|
|
- bir şeyin hayranı olmak, tapmak*(bkz. futbol)
- bir tarafı neden tuttuğu konusunda tutarlı tek bir açıklaması olmamasına rağmen tuttuğu taraf uğruna canını ortaya koyabilecek olma iddiası; bu iddiadakilerin koyun sürülüğü.
tüm fanatiklere sesleniyorum: hepiniz tuttuğunuz taraf uğruna ölün, hem siz kurtulun, hem biz kurtulalım.
- tuttukları takım olan fenerbahçe'nin başarılı grup maçları ardından şampiyonlar liginde bir üst tura çıkmasına sevinecekken, rakiplerine bok atma gayretinde olan bazı insanlardır. birçok insan fenerli olmamasına rağmen bu takımla gurur duydu bu yıl. hala da duyacak. onları alkışlamayı bilen insanlar, başka takımlara bok atmayı yeğleyen bu zihniyete bedeldir. futbol ve milli aşk fanatizmden ötedir, yücedir...
- fanatizm için diyebileceğim fanatizmin ancak belirli bir yaşa kadar anlamını koruduğu ve bir yaştan sonrasında da kabak tadı verdiği hissidir. o yaştan itibaren olay küçük kızların ruj hevesine dönüşüyor.
winston churchill'in de fanatizm hakkında söylediği bir lafı yazmadan geçemeyeceğim ki aynen şöyledir:
"a fanatic is one who can't change his mind and won't change the subject"
yalan değil. sadece futbol, tribün furyası olarak düşünmekten öte fanatizm bence en az vandalizm kadar tehlikeli, şüphe uyandırıcı bir karakter mafyası görevi görüyor.
|