acı çeken toprakların hüznünü kemen- piano duetiyle tasvir eden kişi.. keman kabında güve yırtıkları yoktur, zavallı müzisyeni oynamıyordur belki ama kalbinde demlediği şeyler o şarkilarının oluşmasına önayak olmuştur
gece vakti dinlenilmesi öngörülmeyen, neşeli bir gün geçirmiş olsanız dahi bir anda bütün mutsuzluklarınıza fırsat veren, kalbinizin en ince yerine ulaşıp duygularınızı depreştiren ve gözyaşlarınızı akıttıran şahsiyet.
iran a gidesim, tahran ya da isfahan sokaklarında arayasım var bu amcamı. önce o keman tellerini sarhoş eden ellerini öpecek, sonra gecelerimi zehir ettin diye sitem edeceğim. evet, yapacağım..
daha ilk dinleyişimde bile gözlerimi buğulandırmış iranlı keman virtiözü...şiddetle, müziklerinin bulunması ve dinlenmesi tavsiye edilir...ancak ruh halinizin normal olmasına dikkat edin, kafanız bozuk bir anınızda iyiden iyiye göçertebilir..
not: eksisozluk te farid farjad başlığında kendisinin müziklerinin olduğu linklere ulaşılabilir.
insanı kolaylıkla intihara sürükleyebilecek keman virtüözü.
gözününüz kapattığınızda çalan müzikler size ne hayal ettiriyor. işte bu adam onu bilerek çalıyor.
sızı hissettiren, derinde oralarda bir yerde olanı yeniden yeşile kavuşturan, kabuğundan çıkartandır. sol memenin altındaki cevahiri ağlatan, güldüren, hüzünlendirendir. candır.
keman ile ismi aynı anlama gelen ,insanın tüylerini diken diken eden parçalara damgasını vuran muhteşem kişi. her parçası zamanda başka başka yolculuklara çıkartıyor.
hayatın her geçen gün, daha büyük ivme ve yükle üzerine geldiğine işaret eden keman virtüözüdür.
havlu kenarlarının süs niyetine duvara asıldığı yıllardan, yılların görgüsü ve hiyerarşisi ile senin evine kadar gelmiş olan sallanan sandalye. kirazdan. tek kolu kırık, çıtırtı yapıyor sallanırken. yaşlanmış.
oturmuş kaptanlığını yaptığın hayatın seyir defterini akıl süzgecinden geçiriyorsun. detayları ile hatırladığın anlar ne kadar da az. fırtınalı denizleri, acı limanlarını, zorlu boraları saymazsan. misket oynan yıllar, dut ağacından yapılan at ile dekmancılık oynadığın yıllar ne kadar da yakın. kemiklerin izin verse yeniden oynamazmıydın, dalmazmıydın şeftaliye. hah, heyhat... yapardın tabii çok gerilerde kalmasaydı.
oysa şimdi oturmuş geçmişi düşürken -daha da yaşlanırken yani- duyuyorsun havanın atomlarını titreştiren sesi, büyülü bir şey ağlıyor.
sen de ağlamaya başlıyorsun, oysa daha ilk notalar geldi kim bilir neler duya duya keskinleşen kulağına.
kapı açıldı, sen konuşamadan gözündeki yaş kristalden kırılan ışık gibi parladı yedi renkte...irkilen babandı. çünkü içinde olduğun durumu anlıyor, biliyor ve hissediyordu.
- farid dedi.
tam da - efendim, anlamadım. diyecektin.
farid farjad dedi. büyüdüğünü hissettirir.
iyi geceler diye fısıldayıp odadan çıkarken baban, ince bir tebessüm yüzünde müziğin neşeli yeri ile keyifleniyorsun. işte üstat seni alıyor geçmişinden, bu yolculuğu sana yaptırıp, aldığı yere seni tekrar teslim ediyor. hayal yollarında dolaşmana izin verendir, o yolda sana kılavuzluk edendir. ve öğretendir bu meretin** dini, dili, milliyeti yoktur. ruhu vardır.
(bkz: çok yaşa yahu)
tarihçi olan babamla üstüne uzunca konuştuğumuz sanatçı. şöyle bir muhabbet de geçmişti arada:
kva: iran'ın kendi coğrafyasıyla ilgili filmlerinde bile evrensel birşeyler olabiliyor, müziklerinde de öyle, bizdekiler niye hala çerez kıvamında vs vs.
baba: iranlılar* ne olursa olsun 2500 senelik bir tarihin üzerinde oturuyorlar... sen daha 80 senelik bir çocuksun.
bir kemanı bu kadar doğululaştırabilen bir başka doğulu virtüöz var mıdır acaba? varsa da ben bilmiyorum, duymadım, görmedim. ufacık bir kemandan birçok tını duyabilirsiniz. ama farid farjad'ın kemanını dinlediğinizde size, sizden biri gibi gelir. açıkçası bana öyle geliyor.
vivaldi'yi dinlediğinizde müziklerine bayılabilirsiniz ama hep bir batılılık her notadan fışkırır adeta (bir kere daha yineleyeyim, bana öyle geliyor) ama farid farjad kemanıyla, handiyse sizinle aynı dilden konuşur. geyik bir tabir olacak belki ama hislerinize tercüman olur. özellikle yüreğinizin sıkıştığını hissettiğiniz, üzüntülü olduğunuz zamanlarda... zaten kim sevinçliyken müzik dinlemek ister! gider sevincinizi birileriyle paylaşırsınız. sevincinizi paylaşacak kimseniz yoksa o zaman müzik dinleyebilirsiniz belki ama bu da sevinçten olmaz zaten...
farid farjad böyle bir virtüöz. sıkıntılı zamanlarımda dinlediğim birçok parçasında nice gözyaşları saklı. eserleri beni boş tesellilerle avutmaya çalışmıyor; sadece gel beraber ağlayalım diyor.