belki ilginizi çeker
  1. · oedipus kompleksi
  2. · elektra kompleksi
  3. · fellik dönem
  4. · elektra kompleksi
  5. · atakule
  6. · elma şekerim
  7. · psikanaliz
  8. · oral dönem
  9. · psikoseksüel
  10. · latent dönem
  11. · madde 97: bir ünlü şahsiyeti seninle mcdonald's a gitmeye ikna et (reklam)
gündem
  1. · gece yarısını geçtiği halde sözlükte dolaşan kız
  2. · galatasaray
  3. · dersim katliamı
  4. · ateist yazarların itü sözlük ten defolup gitmeleri
  5. · thierry henry
  6. · dünyanın en güçlü 500 müslümanı
  7. · yeşim salkım
  8. · pedikür
  9. · idef 07

fallik dönem  

  1. 3 yaş ile 5 yaş arası dönemi kapsayan evredir. çocukta aşırı bir merak, cinsel organlarla ilgili yoğun düşünceler, başkaları ile rekabet ve çevredekilere fiziksel olarak zarar verme görülür. çocuğun cinselliğe olan giderek artan merağı grup içi cinsel oyunlara, kendi ya da yaşıtlarının cinsel organlarına dokunma davranışlarına yolaçar. eğer aile bu davranışları aşırı bir şekilde bastırıp, korkutarak önlemeye çalışırsa, ileri dönemde cinsel alanda sorunlu ve baskılanmış bireyler oluşur.
    (moya the song, 02.10.2005 20:13)
  2. psikanalizdeki 3-6 yaş arası gelişme dönemini kapsar.

    freud'a göre libidinal enerji genital bölgededir. psikoanalitik teoriye göre bu dönemde kız çocuklar babaya; erkek çocuklar anneye hayranlık duyarlar. kız çocuklardaki bu hayranlık ve buna bağlı yaşanan süreç ''elektra kompleksi'' adını alırken erkek çocuklardaki ''oidipal kompleks'' olarak adlandırılır.

    kız çocuk babaya hayranlık duymaktadır. babasını kendisine ideal eş olarak görmekte ve ileride onunla evlenmeyi, ona yemekler yapmayı, kazaklar örmeyi hayal etmektedir.ve bu duygularını fırsat bulursa babaya açar. bu arada kendi cinsiyetinden olan annesini kendisine rakip olarak görmekte, kıskançlık duymakta ve babayı anneden uzaklaştırmaya çalışmaktadır.

    erkek çocuk ise anneye hayrandır.annesiyle evlenmek istemektedir, ona bakmayı, ona giysiler ve mücevherler almayı, onu rahat yaşatmayı hayal etmektedir. hatta annesine bunları söyler ve ona evlenme teklif eder. babasını kendine rakip ve engel olarak görmekte, onu kıskanmaktadır.

    her iki cinsiyetteki çocuklar bu duygularını şöyle bir mantıkla çözmektedirler. kız çocuk babasının annesini sevdiğini ve beğendiğini, o halde annesine benzemesi gerektiğini düşünür. böylece babası onu da beğenecektir. bunun yanısıra annesinin duygularını farkederek ona kızacağından ve cezalandıracağından da korkar. aynı şekilde erkek çocuk da babasına benzeyerek annesinin ilgisini çekmeye çalışır. bu arada babasının bu duygularını farkederek ona kızacağından ve cezalandıracağından da korku duymaktadır. böylece çocuklar kendi cinsiyetinden olan ebeveynleri ile özdeşim kurarlar, onlar gibi oturur, onlar gibi giyinir, onlar gibi saçlarını tarar, onlar gibi konuşur, kısacası her yönden onlar gibi olmaya çabalarlar. kendi cinsiyetinden olan ebeveyne benzeme çabası yaşadıkları çatışmayı çözümlemelerine yardımcı olur. bu sürece özdeşim adı verilmektedir.

    çocuklar bu dönemi yaşarken anne babalara önemli görevler düşmektedir.çocukla aynı cinsiyette olan ebeveyn çocuğun bu kıskançlık, rakip olarak görme duygularının doğal olduğunu ve bu duygular sonucu kendisine benzeyerek cinsel kimliğini kazanacağını unutmamalıdır.

    her iki cinsiyetteki ebeveynin de yakın, anlayışlı, sıcak tutumları çocuğun cinsel kimliğini kazanmasında yardımcı olacaktır.

    çocuğun karşıt cinsiyetteki hayranlık duyduğu ebeveyni de çocuğa yakın, sıcak davranmalı ancak, abartılı derecede ümit vererek çocuğun bu duygularını daha da pekiştirmemelidir.

    çocuğun özdeşim nesnesi olan anne babaların çocuklarına sağlıklı, cinsel kimliğinden memnun modeller sunmaları da çok önemlidir. kendi cinsiyetinden memnun olmayan anne-babaların çocukları da bu cinsiyeti benimsemekte zorluk çekebilirler. örneğin sürekli kadın olmanın zorluklarından yakınan, bir dahaki sefer dünyaya erkek olarak gelmek istediğini tekrarlayan bir annenin kızının da kadın olmaktan hoşlanmayacağı, cinsiyetinden memnunluk duymayacağı açıktır. aynı şekilde anne ile çocuklara kötü davranan bir baba da erkek çocuklar için iyi bir model değildir.
    (finch, 28.10.2005 23:19 ~ 23:26)
  3. bu dönemi kızlar daha sancılı geçirir. çünkü bu dönemden önceki oral ve anal dönemlerde sevgi nesnesi kız için de erkek için de aynıdır, ancak bu dönemde kızın sevgi nesnesi baba olur. kendini yeni bir kaynağa karşı ispatlamak zorundadır.
    (fb, 05.01.2008 11:27)
  4. (bkz: fellik dönem)
    (cybi, 05.01.2008 11:32)
  5. freud'a göre cinsel organın haz kaynağı olduğu dönemdir. bu dönemde erkek çocuklar pipisiyle oynamaktan zevk alır. eliyle çevirir, çeker uzatır, bırakır. o elastike durumundan zevk alır.
    ilerki yaşlarda -15 ve üzeri- helen daha pipisiyle oynamaktan zevk alan erkek çocukları görülülür. bunların fallik dönemi iyi atlatamadığını düşünmemek gerekir. bunlar genital döneme geçmişlerdir çünkü. artık pipi ile uğraşarak zevk alma bir ömür boyu sürecektir.
    (kalbime gömerim o zaman, 05.01.2008 13:02)
  6. (bkz: oedipus kompleksi)
    (bkz: elektra kompleksi)
    (askkolik, 30.03.2008 19:57)
  7. oedipus kompleksi ve elektra kompleksinin ortaya çıktığı dönemdir.
    (chericheri, 25.12.2008 03:39)
  8. alıntıdır:

    freud’un fallik-ödipal dönem olarak adlandırdığı dönemdir. 3 yaş ile 5 yaş arası dönemi kapsamaktadır. çocuğun iskelet-kas sistemi üzerine hakimiyetinin artışı ve dil becerilerinin gelişimi ile dış dünyanın ,keşfi ve orada rol almak şeklinde üstünlük-büyüklük düşünceleri başlar.çocukta aşırı bir merak, cinsel organlarla ilgili yoğun düşünceler, başkaları ile rekabet ve çevredekilere fiziksel olarak zarar verme görülür. çocuğun cinselliğe olan giderek artan merağı grup içi cinsel oyunlara, kendi ya da yaşıtlarının cinsel organlarına dokunma davranışlarına yolaçar. eğer aile bu davranışları aşırı bir şekilde bastırıp, korkutarak önlemeye çalışırsa, ileri dönemde cinsel alanda sorunlu ve baskılanmış bireyler oluşur.

    3. yaş sonuna doğru kas gücü ve düşünce yeteneği gerektiren uğraşlara başlar. bu sırada çevrelerince yetersiz hissettirilirlerse, ileri dönemde kendisinin başlattığı aktiviteler nedeniyle suçluluk hissi yaşayabilirler. inisiyatif kullanma konusunda bu dönemde oluşan çatışmaları, kendi potansiyellerini, gerçekleştirebilecekleri en iyi davranışlarını sergilemelerine engel olabilir. tutku ve hırs kavramları bozulabilir.

    yaşıtları ile oynayarak,onlarla nasıl ilişki kurabileceğini öğrenir. eğer bu dönemde saldırgan dürtülerine hakim olabilmesi, uygun bir şekilde sağlanırsa çocukta inisiyatif kullanabilme yetisi ve tutku sahibi olma özelliği gelişir. çocuk kendi davranışlarını sınırlamayı öğrenir. saldırgan dürtülerini oyun,yarışma, eşya kullanma gibi yapıcı bir yöne yönlendirerek, başarılı ve sorunsuz bir çözüm sağlar. aşırı baskılanma çocuğun girişimciliğini ve hayal gücünü kısıtlar. çok güçlü bir süperego gelişimine neden olarak, ileride ya hep ya hiç tarzında düşünme, çevresindekileri kendi ahlak kalıpları içine girmeye zorlama şeklinde davranışlara yolaçabilir. bu dönem başarılı bir şekilde aşılırsa sorumluluk, kişisel disiplin özellikleri gelişir.

    bu dönemde yasaklanmış dürtülerin baskılanması ile kişide suç ve kaygı duyguları oluşur. bu gelişen taslak ileride ahlak kavramını oluşturacaktır.

    bu donemde çocuk, oedipus ve elektra kompleksleri denen karşıt cins ebeveyne yakınlaşıp, kendi cinsinden olan ebeveyni rakip gibi görme şeklindeki gelişimsel düşüncelerden kurtulup, kendi inisiyatifini ortaya koyarak, kendinde gelişen ahlak kuralları ve yaşam prensipleri çerçevesinde daha az çatışmalar ve suçluluk duyguları hissederek yaşamayı öğrenir.

    bu dönem başarılı bir şekilde yaşanamaz ise , suç ve girişim arasındaki çatışma ileri dönemde yaygın anksiyete bozukluğu, konversiyon bozukluğu da denen somatoform dissosiyasyonlara ,fobik bozukluklara ve psikosomatik bozukluklara yol açabilecektir.

    bu dönemde cinsel organların uyarılabilmesi görülmektedir. bu değişim ile birlikte , uyarılma sonucu ayıplanma, cezalandırılma korkusu başlamakta, cezalandırılma sonucunda çocuğun kendi cinsel organının kesileceği ya da tahrip edileceği şeklinde korkuları başlayabilmektedir.

    vücut daha bir gelişmekte, buna düşünsel gelişim de eklenmektedir. gelişen çocuk kendi işlevlerinde daha etkin olup, inisiyatif kullanmaya başlar. karşılaştığı başarısızlıkları tolere edebilmeye, olmazsa kendine başka hedefler belirlemeye çalışır. sorumluluklar üstlenmeye, ufak planlar yapmaya başlar. bir önceki donemde varolan özerklik, artık daha bir amaca yönelik, daha mantıklı ve uyumludur.

    bu donemde sergilenen düşünsel ve vücutsal çaba sonucu sağlananlar ve elde edilen hazzın çevrece yoğun eleştirisi, suçluluk duygularına yolaçmaktadır. annenin bir numarası olma amacı ve bu uğurda sergilenen tavırlar , kıskançlık, suçluluk duyguları ve kaygıya neden olabilir. ileri dönemde, çocuğun kendi içinde ana-babanın kendine koyduğu yasaklar ve uygulanan eleştirileri mumla aratan bir denetleme kurumu - baskın bir süperego- gelişebilir.

    bu dönem uygun bir şekilde yaşanırsa, çocuk sınırlarını bilerek, çevresiyle uyumlu bir şekilde görevler üstlenir, eşya ve amaca uygun nesneleri kullanarak, mutluluk ve başarı duygusunu daha çok tadar.
    (sirona, 03.11.2009 14:51)

künye  ·  iletişim / şikayet / reklam  ·  sıkça sorulan sorular  ·  itü sözlük görseller  ·  itü sözlük extra  ·  itü sözlük mobil