arap alfabesiyle yazılması açısından arapçayla sıkça karıştırılan, aslında hint avrupa dil ailesine üye, türkçe dahil birçok dile yüzlerce kelimesini vermiş dil.
avrupa dillerine verdiği kelimeler olarak peder (father (ing.), vater (alm.)), birader (brother (ing.) bruder (alm.)) gibi örnekler verilebilir.
ayrıca türkçedeki gün isimlerinin çoğu köklerini farsçadan almaktadır.
ciharşenbih->çarşamba
pençşembin->perşembe
ayrıca hafta kelimesi de farsça heft (yedi) kelimesinden gelmektedir.
kelimenin kaynağı "persçe"dir..bu dil tarihteki perslerin konuştuğu dilin son halidir.. persler zamanında büyük bi ordu kurmuşlar.yunan medeniyetlerinin korkulu rüyası olan bu ordu bi sürü değişik halktan oluşuyomuş..sonra aralarında iletişim sorununu hallderken biyandan da dilleri kaynaşmış ve dünyanın sayılı zengin dillerinden biri ortaya çıkmış.(history channel'ın dediklerini derleyip topladım.ama bana bayaa akla yatkın geldi...)
birçok avrupa diline kelime vermiş gibi gözüken halbuki avrupa dilleri ile aynı kökten gelmesi nedeniyle benzer okunuşlu kelimeler içeren dil. mesela brothe kelimesi ingilizceye farsçadan geçmiş değildir. farsça ile ingilizce aynı kökten geldiği için sadece okunuşu yıllar boyunca değişmiştir. ama farsça birader kelimesini türkçeye vermiştir.
bebek - baby
yaygın kanının aksine arapça ile benzerliği hemen hemen türkçe-arapça benzerliği kadardır; arapçadan alınma kelimeleri ve arapça kökenli dini terimleri barındırması, arap alfabesi kullanarak yazılması dışında başka alakası yoktur. ne telafuzu ne grameri arapçayla benzerlik gösterir, dil grubu olarak zaten bambaşka gruplardan gelmişlerdir.
ama nedense türklerin bir çoğu farsçanın arapçaya çok benzediği hatta arapçanın bir kolu olduğunu düşünmekte, bir kısmı daha da ileri gidip iran'da arapça konuşulduğunu sanmaktadır. iranlıları (bkz: pers) bir çeşit arap sananların sayısı da azımsanamayacak kadar çoktur. ama ne ırk ne dil olarak araplarla bir benzerlikleri yoktur.
bir türk dili ve edebiyatı bölümü dersidir. nice kişilerin okulunun uzamasına sebebiyet verse de 3 gün kasarsan bu dersten geçersin (en azından bizim hoca için geçerli, diğer hocalar için bir saat çalışmayla da geçilebilecek bir ders). önemli bir dildir, eski sanskritçe'ye dayandığını duymuştum. ayrıca öğrenilmesi çok zor bir dildir (kendimden biliyorum). kaba bulurum.
türkçeye fazlaca kelime vermiş,hint avrupa dil ailesine dahil olması sebebiyle de ingilizce, almanca gibi avrupa dilleriyle kısmi, hintçe, urduca (pakistanca) gibi dillerle neredeyse tam bir benzerliğe sahip şiir ve edebiyat dili.
alfabesi arap alfabesinden arak olup, ek olarak "p" "ç" ve "j" harfleri vardır.
ayin, can, ham (ham madde gibi), şahin, bülbül, kumru, horoz, sincap, turp, havuç, menekşe (benefşe), lale, sümbül (sunbul), badem, perçin gibi günlük hayatta da kullandığımız kelimeler,
çarşamba, cehar şenbe = dördüncü gün
perşembe, penç şenbe = beşinci gün
pazar, bazar
gibi bazı gün isimleri de farsça asıllıdır.
tavlada geçen yek, dü, se, cihar, penç, şeş de farsça sırasıyla altıya kadar olan sayılardır. hafta kelimesi de hefte (farsça 7 sayısı) den geliyor.
biraz arapça, biraz ingilizce ama en önemlisi iyi bir türkçe bilen herkes için öğrenilmesi kolay bir dildir. ama her dilde olduğu gibi sadece kelimeleri ezberlemek ve cümle kuruluşlarını öğrenmek yetmez. kültürlerine de hâkim olmanız gerekir. ve evet, iran kesinlikle büyük bir kültüre sahiptir. bu noktadan bakınca "dili öğrendim, yalayıp yuttum" demeniz için biraz kasmanız gerekmektedir.
iranlılar arasında arapça, farsça ve türkçeyi özetleyen bir söz vardır ki mefhumu itibariyle türkçesi şöyledir;
dil deyince arapça, şeker (tatlılık) deyince farsça, hüner deyince türkçe...
bir avrupalının biz türklerden daha kolay öğrenebileceği dildir.avrupalının çok zeki olmasından kaynaklanmıyor bu durum. bunun nedeni farsça ve avrupa dillerinin aynı dil ailesinde olması..
29 nisan 2009 itibariyle; bilkent üniversitesi'nde hikmet sami türk'e, didem akman adlı kadının canlı bomba olarak suikast girişiminin hemen öncesinde, üniversite bahçesine yazdığı notta kullandığı dildir.
ortak kelime sayısının hayli fazla olmasından dolayı türkçe konuşanın, avrupa dillerinden herhangi birisini konuşandan daha kolay öğreneceği dildir. hatta türkçe konuşan, türkçede de kullanılan farsça kelimelerin doğru yazımını bir iranlıdan daha kolay öğrenebilir.
nasıl olur derseniz, farsçada mevcut bulunan 4 adet z, 2 adet t, 3 adet h harfinden hangisini nerede kullanacağını, kelimenin türkçede aldığı hale bakarak çıkartabilir türkçe konuşan.
olay sadece bir dohter [daughter] bir mader ile bitmiyor yani.
bir avrupalının öğrenme aşamasında bir türkten kesinlikle daha fazla zorluk çekeceği dildir. evet modern farsça avrupalıların dilleriyle aynı kökten gelmektedir ve sorun da buradan kaynaklanır zaten. beyin anlamı aynı ve şekli benzer (çok değil) iki şeyi hafızaya almakta anlamı aynı ama şekli farklı iki şeyi hafızaya almaktan daha çok zorlanır. bu durum şöyle örneklendirilebilir:
ingilizce brother, türkçe birader ve farsça biradar kelimeleri... hepsi aynı kökten fakat ingilizce ve farsça kelimeler arasındaki morfolojik fark uçmuş durumda. çünkü ilişkileri epey önceye dayanıyor. lakin türkçe ve farsça kelimeler neredeyse aynı görüldüğü gibi. bu türkçedeki kelime dağarcığınızı büyük ölçüde olduğu gibi kullanmanıza olanak sağlar. arada bazen ufak farklar ortaya çıksa da bunlar genellikle kurallı ses değişimleridir.
ancak ingiliz bu noktada büyük sıkıntıya uğrar. kendi dilindeki kardeş anlamına gelen brother kelimesi brother olmayıp başka bir şey olsaydı kesinlikle daha az zorlanacaktı, zira beyni biradar kelimesini kendi dilindeki brother ile karıştırmayıp yeni kelimeyi daha kolay hazmedecekti. işte bu noktada da türkçenin kendi öz kelime varlığı devreye giriyor. ingilizcedeki çoğu kelime farsçadakilere benzer ama çok benzemez. türkçede ise benzedi mi tam benzer.
öz dilimizin farsça öğrenmede sağladığı kolaylık kelime haznesi yönünden bundan ibaret. gramer konusuna gelince de bir avrupalı dil ne kadar benzerse farsçayla dilbilgisi bakımından türkçe de hemen hemen o kadar benzerdir. en basitinden hem türkçede hem de farsçada kelime sırası özne-nesne-yüklem şeklindedir ingilizcede bu sıralama özne-yüklem-nesne şeklindeyken. veyahut "benim" anlamı türkçede ve farsçada kelime sonuna -m eki getirilerek sağlanır. hem zaten farsçanın diğer hint-avrupa dilleriyle gramel açısından benzerliklerinin bir türkü zora sokmaması gerekir zira herkes gibi biz de ingilizce öğreniyoruz.
telaffuz konusunda oldukça başarılı olmama rağmen (megalomanlık gibi algılanmaz umarım) ben bu dili konuşamıyorum, telaffuzu inanılmaz zor geliyor, dolayısıyla bu dili hafif bir aksanla dahi olsa konuşan herkesi alnından öpesim var. grameri hakkında bildiğim tek şey ise bilmemne-i bilmemne tarzında tamlamalara sahip olduğu. şu an öğrendiğim dilde* belli bir seviyeye geldikten sonra öğrenmek istediğim dil ayrıca. oturup saatlerce dinlenesi bir güzelliği var, özellikle o "a"ların hafif e ile karışık bir şekilde uzun söylenmesini dinlemek beni benden alıyor. bir de bu dil nedense hep arapça ile karıştırılır, iranlı insanlar da biraz alınır bu sebeple, dikkat etmek lazım.