|
|
- 2008'in ilkbaharında çıkacağı belirtilen, yapımını crytek'in değil ubisoft montreal'ın üstlendiği oyun. bakalım ilk oyun kadar etkileyici olacak mı...
(marsh, 20.07.2007 14:30 ~ 09.03.2008 14:37)
- ilk oyunun gölgesinde kalıp cacık olacağını düşündüğüm oyun. ubisoft'un bu işi kıvırabileceğini pek sanmıyorum.
- konu ve kurgu açısından koca bir balon olan crysis'in ardından ortalığı sarsacağına kesin gözüyle bakılan, ubisoft gibi bir devin elinden çıkacak yeni nesil fps oyunu. hikaye örgüsü açısından ilk far cry'dan da çok daha iyi birşey çıkacaktır.
- gdc 2008'de adeta şov yapan ve aşağıdaki videoları izlediğinizde "crysis de neymiş yahu; ah bir de adam gibi hikaye örgüsü olursa tadından yenmez" diyeceğiniz ubisoft montreal yapımı; bahar aylarında raflarda olması planlanan fps oyunu. nasıl bir sistem isteyeceği de merak konusu.
not: vegetation growth yani otların, ağaçların büyüme efektini oyunda da görmek istiyoruz!
http://www.gametrailers.com/...
http://www.gametrailers.com/...
- çıkmış ve malum yerlere düşmüş oyundur. 50 km. karelik bir oyun alanı varmış ve başlarken istediğimiz asker türünü seçerek bu savaş birliklerinden istediğimize hizmet etme şansına sahip oluyormuşuz. ister ikisine de düşman hareket edebilir, istersek birine ya da her ikisine birden dostça davranabilirmişiz. far cry 2 nin en önemli özelliklerinden birisi atacağımız her adım ve yapacağımız her hareketin oyuna direkt olarak etkisiymiş. grafikler de manyak bu arada.
biraz oynadıktan sonra edit: tek kelimeyle süper. yerden aldığınız silahlar bazen tutukluk yapıyor. oyun afrika da geçtiği için aslanlar falan var. aslanın biri forumdan bir arkadaşı yemiş. arkadan saldırmış görmemiş. benim başıma gelmedi daha. ayrıca dx 9 ve 10 arasında abartı fark göremedim. oyunu oynayın ama mutlaka süper olmuş.
- grafik kalitesi konusunda crysis'e yaklaşamayan oyun.kaliteli bir yapım olduğu kesin , üzerinde çok uğraşılmış ancak :
1 adet ak 47 şarjörünü üzerine boşalttığım zenci arkadaş küfürler ederek elindeki tüfeği ile 4 metre önümde hala ateş ediyordu.
haritanın bir ucundan diğerine giderken her defasında peşimden ordu geliyor anlayabilmiş değilim.
yapay geri zeka baş rolde sık sık.şarjör değiştirirken oldukları yerde duruyorlar.bize de bıçağı çekip dalmak kalıyor.
oyun bir müddet sonra yukarıda saydıklarım yüzünden sıkmaya başlıyor.ayrıca görevler de genellikle çok yüzeysel.bunların yanında dediğim gibi dandik yapay zeka pek gerçekçi olmayan çatışmalara vesile olmakta.,
kısacası , ilk far cry ın çok ama çok gerisinde fakat eh işte bir yapım.
- ubisoft'un yeni çıkmış ve harika "devam" oyundur.
öncelikle, oyuna başlamadan önce kesinlikle nvidia'nın fc2 beta driverlarını kurun. medium ayarlarda takılan bilgisayarım, kurulumdan sonra en yüksek çözünürlük ve very high ayarlarda "yan pencereye de pure aç istersen, komaz bana koç" dedi. optimizasyon harika yani.
oyuna kötü diyenler görüyorum nette. olabilir, mümkündür. ama ben fc2'yi 30 dakika oynayıp aldığım keyifi, crysis serisini saatlerce oynayıp alamadım. (bunun crysis'in dandik olmasıyla her bi alakası var) hele warhead'in rezil optimizasyonundan sonra fc2 yemin ederim ilaç gibi geldi. blood diamond'u izlediyseniz, oyundan o havayı almanız mümkün zaten. ormanlar, göletler, gün batımı, gece, otlar, çöller... her biri çooook uzaklardan görülebiliyor ve hepsi de muhteşem.
bi yerden diğerine giderken sıkılınıyor denmiş. ben tam tersini söylüyorum. mesela yine atladım jipime, ses efektlerine bayıldığım sallana sallana yolculuğuma çıkacaktım ki gölde bi motor gördüm. ona bindim ve kanallarda manzarayı izleye izleye ilerledim. bi kere bile sıkılmadım.
1. kişiyi yaşamayı ilk defa bu kadar güzel hissediyorum. kapılardan içeri girme, malaria hapı ya da şırınga basma animasyonları, tutuk olan silahı "lan senin ben..." efektleriyle pataklama... of of...
ha bir de, oyun size atmosferi yaşamanız için yığınla fırsat veriyor. gazı kökleyip gündüz gözünde kampa dalmak yerine geceyi bekleyebilir, arabayı biraz uzağa, ağaçların arasına parkedip monocular'la etrafı kesebilir, machete ile sessiz sakin ilerleyebilirsiniz. sonra da benim gibi "nereye park etmiştim lan" diye arabayı arayabilirsiniz tabii. harbiden, çok çok uzun zamandır bu özgürlük hissini bu kadar güzel kotarabilen bi oyun görmemiştim.
far cry 2, çok güzel olmuş. oyunlardan sıkıldığımı düşündüğüm bir anda bana cidden ilaç gibi geldi. herkes, en az bi kere bakmalı.
sıra geldi fallout 3'e.
- indirip kurmamla kaldırmam arasında 25 dakika olan oyun. crytek'in olmayışının verdiği psikolojik çöküntünün yanısıra inanılmaz derecede sıkıcıdır.
- oyun iyi kötü muhabbetini öncelikle bir kenara bırakıp bir noktaya değinmek istiyorum.
oyunda machete'yi anlamak için baya vakit harcadım; acaba neden bir silah olarak koyduklarını yani. düşmanlara sayısız kere arkadan yaklaşıp öldürmeyi denedim fakat sanıyorum beceriksizliğimden çoğu kez başaramadım. başardıklarımda da adama çığlık attırmadan öldüremedim. sonra farkettim ki bu mutlaka kasıtlı olarak düşünülmüş olmalı. çünkü oyunun geliştiricisi ubisoft montreal, yani splinter cell 3 gibi bir stealth oyun klasiğini geliştiren ekip. teorim şudur ki; eğer machete ile kolay stealth kill'ler gerçekleştirebiliyor olsaydık oyun çok kolay olurdu. şöyle ki, oyundaki kamp alanları oldukça büyük ve npc'ler de birbirlerinden oldukça uzakta dolaşıyorlar ve özellikle geceleyin görevleri rahatça tek bir guard'ı bile alarma sokmadan bitirebiliyorsunuz. yapımcılar da böyle düşünmüş olmalı ki size 50 km karelik bir afrika toprağında bu öldürme kolaylığını sağlamamış ve oyunu bıçak sırtında oynamanızı istemişler. ha tabi bir dart rifle veya silenced mp5 aldıktan sonra oyun çok kolaylaşıyor o ayrı.
bu noktayı açığa kavuşturduğumuza göre oyunun iyi ve kötülerine gelelim.
- evet, oyunun grafikleri crysis ile yarışacak kalitede değil fakat birşey dikkatimi çekti; crysis'te sadece dx10 da farkedilebilen bazı ışık efektleri far cry 2 de dx9'da güzel bir şekilde görülebiliyor.
- oyundaki elmas çantaları çok güzel düşünülmüş ama keşke daha doğal kullanılabilseydi veya bazı bulunduğu yerlerde küçük hikayeli yan quest'ler açılabilseydi.
- eğer otobüs duraklarını kullanmıyorsanız bir noktadan bir noktaya gitmek benim gibi aşırı aksiyon sevmeyen biri için bir işkence. o yüzden mutlaka girdiğiniz ilk safe house'ta zamanı gece vakti yapın ve dikkat çekmeden ilerleyin.
- güneşin doğuşu ve batışı harika. oturup izleyin.
- düşmanların yapay zekası aslında oldukça yeterli, yani siz karanlıkta sürünürken şüphelendiklerinde yaptıkları bazı diyolaglar ve tehlikeye yaklaşım şekilleri bana chaos theory'deki kadar kaliteli geldi.
- sizi farkeden bir jipin direk üzerinize sürmesi süper olmuş:)
- oyunun yanında gelen yapım belgeselini izledim, adamlar taa kenya'ya gidip afrika teması için materyal toplamışlar. oyunu 1-2 saat oynayıp rafına kaldıranları düşününce aslında ne emeklere yazık oluyor demeden düşünemiyor insan.
- diyaloglardaki tipler çok hızlı ve vurgusuz konuşuyor, yetişemiyorum.
- yangın, yangın, yangın...
- pala'da susturucuyla dahi hedefi vurunca tüm kasaba üzerime çullandı, yapımcılar gerçekten mekanın neutral olmasını istemiş galiba.
- kamplardaki sniper'lar çok can yakıyor, bulana kadar milyon kere ölüyor insan.
edit: şimdi farkettim, oyunda garip bir sınır var belirli bir yükseklikten sonra daha yukarı tırmanamıyorsunuz.
- tam ekrandan falan çıktığında alt enter kombinasyonuyla tekrar eski haline dönen oyun.. sanki media playerda video izliyoruz..
|