fmf *  

adana çık aradan

  1. bir çeşit toplu sex, iki dişican ve bir tokur can ile ifal edilir.
    bu sexin 3 çeşidi vardır: (bkz. ffm),(bkz. fmf),(bkz. mff)
    m:male
    f:female
    (sensey, 28.05.2004 11:19)
  2. "family mediterranean flame" hastalığının kısaltılmışı, ailevi akdeniz ateşi olarak çevrilir, kalıtsal bir hastalıktır, yüksek ateş ve vücudun bağışıklık siteminin yüksek oranda düşmesine neden olur
    (philos, 28.05.2004 11:25)
  3. ailevi akdeniz ateşi ( aaa ) sıklıkla türklerde, araplarda, yahudilerde ve ermenilerde görülen bir hastalıktır. aaa tekrarlayan ateş, karın ağrısı, göğüs ağrısı ve eklem ağrısı atakları yapan bir hastalıktır. ataklar genellikle 24 - 48 saat sürer. hastalarda ataklar dışında hiçbir belirti yoktur, yani normal insandan farksızdırlar. ailevi akdeniz ateşinin adından da anlaşılabileceği gibi 3 temel özelliği vardır;
    1. ailesel geçiş: hastalığın ortaya çıkması için anne veya babanın taşıyıcı veya hasta olması gerekir.
    2. sıklıkla akdeniz bölgesi ve civarında görülmesi (karadeniz bölgesi de dahil)
    3. ateş atakları yapması: ateş ataklarına karın ağrısı, eklem ağrısı veya göğüs ağrısı eşlik eder. karın ağrısı, akut apandisit ile karışabilir ve çok şiddetli olabilir. bu hastaların bir kısmı akut apandisit tanısı ile ameliyat edilmişlerdir ancak karın ağrıları geçmemiştir.
    hastalık uzun dönemde amiloidoz denen başka bir hastalığa yol açabilir. amiloidozda vücutta değişik organlarda amiloid denilen madde birikir, bunun sonucu kalp yetmezliği, böbrek yetmezliği, ishal, bilinç kaybı, felç gibi sorunlar ortaya çıkar.
    aaa nedenleri, tanı ve tedavi
    ailevi akdeniz ateşi kalıtsal bir hastalıktır. 1997 yılında hastalığa yol açan gen bulunmuştur. bu gen, hastalığın tedavisinde mutlaka yeni ufuklara yol açacaktır.
    kesin tanı genetik inceleme ile mümkündür ancak genetik inceleme pahalıdır ve henüz çok yaygın olarak kullanılmamaktadır. hastanın ataklar esnasında ve atak dışı zamanlarda muayene edilmesi ve bazı laboratuvar incelemeleri ile tanı genetik inceleme olmadan da kolaylıkla konur. tanı koyarken dikkat edilmesi gereken nokta ateş, karın ağrısına yol açan diğer hastalıkların ekarte edilmesidir.
    günümüzde aaa’nin bilinen tek tedavisi, doktor kontrolu altında kullanılması gereken kolşisin isimli ilaçtır. kolşisin; ateş, karın ağrısı... ataklarının sıklığını ve şiddetini azaltır. kolşisin amiloidoz gelişmesini de önleyebilir.
    tekrarlayan ateş ve karın ağrısı atakları olan hastalar aaa yönünden araştırılmalı ve aaa tanısı alan hastalar kolşisin tedavisini aksatmamalıdır.
    www.aileviakdenizatesi.com sitesinden diğer hasta insanlar ile buluşulup detaylı bilgi edinilebilir.
    (tragedy, 11.11.2005 20:07 ~ 20:12)
  4. şifadan yoksun hastalık. onunla yaşamaya alışmak ilk zamanlar çok koysa da, daha kötüleri de olabilirdi düşüncesi sizi biraz daha yumuşatır. daha küçücük bir çocukken yakanıza yapışan hastalığın tanısı bir türlü konamaz. yerli-yersiz bastıran ağrılar, küçük bedeninize ağır gelmektedir. acil servislere kaldırıldığınız anların haddi hesabı yoktur. her seferinde bambaşka bir tanıyla muhatap kalırsınız. hiçbirinin tedavisi kar etmez. özellikle apandist ile çok karıştırılan bir hastalıktır nitekim bu hastalığa ev sahipliği yapan hemen hemen bütün bünyelerin apandisti alınmıştır. çoğu doktor hastalığın varlığından bile bi'haberdir. bütün organlarınızın içinizde çarpıştığını hissedersiniz. yıllar birbirini kovalar, iyi-kötü fmfin varlığından şüphelenilir. o da ne ola ki der, internette bulduğunuz tüm bilgileri boca edersiniz. evet, bu anlatılan sizsinizdir. uzun uğraşlar neticesinde kesin tanıyı koydurursunuz. evet,siz bir fmf mağdurusunuzdur. genetik olarak tanımlanan hastalığın, yakın çevrenizde kimsede görülmemesi ayrı bir şaşkınlık yaratır.
    gelip sizi bulduğu zamanlarda(atak anları), dişinizi sıkar, arka odalarda kıvranırsınız. yapabileceğiniz tek şey, onu çekmektir. atılan ağrı kesiciler beyhudedir. sizin tek ilacınız vardır ve bunu günlük, tavsiye edilen dozlarda kullanmak zorundasınızdır. ilacınız suyunuz,aşınız gibidir. ihmale gelmez.
    artık büyümüşsünüzdür. kabullenmişsinizdir. birbirinizi iyice tanımışsınızdır. öyle ki; ona meydan okuyarak, ateşler içinde, bedeninizdeki bu tarifsiz sancıya aldırmadan bunları bile yazarsınız.
    (muglak, 11.04.2007 19:03 ~ 12.04.2007 14:32)
  5. (bkz: familial mediterranean fever)
    (agnodice, 31.08.2007 01:23 ~ 01:24)
  6. tekrarlayan ateş
    peritonit( karın boşluğu zarı inflamasyonu- iltahabı)
    pleurit (akciğer zarı inflamasyonu)
    deri lezyonları
    artrit( eklem inflamasyonu)
    nadiren de perikardit( kalbin dış zarının iflamasyonu) şeklinde bulgular verebililen kalıtsal geçişli hastalık. genellikle çocukluk çağında olmak üzere %10 kadarı da 18 yaşından sonra belirti verir.
    koruma amaçlı olarak kolşisin verilerek ataklar önlenebilir.ispanyollarda kuzey afrika kökenli yahudilerde, kuzey afrikalı araplarda, ermenilerde, türklerde, yunanlarda ve italyanlarda sık görülür. aşkenazi yahudilerinde, kübalılarda ve belçikalılarda görüldüğüne dair çalışmalar da vardır. olguların %50 sinde aile öyküsü de bulunmaktadır. 16. kromozomun kısa kolundaki mefv genindeki mutasyonlarla geçen otozomal resesif* geçiş paternine sahip bir hastalıktır. bu gen nötrofil aktivasyonu ve inflamasyonun kimyasal uyaranlarını baskılayan bir protein kodlar normalde. adını da verelim, pyrin. bu, tepede saydığım bölgelerdeki nötrofil- ağırlıklı tipte inflamasyona neden olur. genellikle 5-15 yaşları arasında bulgu verir ancak yeni doğan döneminde bile beklemek lazımdır, gözden kaçırmamak gerekir. ataklar düzensiz aralıklarla ancak tekrarlayan niteliktedir, genellikle 24- 72 saat sürer bu ataklar ama 1 haftadan uzun sürenleri de rapor edilmiştir. genellikle 2-6 haftada bir atak gelişir ancak geniş bir yelpazedir, haftada 2 ya da yılda 1 de olabilir. hamilelik döneminde atakların sıklığı ve şiddeti azalır, bunun esas nedeni östrojenin koruyucu etkisidir. ateş 40 dereceye kadar çıkabilir. karın ağrısı bir bölgeden başlayıp tüm karına yayılan niteliktedir, bu bulgu hastaların % 95 ' inde görülür. inflamasyon diyafram da lokalize olursa ağrı göğüste ve omuzlarda görülebilir. ayrıca testislerde şişme ve ağrı da yapabilir. en önemli komplikasyonu kronik böbrek yetmezliğine gidiştir.
    tanı genellikle klinik bulgulara bakılarak konur ancak genetik taramalar da yapılabilmektedir.

    kan testlerinde artmış nötrofil, crp, esr ve fibrinojen dikkat çekmeli, fmf şüphesini aklın bir köşesine yazdırmalıdır. anlaşıldığı üzere fmf' e spesifik bulgular değildirler.
    koruma amaçlı verilen kolşisin böbrek yetmezliği sorununu büyük oranda azaltır. kolşisin teratojenik ( anne karnındaki bebeğe zararlı) ya da kısırlık yapan bir madde değilmiş. bazı bünyelerde kolşisin beklenen cevabı oluşturmayabilir, bu da bireysel farklılık neticesinde ilacın hedef bölgeye bağlanma sıkıntısından ileri gelir. ayrıca kolşisin atakların şiddetini azaltır, arasını açar.

    hepsi bu kadar. geçmiş olsun.
    (agnodice, 31.08.2007 02:03 ~ 15.09.2007 14:17)