belki ilginizi çeker
  1. · kahve falı
  2. · tarot falı
  3. · falcı
  4. · su falı
  5. · bilgisayarlı el falı
  6. · fala inanma falsız kalma
  7. · melekler kahvesi
  8. · bakı
  9. · aşk
  10. · inanmasa da bakmayanımız var mı
gündem
  1. · hagi dünyanın en iyilerindendi yalanı
  2. · peygamberle dalga geçerken ölen sırp spiker
  3. · hayatın iyi bilinmesi gereken kanunları
  4. · itü sözlük
  5. · köpekbalığı görünce yapılması gerekenler
  6. · onur öymen
  7. · kurban bayramı vahşeti
  8. · zeynelabidin
  9. · kavga replikleri

fal  

  1. birtakım araçlar kullanarak görünmeyeni görmeye çalışma.
    (bkz: falcı)
    (bkz: su falı)
    (bkz: tarot falı)
    (bkz: kahve falı)
    (bkz: değnek falı)
    (guenever, 04.04.2005 03:47)
  2. (bkz: fatih anadolu lisesi)
    (ozzmosis, 04.04.2005 04:09)
  3. inanmamamızın ama aynı zamanda da onsuz kalmamamızın öğütlendiği şey.*
    (culdesac, 04.04.2005 04:10)
  4. kadınların çoğunun iki eli kanda bile olsa gelip illa dinlemek isteyeceği öngörüye verilen isimdir.öyle ki fal bakan kişi, kadınlar tarafından küstürülmemeli,kırılmamalıdır. çünkü kızarsa kötü şeyler görüp söyler,sonra gel de söylenilenlere günlerce takma.
    (pembe cekirge, 15.04.2005 00:33)
  5. (bkz: bilgisayarlı el falı)
    (selenge, 01.08.2005 11:53)
  6. başlı başına bir sektör haline gelme yolundadır memlekette.
    (excalibur, 01.08.2005 14:14)
  7. geleceği sana söyleyen palavra.hayır inanması komik ama çıktı mı da çıkıyor kardeşim.
    (gülümsün, 21.09.2005 17:23)
  8. fazla boş vaktiniz vardır.yapacak bir şey yoksa hemen iskambil kağıtları ele alınır.öylesine fal bakmaya başlanır..15 dakikayı değerlendirmektir amaç.fal çıkmadıkça tekrar bakarsınız.çıkmadıkça tekrar..çıkana kadar.en sonunda çıkar ama 2 saati geçmiştir..gerçekten zaman geçiyormuş..denedim gördüm..
    (absinthe, 10.10.2005 02:23)
  9. uyduruk laf salatasıdır. aslında bunu herkes yapabilir azcık için karamış (herkesin kendince bi derdi vardır) bi haber alacaksın (cep telefonları sayesinde bir değil milyonlarca haber) sana bir yol var ( ki istanbulda yaşayan herkese hergün uzuuun bir yol görünür) düşündüğün biri var (ki hep bir isim mutlaka bulundurulur) dedigin an fal bakıcısı tacını giymemen için bir neden yoktur.
    (chatlax, 10.10.2005 02:58)
  10. osmanlıcada uğur, baht, tali
    (bkz: tefe'ül)
    (spoiled, 18.03.2006 12:54)
  11. hayatımda ilk defa duyduğum ve gördüğüm bir fal şekli vardır akıllara ziyan: coca cola falı.
    önce teneke kutuda coca cola içilir. sonra açma halkası havaya kaldırılır ve bir önden bir arkadan olmak üzere fiske atılır her atılan fiske için a'dan başlayarak harf sayılır. ismi, halkanın koptuğu sıradaki harfle başlayan bir kişi ile münasebetimiz olacaktır veya bizden hoşlanıyordur vs.
    (twinkle, 16.04.2006 11:22)
  12. ne kadar saçma olunduğu bilinsede bu uğurda epey bir miktar para harcayanlar var.(bkz: para tuzağı)
    (sweetzoejane, 27.05.2006 19:58)
  13. http://yigitozgur.t35.com/...
    (digitallart, 11.10.2006 01:37)
  14. (bkz: fala inanma falsız kalma)
    (elizabeth bathory, 02.07.2007 04:38)
  15. (bkz: spoiler)
    (leda, 16.02.2008 18:24)
  16. gayet eğlenceli bir oyun. hele o ünlü mekanlarda, -misal melekler kahvesi- tarotla beraber bakılan kahve falları yok mu, etrafınızda sizi dinleyecek kimse bulamıyorsanız, gidin baktırın, hafifletici. falcı sizinle ilgileniyor, sizin duygu dünyanıza ortak oluyor, bir dost gibi tavsiyelerde bile bulunuyor. artık ruhunuzu sıkan ilişkinin biteceği yolunda müjdeler veriyor ve siz pozitif enerjiyle doluyorsunuz.

    ha inanıyor musunuz? elbette hayır, ama kuracak hayaller tükendiğinde, bir fal patlatmak iyi oluyor be. ister arkadaşlarla, ister parasıyla.
    (tatalu, 16.02.2008 18:49 ~ 18:50)
  17. geleceğin; gizemin cazibesi ki, kimse dayanamaz buna.
    (nevarusta, 22.03.2008 14:38 ~ 14:39)
  18. fal bakmanın püf noktası, her insanda olabilecek şeylerden bahsedip karşıdaki kişiyi etki altına almak ve onun tepkilerine göre falın geri kalanını şekillendirmektir. tabi bunun için de biraz "fal bakabilme" kabiliyetine, yani destekli sallama, kaş-göz hareketlerinden karakter tahlili vesair gerekir. şanlı kahve falı tarihimde kocası tarafından aldatılan kadın, annesi ruh hastası olan bir genç, sevgilisinin ayaklarını yalayan ayak fetişi bir seksomanyak, kocasının "çocuk" ısrarlarına rağmen kariyeri seçen muhasebeci, boşanmak üzere olan bir ağabey (çakal kimseye de bahsetmemişti), arkadaşının sevgilisine platonik aşk besleyen genç gibi çözümlemeler yapmış ve fal konusunda insanlar tarafından neredeyse "oturan boğa" mertebesinde görülen biri olarak diyorum ki bu iş hissiyatla beraber destekli sallama işidir (tabi bir de el falından böbrek hastası kızı çözmüştüm, kızcağızın böbrek yetmezliği varmış. sayemde öğrendi, erken teşhisle kurtuldu).

    ablamın falına bakan bir roman kadınının "etrafında koca götlü esmer bir kadın var, hep senin kötülüğünü istiyor" demesine çok gülmüştüm. kadın bana "ne gülüyon be ya" dediğinde gayet net bir cevap vermiştim: "her insanın hayatında, ona hayatı zindan eden esmer, koca götlü bir kadın bulunur". işte demek istediğim tam olarak bu. şaşmaz bir tanım: esmer, koca götlü bir kadın hayatı zindan eder. budur. bu formülle fal bakarsanız en az %60 tutturursunuz. kalanı yetenek.
    (eksiksizuyum, 04.10.2008 17:30)
  19. uyduruk olmayanları da vardır

    bakınız çok değer verdiğim bir arkadaşımın falı;

    (olduğu gibi alıntılıyorum )

    aynen beklediğim gibi, çok ilgi çekici semboller var bu falda.
    yanlardan desteklenmiş tıpkı ağaç gövdesi gibi kalın bir gövde var. bu gövde yukarıya doğru çatal şeklinde 2 dala ayrılmış. bu iki dal da insan görünümünde. dalın birisi kısa(açık tenli bir insan) diğeri ise onun iki katı kadar uzun(koyu tenli bir insan)
    ağacın bu iki dalı tepelere doğru ulaşmış ve orada yamaç görünümünde olan bir mekan var. bu mekanın ağaç dallarının ulaştığı bölümde değil de, biraz uzak bölgesinde sırtını ağacın bulunduğu bölgeye ters dönmüş bir şekilde, düşünür vaziyette oturmuş bir insan var.
    uzun dalın simge ettiği insan elinde bir bebek tutuyor. mekanın diğer bölgesinde düşünen adamın kafasındaki yoğun düşünce bulutu yılan şekline bürünüyor ve bu yılan mekanın diğer bölgesinden ağacın oraya doğru çizgisel bir şekilde uzanıyor. ağacın uzun dalı yani elinde bebek tutan insan yılanın başı ile karşı karşıya geliyor. yılan ağzı açık şekilde o insana bakıyor. hamle yapmıyor.
    ağaç dalının uzandığı mekan 3 düzlükten oluşuyor ve o mekana üç boyutlu değil de tepeden bakıldığında bir z harfini andırıyor. fakat z harfinin en üst çizgisi kubbe şeklinde. düşünüyor dediğim insan z’nin iki çizgisinin birleştiği yerde oturuyor. (sağ üst köşe) yani z’nin iki çizgisini bağlayan bir köşe olmuş.
    z’nin diğer iki çizgisini bağlayan köşe ise(sol alt köşe) tam olarak ağacın kısa dalının bulunduğu köşe. o kısa dalı temsil eden insanın kafasının üstünde de bir düşünce yumağı var. ya da şöyle anlatayım; o insan sanki beyaz bir balonu kafasında dengede tutar gibi görünümü var. kısacası z’nin alt iki çizgisini de o balon bağlıyor.
    kısa dalı temsil eden insanın önünde bir çizgi var. çizgini bittiği yerde ufak bir boşluk ve boşluktan sonra koca bir kapı. kapı ardına kadar açık. yani bu insan çizginin sonun geldiğinde kapıda geçebilmesi için çizginin ucundan büyük bir kuvvetle kapıya atlaması gerekiyor yoksa aşağılara yeniden iner.
    uzun dalı temsil eden insanın ise ayakları gövdeye sıkı sıkı bağlı. ve bu ayakların dibinde eğilmiş biri var. ayakları kokluyor. eğilmiş bu insanın arkasında ona sırtını dönmüş bir bayan portresi var. o portrenin aşağısında zeminde üç fidanlı çiçek var. bu üç fidandan biri 2 tane çiçek açmış bu çiçeklerin her biri o bayanla aynı görünümde. çiçeğin yanında uzun montlu, yere doğru çökmüş, montundan kafasının sadece ufak bir kısmı görünen simsiyah bir adam var. adam elindeki sopa ile çiçeğin açmamış fidanlarına vuruyor.

    ve gelelim ağacın gövdesindeki desteklere. ağacın zeminin altında kökleri yok. alt taraf kesik bir kütük gibi yere oturmuş. denge sadece yüzeydeki olgulardan sağlanıyor. ve ağaç ta gayet sağlam bir biçimde dengede duruyor.
    dengelerden biri fidanlara vuran montlu siyah adamın sopası. diğeri bedeni yarıya kadar gömülü şeytan. (bu ağacı tutmasa da ağaç yıkıldığı takdirde ona yaslanacaktır ve devrilmeyecektir) bir diğeri ise t şeklindeki bir düzeneğin üzerinde duran kanatlı bir ejderha. (ejderha da ağaca değmiyor)
    ağacın gövdesindeki bir çıkıntı şeytan ve ejderhaya gölgelik yapıyor ve onların görünmesini
    engelliyor.
    ağaç gövdesinin bulunduğu zeminin altında gömülü olan parlak bir yıldız, biraz daha solda ve derinde elmas(işlenmiş bir taş) var. yıldızın daha altında sonu görünmeyen bir oyuk var ve tıpkı papağana benzeyen bir kuş o oyuktan içeriye kafasını sokmuş.
    yıldız tam ağaç gölgesinin altında ve sanki onun yaydığı görünmez ışık tüm dengeyi sağlıyor. şeytanın bedeninin gömülü olan kısmı ve ejderhanın üzerinde durduğu t şeklindeki düzeneğin gömülü kısmı tam olarak elmasın üzerinde.

    yandık, bu fal uzayacak gibi.

    falın bir diğer bölgesinde yukarılarda bir yerde bahsettiğim gibi elde tutulan bir bebek var. sanırım aynı bebek, farklı zaman.
    uçurumun kenarı… fakat balkon gibi bir engel var. bebeği tutan insan bu balkonda. boşluğa doğru bakıyor. bu balkondan içeriye giremez çünkü kapıyı kısa boylu mumya gelinlik karışımı püsküllü giyinmiş bir kişi kaplamış. o kişi elini silah sıkar içeriye doğru uzatmış, kolundaki püsküller de püsküller ışıkla karışık görünümde. bebeği tutan kişi içeriye girerse savaşın ortasında bulur kendini.
    savaş ejderha ile o püsküllü kişi arasında. ejderhadan püsküllü kişiye doğru kesik çizgi şeklinde (tıpkı bir mermi gibi) atışlar çıkıyor.ama bu atışlar ağzından değil de kanatlarından. püsküllü kişinin elinden ise kesik değil düz bir çizgi şeklinde atış çıkıyor. şu resimde püsküllü kişi daha güçlü görünüyor. ve atışların alt tarafında koca, boş ve yuvarlak bir alan var. ve bu alana yine bir kadın portresi yansımış.

    fala bütün olarak baktığımda şu şekil beliriyor.
    bir insan başı. kafanın üzerine miğfer takılı. yüz sadece deri şeklinde. göz, ağız, kulak hiçbir şey yok. sadece o deri üzerinde bir üçgen şekli var. miğferin üstünde(alına gelen kısm) büyük bir göz var. tek bir göz bu. ve kafanın daha üst kısımlarında bir çekiç var. boşta duruyor.
    ayrıca kafanın etrafı çok kalabalık. onlarca resim dönüyor. (gözlük, meşale, sarılmış farklı cinsiyette iki insan, ayrılmış iki insan, yine bir göz, paraşütle inen biri, uzaklara kaçan biri ve bir çok karışık semboller…)

    ve falın tam merkezi… gözümü faldan biraz uzaklaştırdığımda ise bu dönen resimler sağdan bir damla şeklinde kafa üzerine doğru yoğunlaşıyrlar. damlanın uç kısmı sanki gür bir sesle bağıran bir insanın ağzı gibi şekil alıp o bahsettiğim deri yüzlü kafaya ağız oluyorlar.
    (ssw, 12.04.2009 20:15)
  20. (bkz: tarot falı)
    (sandaletli seyyah, 12.04.2009 20:17)
  21. http://www.gizemcanatan.com adresinde otomatikman bakılmaktadır
    (ekim, 15.04.2009 17:12)
  22. genelde şöyledir

    ''kimi zaman dışa dönük, nazik ve sosyal, kimi zaman da içe dönük, temkinli ve uzaksınız. kendinizi diğerlerine açmada çok dürüst olmanın mantıklı olmadığını düşünüyorsunuz. belli ölçülerde değişiklik ve çeşitliliği seviyor, kısıtlama ve sınırlamalarla karşılaştığınızda hoşnut olmuyorsunuz. dışarıya karşı disiplinli ve kontrollü görünmekle birlikte, içinizde endişeli ve güvensiz hissediyorsunuz. kişiliğinizin zayıf yönleri olmasına karşın, genellikle bunları kapatmayı başarıyorsunuz. kendi yararınıza kullanmadığınız büyük bir kapasiteniz var. kendinizi eleştirmeye eğimlisiniz. diğer insanların sizden hoşlanmaları ve size hayranlık duymalarına gereksinim duyuyorsunuz.''*

    tam da sizi anlatır yani.

    *karanlık bir dünyada bilimin mum ışığı, s. 249
    (nokia şarzı, 27.04.2009 00:33)
  23. - sana ne dedi kız? çıktı mı o çocuk?
    - yok o değilmiş; başkaymış bu.. içinde sktir harfleri var dedi.. düşün kız kim var?
    (üzümlü draje, 27.04.2009 00:40)
  24. saçmalığın daniskasıdır.
    (kırkbirkeremaşallah, 27.04.2009 00:56)
  25. çok güzel şeyler söylemiş bir özdemir asaf şiiri.

    olacaksa olmaz da, olmayacaksa olur,
    kiminin yazısı o, kimininki de budur.

    kimi ardından koşar, yetişir zamanında,
    kiminin önündedir birdenbire yok olur.

    kimi bir yerdedir der, o gelir oralardan,
    kimi bildiği yerde bildiğini unutur.

    biri oraya gider,o orada bilerek,
    biri hiç anlamadan yoluna çıkar durur.

    kimi aradığını yitirir aradıkça.
    kimi de arayandır, aranan onu bulur.
    (dünya koca bir yalandı gördüm, 09.10.2009 11:53)

künye  ·  iletişim / şikayet / reklam  ·  sıkça sorulan sorular  ·  itü sözlük görseller  ·  itü sözlük extra  ·  itü sözlük mobil