|
|
- milyonlarca insan tarafından dile getirilen sevgi, barış, kardeşlik çağrılarının, aslında ne kadar yüzeysel ve riyakar olduğunu kanıtlarcasına 21.yy'da, 2007 yılında bile hala göt isteyen hadise.
- çocuğun dini ne olacak, hangi tarafın adetlerine ve inanışına yetişecek konusu geniş aileyi rahatsız eden bir durumdur. evleneceklerin anaları babalarının uykuları kaçar. sadece farklı dinden biri ile evlenme konusunda değil farklı bir etnik gruptan iki kişi evlenirken de çoğunlukla yaşanır bu tür şeyler.
herkes, karşı tarafı tanımadığı için o taraftan çekinir. ama tanırlarsa birbirlerini sevebilirler. zira bu genç adam ve genç kız da birbirlerini daha yakından tanıyarak evlenecek kadar sevmişlerdir birbirlerini.
ayrıca dikkat edin ki bir arada yaşayan halklar arasında daha az gerilim yaratır bu. istanbul gibi kozmopolit bir yerde bir çerkes ve kürt ya da bir laz ile ermeni beraberliği daha az yadırganır. neticede taraflar birbirleri ile daha sık yüzyüze gelmekte ve dedikodulardan ziyade kendi gözleri ile karşı tarafı tanıyabilme fırsatını yakalayabilmektedir.
- bırakın evlenmeyi daha işin sevdaya tutulma kısmı bile yeterince dertlidir. kolay değil; komple aileni karşına alacaksın, senin için arkandan “öldü artık o bizim için” diyebilecek katılıkta olacaklar belki de ve böylesi bir fedakarlığı göze aldığın kişinin gerçekten bunu hakedip haketmediğini düşüneceksin ister istemez. yarın öbür gün olur da “sana karşı eskisi gibi hissetmiyorum „ deyiveripte terkederse seni , gidecek bir ailen de olmaz artık kalırsın öyle ortada. ailelerin bu şekilde ve bu derecede tepki vermeleri ne derece mantıklı o da tartışılır tabii. elbette kendilerince açıklamaları vardır, ebeveyn olarak sorumlu hissediyorlardır kendilerini ister istemez topluma karşı, hani kültürün de devam ettirilmesi lazım bir şekilde neticede, sadece dini sebeplerden olmak zorunda değil bu yasaklama. yani her iki tarafta kendince haklı bir yere kadar. hoş genelde pek mutlu sonlara rastlanmaz böylesi hikayelerde zaten. derdin dermansızlığına örnek olaraktan (bkz: ahçik)
- sanırım müslüman bayanın başka bir dine mensup kişi ile evlenmesi için karşı tarafın dinini değiştirmesi gerekiyor yoksa haram oluyormuş ki bu da o kadar kolay değil yani kişinin yıllardır içinde yaşadığın inancı değiştirmesi. yok eğer çok fazla dindar değilse karşı taraf pek zorluk çekeceğini sanmıyorum.
- iki büyük dine mensup iki insanın anlaşması bu insanların hoşgörüleriyle orantılıdır. elbetteki ailelerinden bağımsızlık dereceleri ve buna göre ailelerinin de hoşgörü dereceleriyle de.
ama ikisinden biri dinsiz veya ateist ise öteki dindar ise burada işler daha da karmaşıklaşmaktadır, çünkü ortada inanılan bir kutsal güç konusunda anlaşmazlık vardır ve inançlar insanın bütün dünyasını etkilediği için de bir süre sonra ilginç ve hatta çekici gelebilen farklılıklar göze batmaya başlar. böylesi bir ilişkide iki taraf için de sıkıntılı yanlar vardır, kişi bilinç özgürlüğü diye düşündüğü dinsizliğinden sevdiceği yüzünden vazgeçemez, öteki de allah'ın varlığını reddetmeyi bile düşünmediği için dinsiz sevgilisi onu toplum önünde küçük düşürecek ve hatta onun da allah katında gözden düşmesine sebep olabilir diye dertlenecektir. iki taraf da birbirine uyum gösterme çabasında kendilerinden ödün vermek zorunda kalacaklardır ki ilişkide inanç konusunda ödün vermek başka türlü ödün vermelere benzemez, rahatsız edici olacaktır. bu yüzden gençleri uyarıyoruz, eğer ki dindarlara/dinsizlere/farklı inanç sistemlerine bağlı olanlara karşı bir tepkiniz var gibiyse hiç bulaşmayın, gençliğinizi, geleceğinizi karartmayın.
(bkz: yazarı çarpılası kılan giriler)
- hem ilahi hem de dünyevi aşka önem veren kişiler için zor bir durumdur.iki aşkın arasında kalırlar.bir nevi aşk üçgenidir bu.kişinin biran önce gerçek olan aşkını bulması gereklidir...artı arkadaş çevremden aldığım duyumlara göre bu durum kaynaklı din değişimi en çok ruslar tarafından yapılıyormuş [allahım nasıl bir arkadaş çevresine sahibim ben]...
|