|
|
- ömer seyfettin'in ünlü bir hikayesinin adı.
- falaka, yunanca, “phalalgas” dan gelir: ayakları, ip ve sopa arasına sıkıştırarak tutan dayak âleti. bu alet marifetiyle uygulanan dayak cezası. falaka, bir buçuk metre uzunluğunda, ama hafif eğri, kalınca bir sopadır. ve tabiî, en “kral” falaka, kızılcık dalından yapılır. falaka denilen sopanın iki ucu, kayış veya sağlam bir iple, gevşek olarak birbirine bağlanırdı. suçlu, sırt üstü yere yatırılır, falakanın kayış veya ipi ayak bilekleri gayet sıkı bağlanırdı. iki kişi, falakanın iki ucunu tutarken, bir üçüncü de, ayaklara basardı sopayı.
- falaka,özellikle eğitimde,çok kullanılan bir cezalandırma sistemi olma özelliğini uzun süre muhafaza etmiştir.falakaya yatırılan kişinin ayak bilekleri sopayla ipin arasından geçirildikten sonra iki kişi sopanın ucundan tutar,üçüncü kişi de deynekle cezalandırılan kişinin ayakları altına vururdu...
- ahmet rasim in çocukluk anılarını kaleme aldığı kitabı
|