leonard cohenin dinlediğim ilk şarkısı olup, sırf bu şarkıyla bile cohen'i gönüllere paşa yaptığım şarkı. ama en mutlu olunan anda dinlendiğinde bile insanın bi köşeye kösüp kalmasına neden olabilecek kadar hüzün barındırmasıyla da çok tehlikeli bi şarkı. kurt cobain intihar etmeden önce bunu dinliyomuş demişti bi arkadaşım ama belki yazmıştır belki doğrudur, bilmem.
yağmur yağıyordur hava soğuktur üşümektesinizdir....bir ses yükselir alabildiğince buruk ''it's four in the mourning the end of december'' die dahada bir sinersiniz içinize hazırlıklı olun yağmur damlalarının gözünüzdeki saydam acı damlalarıyla karışma ihtimali yükselmiştir..
bu yaz en depresif anlarımda dinleyip dinleyip çürüdüğüm şarkıdır. sürekli dinlediğim için mi bunalımdaydım yoksa bunalımda olduğum için mi dinliyordum bilmem. ama bu şarkıya(şarkı demek o kadar yetersiz ki) kayıtsız kalabilecek bir bünye varsa, kalbinin yerinde yeller esiyordur muhtemelen.
tori amos'tan dinledikten sonra leonard cohen'dan dinleyemediğim,ekstrem derecede hırpalayan şarkıdır.ama yine de vazgeçilmez,mutluyken de mutsuzken de dinlenip durulur.
boktan zamanlarda tercih edilmesi önerilen şarkıdır. uygun dozda alımında modunuzu yaşayabilirsiniz ancak doz aşımı yapmamaya dikkat etmek lazım.
3 versionunu dinleme fırsatım oldu;
joan baez versionu biraz ruhsuz gibi, belki de bana öyle gelmiştir.
tori amos şarkıyı anlayabilirsiniz hatta hissedebilirsiniz ama bir şeyler eksiktir.
leonard cohen için sadece şunu diyebilirim. müziğin içinizden aktığınızı hissedersiniz, saatlerce dinlenebilir asla yormaz, yavaş yavaş öldürür farkedemezsiniz bile.
özellikle :
"and what can i tell you my brother, my killer
what can i possibly say?
i guess that i miss you, i guess i forgive you
i'm glad you stood in my way. "
üçlü bir ilişkideki hüznü, kıskançlığı ve feragatı çok güzel anlatan leonard cohen şarkısı.
benzerini hissedip de adlandıramadığımız duyguları öyle çarpıcı cümlelerle hikayelemiştir ki, artık yakamızı bırakmazlar:
"...and you treated my woman to a flake of your life
and when she came back she was nobody's wife"
"... if you ever come by here, for jane or for me
well, your enemy is sleeping and his woman is free
yes, and thanks for the trouble you took from her eyes
ı thought it was there for good, so ı never tried..."
bülent somay'ın da 'şarkı okuma kitabı'nda yer alan, bu şarkıdan yola çıkarak toplumsal cinsiyet ve iktidar ilişkilerini tartıştığı, güzel bir yazısı vardır.
tori amos temmuz 2005te harbiye açık hava'da verdiği konserde icra etmeye başladı,ben ağlamaya.çevremdekiler de...bir kere eşik seviyesini geçmeyegörelim tüm konseri sulu gözlerle dinledik.konserden sonra edebildiğim tek cümle, "bana biraz ağır geldi", oldu.düğün olsun,cenaze olsun,doğum olsun,duygu ölümleri,benlik küsümleri ardından yazılan şarkılar olsun,ben başkasının hikayesi demem,izin almam,korsan duygulanırım her türlü efenim.ne mutlu bana...
mektup şarkı türüdür ve en iyisidir. ayrılığın ve aldatmanın şarkısı olarak geçer. mektupta, yazıldığı kişinin bir taraftan başı okşanır bir taraftan hırpalanır, siz de dinlerken ne olduğunuzu şaşırırsınız, dağılırsınız.
ve sana ne diyebilirim kardeşim, katilim
gerçekten ne diyebilirim
sanırım seni özledim
sanırım seni affediyorum
yoluma çıktığın için memnunum
sabahın dört'ü, aralığın sonu...
sadece iyi olup olmadığını merak ettiğimden yazıyorum bunları
new york soğuk ama seviyorum yaşadığım yeri
clinton caddesinde bütün akşam müzik çalıyor...
çölün ortasına inşa ettiğin küçük evini duydum
hiçbir şey için yaşıyorsun şimdi
umarım bir şekilde kayıt falan tutuyorsundur bari.
ve evet jane geldi
elinde, senin ona verdiğini söylediği bir tutam saçla
şu, kendini arındırmayı planladığın gece...
peki ya arındırabildin mi kendini?
seni son gördüğümüzde oldukça çökmüştün
şu meşhur mavi yağmurluğunun omzu yırtılmıştı
gelen her treni karşılamak icin istasyona gitmiştin
ama eve lili marlene'siz gelmiştin...
ve sen, iyileştirdin kadınımı hayatının küçük döküntüleriyle
ve o, eve döndüğünde artık kimsenin kadını değildi...
orda görüyorum seni, dişlerinin arasında bir gülle
işte bir çingene hırsız daha!
jane uyandı;
sana selam söylüyor.
ve ne diyebilirim ki sana kardeşim,
katilim
artık ne diyebilirim ki?
sanırım özledim seni
sanırım affettim
yoluma çıktığın için oldukça memnunum...
eğer uğrarsan buralara, jane'e ya da bana,
şunu bil ki düşmanın uyuyor ve kadını özgür.
evet, teşekkürler, onun gözlerinden hüznü silip attığın için
ben orda iyi durduğunu düşünmüştüm ve bu yüzden hiç denememiştim.
ve evet jane geldi
elinde, senin ona verdiğini söylediği bir tutam saçla
şu, kendini arındırmayı planladığın gece...
leonard cohen'den orjinali çok çok güzel olsa da, tori amos'un coverladığı versiyonunun insanı kendinden geçiren, hayal alemine daldıran daha başka bi havası vardır. bence filmi çekilecek bi şarkı..
herhalde bana biri bu şarkıyı yazsa ithaf etse ya madde bağımlısı olur yada intihar ederdim.çok hasta çok zararlı sözleri ve melodisi bir o kadar tatlı ve titreten cinsten.
the last time we saw you you looked so much older
your famous blue raincoat was torn at the shoulder
you'd been to the station to meet every train
and you came home without lili marlene..
karşılaşılırmıki?konuşulurmuki bu kadar anlamlı bir insanla?
saatin dördü oldu ve ben hala uyumadım
aralığın sonu artık; yıl bitti, ben de bittim galiba bu yıl gibi
sana yazıyorum şimdi; merak ettim iyi olup olmadığını...
burası mı? new york soğuk belki ama seviyorum ben yaşadığım yeri
clinton caddesi'nde akşamdan beri müzik çalıyor, bilirsin müziği yaşarım ben
küçük bir ev yapmışsın kendine çölün ortasında, duydum..
tutunabileceğin hiç bir şey kalmadı mı hayatında, bu kadar mı boşverdin herşeyi?
umarım küçük de olsa bir anı tutuyorsundur
jane elinde bir tutam saçınla geldi
sen vermişsin ona, öyle söyledi
herşeyin üstüne sünger çekmeyi planladığınız gece
hiç becerebildin mi peki?
en son gördüğümde seni o kadar yaşlı göründün ki gözüme, çökmüştün
o meşhur mavi yağmurluğun omzundan yırtılmıştı
istastona gitmiştin, trenlerin içinde aradın lili marlene'ini, ama
eve hayatının aşkı olmadan dönmüştün
kadınıma iyi davranmadın sen, hayatımda en çok değer verdiğim iki insan öldürdü birbirini, belki beni de...
eve döndüğünde de artık kimsenin kadını değildi
seni görüyorum dişlerinin arasında bir gülle
yanında başka bir kadın, bir çingene hırsız!
jane uyandı şimdi
selam söylüyor sana.
ne desem sana şimdi ben; kardeşim, katilim?
nasıl seslensem sana
sanırım özlüyorum seni
sanırım affediyorum
seninle karşılaştığım için, hayatıma dokunduğun için memnunum yine de...
eğer bir gün buralara gelirsen yine
jane için, ya da benim için farketmez
şunu bil ki düşmanın uyumakta
kadını ise kuşlar gibi özgür
teşekkür etmem lazım sana
onun gözlerinden sildiğin sıkıntı için
sanırdım ki o gözler hep böyledir, dert hep gözbebeklerinde saklıdır
o yüzden hiç uğraşmadım gitsin diye
ve jane saçından bir tutamla geldi
sen vermişsin ona, öyle söyledi
her şeyin üstüne sünger çekip yeni bir hayata başlamayı planladığınız gece...
leonard cohen'in asla tamamlayamadığım dediği, gizemli ve bulanık bulduğu bir şarkısıdır. aynı zamanda şu ana kadar yaptığı besteler arasında "daha iyilerden biri" olduğunu söyleyerek de mütevazılığını elden bırakmamış.
hatta demiştir ki: "the problem with that song is that i've forgotten the actual triangle. whether it was my own - of course i always felt that there was an invisible male seducing the woman i was with, now whether this one was incarnate or merely imaginary i don't remember, i've always had the sense that either i've been that figure in relation to another couple or there'd been a figure like that in relation to my marriage. i don't quite remember but i did have this feeling that there was always a third party, sometimes me, sometimes another man, sometimes another woman. it was a song i've never been satisfied with. it's not that i've resisted an impressionistic approach to songwriting, but i've never felt that this one, that i really nailed the lyric. i'm ready to concede something to the mystery, but secretly i've always felt that there was something about the song that was unclear. so i've been very happy with some of the imagery, but a lot of the imagery... the tune i think is good, i remember my mother approving of it, i remember playing the tune for her, in her kitchen, and her perking up her ears while she was doing something else and saying 'that's a nice tune'. "
belki de şarkıdaki durumun üzerinden o kadar zaman geçmişti ki artık hatırlamıyordu, bulanıktı her şey, ya da bulanık kalsın istiyordu "bir dost". hatta başka röportajlarında da hep çelişkili cevaplar vermiştir leonard cohen. bahsettiği aşk üçgeni gerçekte olmuş mudur, bir tanıdığının başına mı gelmiştir, hayalinde mi kurmuştur bunun olma ihtimalini, ya da başka bir çiftin aşkında üçüncü kişi olarak rol mü almıştır ne o bildiğini iddia ediyor ne de biz edebiliriz.
ingilizce sözleri de yazmak gerek.
it's four in the morning, the end of december
i'm writing you now, just to see if you're better
new york is cold, but i like where i'm living
there's music on clinton street all through the evening
i hear that you're building your little house deep in the desert
you're living for nothing now
i hope you're keeping some kind of record
yes, and jane came by with a lock of your hair
she said that you gave it to her
that night that you planned to go clear
did you ever go clear??
ah the last time we saw you, you looked so much older
your famous blue raincoat was torn at the shoulder
you'd been to the station to meet every train
and you came home without lili marlene
and you treated my woman to a flake of your life
and when she came back she was nobody's wife
well i see you there with the rose in your teeth
one more thin gypsy thief
well i see jane's awake...
she sends her regards
and what can i tell you my brother, my killer
what can i possibly say?
i guess that i miss you, i guess i forgive you
i'm glad you stood in my way
if you ever come by here, for jane or for me
your enemy is sleeping and his woman is free
yes, and thanks for the trouble you took from her eyes
i thought it was there for good so i never tried
and jane came by with a lock of your hair
she said that you gave it to her
that night that you planned to go clear
çok neşeliyken bile dinlendiğinde ağlatabilen bir şarkı. hiç tanımadığınız birinden dinlemek isterseniz,güzel bir yorumu için http://www.youtube.com/...