yüzü donduracak bir soğuk vardı, yağmur hafif hafif çiseliyordu..orta yuvarlağın rakip yarı alana bakan diliminden kaptığı topla ilerliyordu önündeki boşlukta..kimseyi duymuyor gibiydi, tek derdi kale direğinin 90 diye tabir edilen noktasına vuruşu yapmaktı..önüne iki kişi geçti, ne yapacağını bilemedi önce..
sol kanattan koparak gelirken bir yandan da gaz olsun diye içimden moskau şarkısını bağırıyordum..bir anda göz göze geldik sanki hangi şarkıyı söylediğimi biliyor gibiydi çünkü tam rusça söylenen kısımdaydım..susuverdim, "sal gelsin" dedim..
önce kaleye baktım, aklımda gerd müller'in şahane bir golü canlandı bir anda..topu hemen ona geri aktardım çünkü öyle olması gerekiyordu..biraz arkasına düştü, bir ara kaybedecek gibi oldu ama topu yine kaptı matthias sammer gibi..
yüzü kaleye dönük değildi ama sebastian deisler gibi dönerek bir vuruşla golünü atabilirdi..yapmadı, yapamadı..rakibi çok sert bir müdahele ile kendisini yere düşürdü..normal bir insan çoktan ağzını burnunu kırardı rakibin ama bu onun hümanist düşüncesine aykırıydı..sessizce kalktı yerden, acıyla..yüzünde "bırakın ben kullanacam" ifadesiyle topu faulün yapıldığı yere dikti..gerildi, gerildi..bu şutun nereye gideceğini biliyordum ama çaktırmadım..sakince defansa geri döndüm çünkü o ilerideyken defensive midfielder mevkimiz boştu..
gerildi ve topa bütün gücüyle vurdu..top rakibin taşaklarında patladığında çoktan içinden birkaç parça kopmuştu..hayır o bunu istememişti, o sadece michael ballack ya da herhangi bir almanya oyuncusu gibi o topu 90'da görmek istiyordu..gitti, özür diledi ve orta sahadaki yerine geri döndü..
o maçı kaybettik ve önümüzdeki maçları beklemeye başladık..üzülmedi yenildiğine çünkü optimistti..
"diğerini kazanırız abi, bir tren gider diğeri gelir yeter ki demiryolu sağlam olsun.." dedi ve çamurlu ayakkabısını temizlemeye devam etti..
itü'ye gelmemdeki en büyük etken olan insan.yaptığı muz ortalarla beni besleyen ve oyunu okuyan insan.en önemlisi benim kuzenim olma şansına erişen insan.
kaynağı amerika olan ve amacı shakespeare'in bizim düşündüğümüz kişi olmadığını kanıtlamaya çalışmak olan bir takım insanın ortaya attığı hipotezin ve bu çalışma grubunun adı. (-özel isimdir yani- türkçe değil lan bu diyenler için-) bu hipotezi kanunlaştırabilmek için shakespeare'in önceden çizilmiş olan resimlerinin sahte olduğu kanıtlanmaya çalışıldı, başarısız olundu, oyunları ve soneleri teker teker incelendi ve aynı kişinin yazmadığı iddia edildi ama bilgisayarlı incelemeler tarafından bu iddia da çürütüldü. zevkle beklemekteyiz daha ne kadar shakespeare'i yok etmeye çalışacaklar...
prestij maçı oynamasına rağmen son maçında bana acımayan, kendisiyle her ne kadar seri artı oy verme konusunda pazarlık etmiş olsam da buna pek yanaşmayan yazardır. onun canı sağolsun diyor ve önümüzdeki maçlara bakıyoruz..
edit: ayrıca süper maç anlatımıyla iyi güldürmüştür.
at yarışı gibi uç sayılabilecek bir ilgi alanında geniş bilgisiyle dikkatleri çekmiş sözlüğe bu konudaki bilgi ve yorumlarını ekleyerek sözlüğün bu konudaki eksiğini gideren yazar.
vadi yurtlarının elinden geçmiş , okuldaşım yazardır. anladığım kadarıyla edebiyat seven mühendis yazardır (en azından mühendis adayı olduğu kesin , girilerinden de edebiyat sever olduğu anlaşılıyor). savunmaya yardım eden futbol anlayışıyla zirvelerinin müdavimlerinden biridir.
geleceğin futbolcusunu elimden kaçırdığımı duyunca bana baya kızmış yazardır. birlikte ingiltereye gidip genç yetenekleri türkiyeye getirip sonra onları türk vatandaşlığına kabul ettirip türk futbolunu ilerleteceğiz, ingiliz futbolunu gerileteceğiz.ayrıca kahvedekiler ınının diyor ınının ınının ınının ile birlikte abazalık tarafımla baya dalga geçip geçip güldüler nedendir bilinmez.