facebook'un boktan oyunlarından en boktanı.
amaçsızlığın doruk noktası. ana sayfa s.kicisi. yok ineğim kaçtı yok domuzun çalındı. başka bişey yok videoları geçti artık.
tek olayı meyve-sebze dik bekle büyüsün topla sat parasıyla tohum al onu ek bekle büyüsün topla sat parasıyla tohum al onu ek bekle... öööeeyhh!
günde 10 kişi davet ediyor bir de utanmadan arkadaş allah allah!
çocuk oyunu olarak tabir edilen oyunlardandır.bir çiftlik kurar neşe içinde tarlanızla dananızla uğraşırsınız.hayatım süper boş artık sarıcak saçma bir oyunda kalmadı diyenleri oyalayabilir.
facebook'un mükemmel oyunu. hayatımda çiçek sulamadım ama şimdi böyle bahçeme bakmak, ekmek & biçmek filan acayip iyi hissettiriyo kendimi (o aradaki & işaretine dikkat). saat 2 olmuş, "çileklerim % 93'de (% işaretine dikkat) toplamalıyım, sabaha çürür" diye elimde gitarla mükemmel ötesi müziğini çala çala malak gibi ekrana bakıp %100 olmasını bekliyorum. bak farkındaysan hiç cıvıtmadım, insan gibi bilgi içerikli giri giriyoruz şurda.
değerli müziksever arkadaşlarıma armağan ediyorum. ben çalarken bu kadar basit olmasına rağmen bu kadar zevk aldığım az şey hatırlıyorum. oyunu oynamicaksan bile gir müziğini dinle, çal. capo 3. perdede. ahauhauhaua yok lan ne caposu... ama yok bu ciddi ve bilgi içerikli giri, ben denileni yaparım arkadaş diyosan takabilirsin de. zararı olmaz. saygılar.
nerede bi boynu bükük gariban , nerede gözü yaşlı bir garip var ise , nerede huzur arayan bir derviş , nerede maşukunu arayan bir mecnun , nerede mısrasını arayan bir aşık var ise işte o nice bir kişidir ki onun yolu benim tarlamdan geçer.
tarlanın bir kısmını ekmeyip, oraya da yazı yazmak gayet eğlenceli oluyor bu oyunda. mesela benim tarlamın yarısında kız arkadaşımın ismi yazıyor. çok romantiğim değil mi? hı hı ben de öyle düşünmüştüm.
tarlamı da sunflowers'lar ile doldurdum. kısfmet. var mı lan başka ayçiçeği ekebilen? ahaha.
gün geçmiyor ki bir çılgınlık bağlasın facebook insanlarını. gün geçmiyor ki yeni bir oyuna bağlansın bu gençler ama bağlılıkları yeni bir oyun gelene kadar olsun. artık nasıl bir bağlılık ise...
hakikatten çok amaçsız, zaman bile öldürmeyen, neye yaradığını bir türlü çözemediğim oyun. üstelik hesabımı kullanan kız arkadaşım sağolsun, insanlar ben oynuyormuşum gibi mesajlar falan atıyor, insanların ne denli çıldırdığını daha iyi anlıyorum. "laan pyros hediye yolla banaa" şeklinde gelen mesajlar var...
facebook'ta poker hariç hiç daha işe yarayan bir oyun görmedim... ha bir de bubble town vardı. ama farmville, youville falan... boş kardeşim bunlar.
tarla eklemten işaret parmağı sosis kıvamına gelen ve cinnet geçiren oyuncular için son icad farmville cilicker dır.
ilk başta tarla boyutunuzu seçmenizle beraber program ekranın üzerine sürükleyip, ekranın sağ alt köşesine tek bir tıklama ile bütün tarlanızı ekebilecek muhteşem 456kb boyutuna sahip program için;
amaçsız, gayesiz sikindirik zaman öldürme oyunu. 3 günde 17 level'e çıktım. arkadaşları zorla komşu yapıp çiftliği 18x18 yapıp hormonlu çilek ekerek organik çilek diye fahiş fiyattan sattığım oyun.
sonracıma ağaçları attım bi köşeye altına villamı koyacam, kuyu alıp yanına havuz koydum. akıl var mantık var taşıma susuyla havuz olur mu anasını satayım. bir de komşuları ziyarete gidiyoz. şerefsiz sistem ot yoldurup karga kovallttırıyor. ulan level 17 olmuş adamım ben gidip 3 leveldeki adamın otunu yoluyorum. hayır traktörü yollayayım beni yorma diyeceğim ama mazot olacak kağıt para yok anasını satayım ne skm anladım ki bu işten.
neyse hacı hormonlu çilekler%99 oldu onları toplayayım sahura anca biter işim. 18x18'den 324 kare. bunları 1 kere toplayacam, 1 kere sürecem bir de ekecem toplam yanlış yunluş tıklayacam, nerden baksan 1000 kere tıklayacam o da en az.
ekleme:
şimdi dikkatimi çekti bak, oyun ne kadar mallaştırdıysa. %99 çilek mi olur lan
ayrılık acısına birebir oyun.. aman kuruyacak ürünlerim, dur ne kadar büyüdüler, öff level atlamam lağzım, ev almak da lazım derken zamanın nasıl geçtiğini anlamıyorsunuz.. meşgale işte..
boş zamanında tavsiye üzerine bir bakiyim neymiş bu oyun diye başına oturup kalkamamak sanırım bu ara birçok kişinin başına geliyor*. tüm oyun altı üstü bir iki tık da olsa(tarla büyüdükçe bir iki ile kalmıyor ama tabi), gerçek hayatta bırakın tarlaya meyve ekmeyi saksıya çiçek ekmeyenleri gece 5'de hasatı toplamak üzere kaldırıyormuş.
ne olursa olsun bilgisayar başında boş zamana sahip olanlar için gayet eğlenceli olan bir oyun. haftada bir ya açıp ya açmadığım facebook'u sayesinde 4 gündür anasayfam ilan ettim sürekli bir ekip bir topluyorum, arada karga kovalıyorum, olmadı komşu çiftliklere gezi amacıyla uğrayıp çatır çatır çatlıyorum. insanlar neler yapmış öyle, eviyle ahırıyla bildiğin çiftlikleri gezdikçe bendeki ekilebilecek toprak dışında yalnızca hediye edilen hayvan ve ağaçlara sahip bahçe geliyo aklıma. kendi kendime bu ne hırs yavaş olsana kiminle yarışıyosun derken(işte ana kural, bu oyunda yarış yok takılıyosun kendi kendine) arkadaşlarımdan gelen "vişne ağacı diksene, pembiş pembiş süper görünüyolar" mesajlarını okuyorum. zaman öylesine akıp gidiyor.
yalnız kabul etmek lazım sadece bu haftasonuna özel olarak çıkarttıkları super berry dedikleri şeyler karları açısından hakikaten süper olmasının yanında büyüyünce de süper görünüyorlar. iki saat içinde büyüdüğü gibi iki saat içinde çürümese insan toplamaya kıyamaz (görsel: farmville/95934).
ev sanarak aldığım şeyin ahır çıkmasıyla bazguna uğradığım oyun.. konu komşuya haber verdim, buyrun gelin evim de var artık dedim.. bir baktım ki, o da ne..pencereden samanlar sarkıyor.. ''barn'' ahırmış, ne biliyim lan ben, ahırla işim mi oldu bu güne kadar..
yüzlerce gereksiz facebook uygulamasından en iğrenci. sabah ek akşam biç. nerde aksiyonmnskym!
o değil bir de o iğrenç ördeği her login olduğumda karşımda görmek arkadaş sayımda ciddi azalışa neden olacak gibi.
ekinleri vaktinde toplamazsanız çürüyorlarmış. bunu da gördük... bir de şu kara koyunlar var orda burda fink atıp sizin çiftliğe mülteci olarak gelen... zaman öldürmek için en boş oyun.
günde 40 defa davetiyesi gelen facebook oyunu. lan ne toz toprak meraklı bir milletmişiz ya. hayır yolda görsem eline çiçek almayan öküz arkadaşım bile oynuyor. tabiatına zıt bir kere bitki yetiştirme. hey facebook nelere kadirsin.
bu oyunu seven yazarlar için dev hizmet yine dzingis'ten geliyor tabii ki de.
çiftçimiz tarlada hasat işlemlerinde falan sürekli dolaşıyor ya, hani eline ayağına falan da dolaşıyor insanın. işte bu çiftçi kardeşimize 4 tane çit alıp içine koyun. çıkamasın oradan, tarlanın bir köşesinde dursun. siz tıklamaya başlayın artık hasat mı yapacaksınız, tarlayı mı süreceksiniz, ineği mi sağacaksınız. her ne yapacaksanız işlemleri yapmaya başlayın. çitten çıkamayacağı için yerinden yapmaya başlayacak ve oyuna inanılmaz bir hız kazandıracak. ürünleri toplarken çiftçinin hızına yetişemeyebilirsiniz, benden söylemesi. haydi kolay gelsin.
not: çok mutluyum lan, ilk defa bir oyunda kendi kendime bug buldum. evet başım göğe erdi.
ısrarla istekleri reddettiğim ama bir gün kıramayacağım bir arkadaşımın yeter artık oynamayacaksan bile kabul et şu oyunu maili ile oynamaya başladığım. hırs yapıp tüm komşularımı geçmek istediğim anlamsız oyun. arada küçük hediyeler gönderiyorlar (domuz,tavuk,at,ağaç...) kendimi mutlu ve özel hissediyorum. sanalda olsa beni düşünüyorlar işte.
türk gençliğini yetiştiren ve daha bilinçli bir topluluk olmasını sağlayan bir oyundur. karga kovalayarak, küçük mustafa'nın*; çobanlık yaparak bazı peygamberlerin mesleğini icra ediyorlar ve bir yandan da oyuna ara verdiklerinde gaza gelip "+18 ve komik videolardan" arta kalan zamanlarda "uyan türk gençliği", "işte hainler", "işta irticacılar", "işte ergenekoncuların iç yüzü" gibi temaları olan videoları arkadaşlarıyla paylaşarak kendi ideoloji ve inançlarını yayabiliyorlar. eğer bu ve benzeri oyunlar olmasaydı nasıl da uyutacaklardı türk gençliğini. artık her oyun ve video ile titreyip kendine gelen bir gençlik var bu ülkede. buna göre ayağınızı denk alın güzel ülkemiz üzerinde emelleri olan emperyalist, irticacı, ergenekoncu ve komünist üçüncü şahıslar.
iki gündür sardığım facebook oyunu. ancak sevgili sözlükteki girileri okuyunca aplikasyonları sonlandırma kararı aldım. aklıma bir kaç ay önce büyük umutlarla alıp da iki gün içinde mefta olan fesleğen geldi. halbuki klasik müzik bile dinletmiştim iyileşsin diye. bu aklıma gelince bir an durdum, düşündüm. insan önce fesleğen yetiştirebilmeli. çiftlik filan ne haddimize. bir de bunun çakması farmtown vardı. onu da kapattım. şuan 2 günlük stresi omuzlarımdan atmış bulunmaktayım. rahatladım açıkçası. yok saat 8 oldu, çilekler mundar olacak ama ezan okundu çok da acıktım diye bir ikilem kalmadı.
gayet iyi işi gücü olan, aklı başında, ağır başlı, ağbi diye saygı duyduğum birinden davet gelince "dur la kabul edeyim."diyerek başladığım ne olduğunu henüz çözemediğim oyun. normalde hiç takılmadım şu facebook zırvalarına ama kabul etmiş bulunduk işte bir kere. çilek falan ektim küçük bir alana. şuan kapalı ne oluyorlar bilemiyorum ama bir süre sonra hiç bir şey yapamıyorum. para bittiğinde sanırım. kredi kartı ile para al falan diyor, dalga mı geçiyor anlamadım.*
o değil de bu tarlayı nasıl bu hale getirdi lan bu?;
(görsel: farmville/97882)
vay amına koyiim. biz bu oyunu oynarken ülke istila edilmiş, vatanın her karışı işgal edilmiş, bu ahval ve şerait içinde dahi sikimiz taşşağımıza denk oyuna daldığımızdan düşmanı farkedememişiz. ben kapı çalınca açtım, yunan askerini görünce anca uyandım olaya. keşke birileri bu oyunun türk gençliğini uyuttuğunu, emperyalist güçlerin afrodizyakı olduğunu daha önce söyleseydi..
aaaa yukarda söylemişler lan ben kaçırmışım. dur şu yunan askerine bi göt veriim geliyorum.
şikejeğiz hepinizi dedi. farmville'i biz icat ettik ki siz salak türkleri oyalayalım diye dedi. ah keşke bu oyun hakkında yazılanlara kulak assaydım da şimdi amerikan destekli yunan yarrağını gırtlağıma kadar almak zorunda kalmasaydım.
tipini görmemle gülme krizine girdiğim oyun. geçen gün de arkadaşımın "komşum olsana benim eheehe" şeklindeki mesajından sonra düşündüm ki çiğ tavuk yenirdi hatır için olayım bari. fakat o da ne adamın çiftliği aşmış, adeta hayvanlar alemi olmuş. meee meee seslerinden visit yapmaya fırsat kalmıyor. resmen kudurdum kıskançlıktan. benim bir çitim var sadece bir de dikili ağacım. nispet yapar gibi komşu almayın ovlum ev alın ev.