bir kere, bir arkadaşın sevgilisine yapmıştık biz bunu. 17 yaşında falan olmamız gerekiyo sanırım, 3 kız bi' eve toplanmış, sabahlıyoruz. can sıkıntısı tabi, napsak napsak derken bu fikir geldi aklımıza. azcık eğleniriz, güleriz, sonra bitiririz dedik.
hemen yeni bi' adres aldık. hatun resmi ayarladık. yazı rengi pembe. oturduk bilgisayarın başına. klavye başında ben oturuyorum. kızlardan teki uzanmış yatıyo öyle. sevgilisini işleteceğimiz kız yanımda. bilerek ben oturdum, bizim kız biraz zilliydi. konuşmaları falan ilginç yani. sevgilisi anlardı hemen o olduğunu.
neyse, ekledik adresi. tabi erkek milleti, bi güzel kabul etti hemen.
kimsin, nesin, nerden buldun muhabbetini geçtikten sonra, çocuğun okulda yapıp ettiklerine kadar anlattık. hayranıymış, platonik aşkıymış misali. bi yandan da sevgilisi yazıyo işte buna, kızla konuşmuyo bile pek. dakikalar sonra falan cevap veriyo buna. bende bi yandan çocuğu iyice meraklandırcak şeyler söylüyorum. işin içinde bi bokluk olduğunu anlamaya başlamıştı, arada bak bu şakaysa hiç komik değil falan diyodu.
tanıyorum ben, arkadaşım dı yani. ama bizim o yatan kızı görmemişti hiç. bunu otutturdum pc başına. webcam açtık, gördü işte kızı. bu daha da bi hevesli konuşmaya başladı. biz 17 yaşındayız ama çocuk 21 yaşındaydı o zaman.
baya bi konuşmanın ardından, arkadaşım sinir krizleri geçirirken, bi yandan da artık bitirelim diyoduk. ama çok zevkliydi. böyle heyecan yapıyoduk. bi de bu it konuşma sırasında demez mi, sevgilim var ama küçük, büyütüyorum onu. sonra bırakıcam falan. bizim kız da çok fenadır ama, götü yere yakındır biraz ama az zilli değildir.
çok iyi hatırlıyorum, gece 3 falan olmuştu artık. bi yandan ben konuşuyorum, bi yandan sevgilisi. artık en son ben bundan telefon numarasını istedim. sesini de duymak isterim gibi iki üç cilveyle aldım. ilk başta olmaz falan dedi. sonra verdi.
3-4 saat konuştuk. ettiği laflar falan çok fenaydı yani. 1 seneden fazla birlikteydiler sanırım. sonra msnler kapandı. bizim kız telefonu aldı eline, aradı bunu özelden. çocuk açtı telefonu. ama nasıl bir açış. bizim öküz diye bildiğimiz gökhan, nasıl nazik nasıl anlatamam. arkadaşımın adı da sevdeydi. zilli olan.
gökhan telefonu açtı, efendim dedi. sevde ses vermedi. gökhan neden konuşmuyosun, bik bik derken sevde başladı ağlamaya.
"gökkkyann nasıl yapabilirsin bunu bana " diye.
gökhan dumur tabi biraz. sevde ağlıyo hüngür hüngür. konuşmadı kapadı telefonu. artık gökhan atlamış arabaya gelmiş gecenin bi vakti. o zonguldak merkezdeydi. biz ereğlide. 1 saatlik yol. 20 dakika sonra evin önündeydi. salak. asıl suçlu olan bizdik halbuki. sabah oldu, akşam oldu, çıkmadık dışarı. evin önünde gökhan, bizim arkadaşlar. serenat yapıyorlar resmen. öyle. sonra barıştılar.
en son şubat ayı gibi gökhan istanbula gelmişti, sevde istanbul da okuyodu. beni de alıp, sevdenin yanına gitmiştik süprize. hala birliktelerdi. şimdi n'oldular bilmiyorum.
(bkz:
böyle anlatınca komik olmadı ama)