuriyet dönemi şairi. şiirlerinde öyle derin anlamlar yoktur; birçok şiiri köylü aşıkların şiirleri gibidir. ama yine de han duvarları gibi türk edebiyatının en iyi şiirlerinden birini yazmıştır.
(aytok, 12.04.2007 12:14)
- kıskançlıkların şairi..
şiirleri kendinden daha meşhur şair..
- faruk nafiz'le ilgili şu anekdot oldukça ilginçtir:
bir gün istanbul'daki ablasını ziyarete gider faruk nafiz. ablasının bir oğlu vardır;okulda edebiyat hocası faruk nafiz'e ait bir şiiri ödev vermiştir ve açıklanmasını istemektedir. çocuk dayısını görür görmez "aman dayıcığım, hoca senin bir şiirini ödev verdi, yardım etsen de birlikte yapsak" der. "hay hay" der. faruk nafiz. oturup bir güzel şiiri açıklar.
birkaç hafta sonra hem ablasını yeniden ziyaret etmek hem de koltukları kabararak yardım ettiği yeğeninden bir çift gönül okşayıcı söz duymak için yeniden konağa gider. yeğeni yukarıdadır. faruk nafiz keyifli keyifli "yeğenim, noldu nasıl geçti ders?" diye sorar.
aldığı yanıt, sitemkâr ve sinirli bir şekilde "dayı, sen ne biçim açıkladın şiiri ya, hoca hiç beğenmedi." olacaktır.
- sanat isimli şiiriyle beş hececileri ve edebiyat anlayışlarını en iyi anlatan şairdir
- demokrat parti eski milletvekili olarak yassıada'da yargılanmıştır. hapis cezası aldıktan sonra kayseri cezaevi'ne nakledilmeyi beklerken, adnan menderes'in bir gün önce intihar teşebbüsünde bulunduğunu ve ölmediğini, ancak o gün, hem de güpegündüz saat 14.30'da imralı adası'nda idam edildiğini duyar. menderes'in idam edilmesine isyanını şu dizelerle haykırır:
ömrünün zehrini katmıştı ecel şerbetine,
ona çok gördü kader son kadehin dolmasını.
mutlaka istedi mevlâ, o mübarek kulunun,
intihar etmeyip, illâ ki şehit olmasını.
- 1898 doğmuş ve 1973 ölmüştür. beş hececiler olarak tanınan şairlerden biridir.
en çok bilinen şiiri han duvarları dır.
- (bkz: @910900)
|