far away, once so close
but now you're far away
you're still here with me
but not like yesterday, so far
far away, i hear you breathe
but you're so far away
once so colourful
but now all turns to grey, so far
it's oh so strange
when centimetres feels like miles
seconds like hours
now it's true love has died
no more roads left to try, far away
far away, long ago
when love was here to stay
now it's gone
it doesn't matter what we say, so far
every word is like a knife
but the silence cuts you twice
jay jay johanson'ın poison albümünden olduğunu zannettiğim bu parça harbiyetten zekice tasarlanmış ayrıca jay jay'in ağzında da mükemmel bir havaya bürünmüştür. içeriğinde geçen - once so colourful, but now all turns to grey - bölümü insana benim bittiğim an şu andır sedat abi cümlesini hatırlatmakta son olarakta - every word is like a knife, but the silence cuts you twice - bölümü ile aslında hayatı kıssadan hisseye tanımlamaktadır..
graveworm un when daylight's gone albümünün 3. parçasıdır. dinlerken insan hüzün diyarlarında kaybolur, sözleri de aşağıdaki gibidir:
the mountains below
the flames of your soul are burning still
the sky turned black
storms of rain infesting life
moonlight vanishes
darkness shadows rule the world
coldest breeze
frozen winds blown through the sky
(all) light is gone
hopeless time
daylight's shine
far away
the monument of the past
abyss with pain and lies
distant crying witless life
black horizons eternal night's
tragedy withering flowers
darkening in my eyes
shining light
gates to sky showing life
beautiful silence
tranquillity ı have found
agony
was no more and so was pain
forgotten hope
ın the air and my eyes
the open sky filled with light
heaven's love came to the world
withering flowers swept away
blooming trees in their place
sunshine fades now away
return deep coldest age
far away see the light of the life
far away see the light of the life
anathema'nin birbirinden ayrı kalmış sevdalıların dilinden düşürmediği, repeat yapip içtigi, hatta telefonda dinlettiği yegane parçası... pek çok dua almışlardır bu şarkıları sayesinde...
nickelback'in all the right reasons adlı albümünden bir şarkı. değişik bir şarkıdır. alışılmış nickelback şarkıları aksine bağırıp çağırmadan, yavaş yavaş ilerler ama çok güzeldir. çok çok basit; ancak çok güzel sözleri vardır. içine dokunur insanın.
anathemanin eternity albümündeki en leziz şarkılardan. uyuşturucu bağımlılığını anlatır parça.vincent "sometimes i feel myself going under, sometimes i envy the dead" dediğinde çıkıp en yakındaki uçurumdan atlamak istersiniz. fazlaca melankoliktir. acoustic versiyonu da en az orjinalı kadar şahanedir.antimatter coverını dinlememeniz özellikle rica olunur, zira berbattır, şarkıdan soğuyabilirsiniz.
türkç meali:
çok uzakta
ortak yeraltı güzergahımız
bir yaşam, başka bir gün
arzularla ortaya çıkarılmış çocuk
masumiyet yok olup gidiyor
uzaklara..
uzun zamandır dipteydim
üzerinde yürüdüğüm suyun çok derininde...
bazen kendimi dibe batıyormuş gibi hissediyorum
bazen ölüleri kıskanıyorum
jay jay johanson'a olan ön yargımı kıran ve kırılan parçaların da bir zaman sonra psikolojimi delik deşik ettiği şarkı...adından dolayı şarkının bazı olaylardaki balyoz etkisi yakın zaman önce deneyle ispatlanmıştır.dinlemediyseniz de dinlemeyin derim ben.
when centimeters feels like miles sözü ile insanın içine işleyen, durup durup düşündüren, düşündükçe diğer satırlara sürükleyen ve now every word is like a knife but the silence cuts you twice cümlesi ile ilişkiye nokta koydurtan jay jay johanson şarkısı...
sevginizin karşılıksız olduğunu anladığınızda, aldatıldığınızı anladığınızda, sizi kendinizden başka düşünecek kimsenin kalmadığını farkettiğinizde bir şeyler hissedersiniz ya, far away odur.
bazen ölümü kıskanmaktır,
bazense sadece yalnızlık...
apocalyptica müziği eşliğinde linda sundblad'ın söylediği şarkı.
çöl kumları üzerinde sarışın bir hatun ve 3-4 peçeli adamlar hayaledin. öyle bir klibi var. güzel şarkı.
jay jay johanson babanın far away şarkısını dinlerken insan
kendisini duvardan duvara atası gelir..
türkçe meali
çok uzakta, bir zamanlar çok yakındı
ama şu anda çok uzakta
hala burada benimlesin
ama dünkü gibi değil, çok uzak
çok uzakta, seni nefes alırken duyuyorum
ama çok uzaktasın
eskiden çok renkliydi
ama şimdi hepsi griye döndü, çok uzak
bu oh, çok garip
santimetreler miller gibi gelince,
saniyeler saatler
şimdi gerçek aşk öldü
deneyecek hiç bir şey (yol) kalmadı, çok uzak
çok uzakta, uzun zaman önce
aşkın kalıcı olarak vardı
ama şimdi gitti.
ne söylesek önemli değil,çok uzak
her söz bir bıçak gibi
ama sessizlik iki kere keser.
this time, this place
misused, mistakes
too long, too late
who was i to make you wait
just one chance
just one breath
just in case there's just one left
'cause you know,
you know, you know
[chorus]
that i love you
i have loved you all along
and i miss you
been far away for far too long
i keep dreaming you'll be with me
and you'll never go
stop breathing if
i don't see you anymore
one my knees, i'll ask
last chance for one last dance
'cause with you, i'd withstand
all of hell to hold your hand
i'd give it all
i'd give for us
give anything but i won't give up
'cause you know,
you know, you know
[chorus]
so far away
been far away for far too long
so far away
been far away for far too long
but you know, you know, you know
i wanted
i wanted you to stay
'cause i needed
i need to hear you say
that i love you
i have loved you all along
and i forgive you
for being away for far too long
so keep breathing
'cause i'm not leaving
hold on to me and, never let me go