|
|
- istanbul belediyesi'nin nirengi ve kalabalık meydanlara koyduğu, istanbul için ne kadar çok çalıştıklarını gösterme amaçlı devasa ve iğrenç reklam panolarının sloganı; genellikle bu soru sözcüğünü "ortalık ne kadar yeşil", "her taraf ne kadar temiz" gibi cümleler izliyor.
ve işte aynen böyle yazıyor; "farkettiniz mi?" bunu yazan gobaraklar neyse ki soru ekini ayırabilmişler, ancak ne yazık ki binaneleyh ve hasbelkader kendilerine söylemeliyim: "fark etmek" ayrı yazılır, allahın öküzleri.
ha, diyeceksiniz ki, teknik eleştirisi bu da tematik eleştirisi ne olacak? söyleyeyim. ben bundan biri eminönü'deki iskelelerde, diğeri kadıköy'deki iskelelerde olmak üzere her gün dört adet görüyorum (gidiş geliş ya, o bakımdan). kadıköy'dekinde "temizlik" teması işlenmiş. bu sabah baktım, allah için ortalığı bok götürüyor. eminönü'dekinde ise yeşillik işlenmiş. bu sabah baktım, çok uzaklarda, sarayın bahçesindeki üç beş ağaca kadar allah sizi inandırsın tek bir ağaç bile görmek mümkün değil.
toptan gerzek bunlar. topbaş da olabilir, bilmiyorum.(muzevir, 22.09.2005 10:02 ~ 10:05)
- fark ettiniz mi? parklara, bahçelere, halkın bir yudum da olsa nefes almaya çalıştığı yeşil alanlara birer cami kondurmaya kalkıştılar. istanbul hiç bu kadar dinselleştirilmemişti!
fark ettiniz mi? dünyanın en gözde limanlarından galata rıhtımını yok pahasına satıyorlar. istanbul hiç bu kadar yağmalanmamıştı!
fark ettiniz mi? haydarpaşa garı'nı ve tarihten süzülüp gelen onlarca yapıyı satacaklar. istanbul hiç bu kadar peşkeş çekilmemişti!
fark ettiniz mi? atatürk kültür merkezi'ni yıkacaklar. istanbul hiç bu kadar tahrip edilmemişti!
fark ettiniz mi? beklenen büyük depreme karşı elle tutulur hiçbir çalışma yapmadılar. istanbul hiç bu kadar sahipsiz kalmamıştı!
fark ettiniz mi? belediye otobüsleri, dolmuşlardan daha pahalı taşımacılık yapıyor. istanbul hiç bu kadar kazanç kapısı olmamıştı!
fark ettiniz mi? vapurları aldılar, işletiyorlar. istanbul'da deniz ulaşımı hiç bu kadar tehlikeli olmamıştı!
fark ettiniz mi? türbanlıları kamusal alanda çalıştırmaya başladılar; sosyal tesislerde içkiyi yasakladılar. istanbul hiç bu kadar laik cumhuriyete meydan okumamıştı!
fark ettiniz mi? müteahhitlere kaldırım taşlarını söktürüp kaldırım taşı döşetiyorlar. istanbul hiç bu kadar birilerini zengin etmemişti!
fark ettiniz mi? hayırsız adaya mevlana heykeli dikmeyi düşünüyorlar. istanbul hiç bu kadar komik duruma düşmemişti!
fark ettiniz mi? caddeler delik deşik. istanbul hiç bu kadar ihmal edilmemişti!
fark ettiniz mi ? hırsızlık, gasp, kapkaç aldı başını gidiyor. istanbul hiç bu kadar güvensiz olmamıştı!
fark ettiniz mi? kaldırımlar, üst geçitler, alt geçitler seyyar satıcıların işgali altında. istanbul hiç bu kadar denetimsiz kalmamıştı!
fark ettiniz mi? mahalle arasındaki sokaklardan otopark parası toplamak istiyorlar. istanbul hiç bu kadar sömürülmemişti!
fark ettiniz mi? yollara ''wellcome'' diye afişler astılar. istanbul hiç bu kadar kendine yabancılaşmamış ve aşağılık duygusuna kapılmamıştı!
fark ettiniz mi? alanlara ''fark ettiniz mi'' panoları yerleştirdiler. istanbul hiç bu kadar enayi yerine konmamıştı!
fark ettiniz mi?
istanbul, türkiye'nin aynasıdır.
türkiye hiç bu hale düşmemişti!
(alıntı)
- sayın belediye reisimizin yeni ve sinir bozucu reklam aksiyonudur. acaba kendisi inanmışmıdır böyle olduğuna veya vatandaşı gerçekten bu denli ahmak mı sanmıştır. kışa yaklaştığımız şu günlerde önüne gelen her kavşağı veya yolu delip, şu ramazan günlerinde milleti yollarda oruç açmaya zorlamak dışında bir icraat yaptığı yokken hiç değilse yapıyoruz demese...yazıktır. aslında şöyle bir ifadeyle biraz da olsa gerçeklik kazanabilirdi;
-farkettiniz mi?maslakta, trafik hiç bu kadar daraltmamıştı.
(bkz: benden söylemesi)
- "4 milyon çiçek diktik" diye devam eden söz.
(bkz: hani lan)
- "fark ettiniz mi, istiklal caddesini haftalardır çamur içinde bırakarak halka işkence çektiriyoruz, turisti ülkesine geri gönderiyoruz" şeklinde söylendiğinde daha manalı ve de gerçek olacak olan soru cümlesi girişi.
|