merhaba! itü sözlük, içeriği dünyanın değişik noktalarında bulunan yazarlarca oluşturulan bir interaktif sözlüktür. daha fazla bilgi alabilir, üye olarak içeriğin genişlemesine katkıda bulunabilirsiniz.
  • görseller

    • fareli köyün kavalcısı

fareli köyün kavalcısı

  1. bu başlıkta
  2. bakın dur
  3. sırala
  1. nedense pek çok komplo teorisini aklıma getiren çocuk hikayesidir. öncelikle bilmeyenler için hikayeyi kısaca geçiştirelim:

    "köyün birinde insanlar yaşarmış(vay be). derken bu köye fareler doluşmaya başlamış. gün geçtikçe üremişler, kalabalıklaşmışlar, köyün her karış toprağına yayılmışlar. tarlaları talan etmişler, hayvanları yemişler, kısacası ortalığın mına komuşlar. köylüler artık bunlarla baş edemez olmuş kısacası. ne yapmış ne etmişlerse fayda etmemiş.
    günlerden bir gün, köye yabancı bir genç gelmiş. köy ahalisine "ben," demiş, "sizi bu illetten kurtarırım ama karşılığında 10000 altın isterim" demiş. köy halkı o kadar çaresizmiş ki bu ne idüğü belirsiz tipin istediği yüksek meblağa hayır diyememiş. ne yapcaklarından da haberleri yokmuş haa..

    neyse, adam çıkarmış kavalını, başlamış öttürmeye, kulak okşayıcı bir müzik sesiymiş bu. bunu duyan bütün fareler adamın etrafına toplaşmış. bunun üzerine adam kavalını çala çala yürümüş, yürümüş ve gölün(veya denizin, her neyse) kıyısına kadar gelmiş. mal fareler de bunu takip etmiş ve adam beline kadar suya girince onlar da denize girmiş ve hepsi boğulmuşlar. böylece köy de farelerden mutlak surette kurtulmuş.

    köy halkı yabancıya minnettarmış, fakat onlar böyle daha tşaklı, daha vurdulu kırdılı bir şey bekliyormuş. "bilader sen sadece zurna çaldın, bilsek biz de öyle yapardık, zaten 10000 altınımız da yok, iyisi mi sen şu 100 altını al" demişler. genç itiraz etmiş anlaşma böyle değildi diye ama ne kadar ısrar ettiyse de köylüleri 10000 altın vermeye ikna edememiş. bunun üzerine cinleri tepesine çıkmış, "sen misin paramı vermeyen" diyerek başlamış kavalını öttürmeye. bu sefer de çocuklar bu müziği çok sevmiş. adam yürüdüksıra köyün bütün çocukları peşinden gelmiş. anaları babaları da tutamamış zavallıcıkları, bütün çocuklar gencin peşinden geliyor, neşeyle müziğe eşlik ediyorlarmış. bu adam bütün çocukları takmış peşine, bir kayanın önüne kadar gelmişler. adam zurnasıyla bir numara daha yapmış ve kaya birden koccaman bir mağarayı gözleri önüne sermiş. adamla birlikte bütün çocuklar doluşmuşlar içeri, kaya tekrar mağaranın ağzını kapatmış, peşlerinden gelen veliler de babayı almış. kayayı da milim oynatamamışlar. bi tane sakat çocuk vardı sanırım, o da yetişememiş. ağlamış. köydeki tek çocuk o kalmış. o çocuklar da bi daha görükmemiş."
    böyle bir şeydi.

    gelelim çok gizli komplo teorisine:

    bu sadece çocukları korkutmak ve anne-babalarının sözünden çıkmamalarını sağlamak için anlatılan bir masal olamaz arkadaş. bence olayın çok daha gizli bir boyutu var. bu adam dünyanın her yerinde kavalını öttürerek çocukları kaçırıp gizli kıyamet kompleksini inşa ettiriyor. tamamlandığında dünyaya korku ve terör salacak ve dünyayı hükmetmeye başlayacak falan. hatta o fareleri de kendi salıyor. biraz cılız oldu ama burdan dizi bilem çıkar olm. heroes gibi bi şey. inanırsak olur bence.
  2. 2005 sensinde gezmesi şahsıma nasip olan almanya nın hameln ismindeki küçük kasaba/köy kıvamındaki yerleşim biriminin herkes tarfından bilinen kavalcısı.

    gece 2 de saat 5 teki stutgart trenini beklerden tek başıma gezdiğim ama pek birşey anlamadığım kasaba aynı zamanda.

    sokaklarında kaldırımlara işlenmiş fare figürlerini çok net hatrılıyorum. küçük kaldırım taşlarının üzerine sanki yapıştırılmış gibi görünüyordular. yerdeki fareleri takip ederek bir heykele ulaşıyorsunuz. bizim kavalcının heykeline.

    o zamanlar kameralı telefonum olmağı için fotografını çekememiştim. çok küçük bir tren garı vardı. garın karşsında devasa büyüklükte bir alan ve o alanda peronlar vardı. muhetemelen otobüs durakları. yada başka birşey.

    gözlemlerime göre de almanyanın heryeri gibi orasıda güvenli gibi geldi bana. tren garının karşısındaki metal banklara uzanıp telefonunda alarmını kurup tren saatine kadar uymuştum. bir kaç insanın önümden tren garına yürüdüğünü hatılıyorum. uyandığımda telefon kaldırıma düşmüş ve benden bir kaç metre uzaktaydı.
  3. grimm kardeşleri tanır, sever, sözlerine itimat ederim. onların anlattığına göre :
    "hameln bir gün farelerin istilasına uğrar ve çaresiz halk bundan kurtulmak için kasabaya gelen rengarenk elbiseli kavalcı ile anlaşır. kavalcı kavalını çalar ve onu takip eden fareleri şehirden uzaklaştırır. bu hizmeti karşılığında alacağı para için daha önce vali ile bir meblağda uzlaşmışlardır fakat vali işten sonra yan çizer. bunun üzerine kavalcı tekrar gelir, bir kez daha kavalını öttürür . bu sefer peşine hameln'in çocukları takılır. onları ardına katan kavalcı şehrin dışındaki yarıktan girer ve çocuklarla beraber ortadan kaybolur."

    şimdi bu masalın kroniklerden,yazarların yapıtlarından yola çıkarak çözümlemesi şunun gibi bir şey :
    "o dönemlerde göçe istekli almanları tasvir ediyordu çocuklar. hameln'i terk eden ve yeni yerleşim birimleri kuran gençlerin hikayesi daha sonra avrupa'yı kasıp kavuran veba salgını ile birleştirildi. işte o anda göç hikayesine fareler de eklendi."

    yine de benim en sevdiğim versiyonunda kavalcı psikopat bir sapık ve kaçırdığı çocuklara ağza alınmayacak şeyler yapıyor. sekiz yaşında bunu seçmezdim , doğru. şimdi şimdi hoşuma gitmeye başlıyor .
  4. çocukken trt'de 'fareli köyün kavalcısını' izlemiştim. sonu iyi bir şekilde bitmeyen bir masal olduğu için dikkatimi çekmişti.

    köyü basan fareleri kavalıyla denize kadar götürüp köyden uzaklaştırmıştı. ama köylü köyden fareleri göndermesi karşılığında verilecek paraları vermemişlerdi. kavalcı, tutulmayan söz karşılığında kavalıyla tüm köydeki çocukları hipnoz etmiş gibi ormanın derinliklerine götürür. buraya kadar tüm masal kitaplarında aynen geçmektedir. ama televizyonda çocukken izlediğim sonu masal kitaplarından farklıydı. masal kitaplarında köylüler ormanı ararlar tararlar ve çocukları bulurlar falan diye geçer. ama hiç öyle olmadı. filimdeki karakteri, kavalıyla çocukları hipnoz ederek ormanın derinliklerindeki büyük bir ağıcın köklerinin arasından açılan ve toprağın altına aşağılara doğru inen bir yerden götürüyor ve kimse bir daha çocukları göremiyor. ama köyde geriye sadece bir çocuk kalıyor o da bir ayağı topal olan ve diğer çocuklara yetişemeyen bir çocuk. filmin sonunda çocukların nasıl bir yere gittiklerini çok merak etmişim ve hep hayal etmişimdir.