la finestra di fronte *  

adana çık aradan

  1. st albümü ile piyasayı kasıp kavurmuş, birçok uluslararası film festivalinde ödül almış ferzan öpetek filmi.

    st albümünde şu parçalar bulunur:
    1. la finestra di fronte
    2. sezen aksu - karşı pencere
    3. il pensiero di te
    4. guadalupe pineda - con los tres ases - historia de un amor
    5. la scelta
    6. il confronto (vocal)
    7. nada - ma che freddo fa
    8. le torte e i ricordi
    9. la panchina sul prato
    10. l'amore perduto (adagio)
    11. mina - chihuahua
    12. la finestra di fronte (epilog0)
    13. una lettera mai letta (vocal)
    14. sezen aksu - şarkı söylemek lazım
    15. il confronto
    16. l'amore perduto
    17. giorgia - gocce di memoria
    (giberling, 08.04.2004 18:51)


  2. "arzu sınır tanımaz" tagline'ıyla sunuldu. david di donatello ödüllerinde en iyi film, en iyi kadın oyuncu, en iyi erkek oyuncu, en iyi müzik ödüllerini aldı. özellikle müzikleriyle bir numara diyoruz.
    (wondrous, 02.01.2005 17:52 ~ 17:53)
  3. sound track i müthiş
    (ozzmosis, 02.01.2005 17:54)
  4. karşı pencere ismi ile sinemalarda oynayan filmdir..
    (zeus, 07.01.2005 14:28)
  5. ''hayatı ve aşkı ıskalamamak lazım'' temasıyla bile izlenmeye değer bulunabilecek ferzan özpetek filmi...
    (rapsodi istanbul, 30.11.2005 15:01)
  6. ailesi için sevdiği erkekten vazgeçen bir kadın,halkı için sevdiği erkekten sonsuza kadar vazgeçen bir adam,ikinci dünya savaşı sırasında italyada iki yahudi erkeğin yaşadığı yasak aşk..
    arzu ettiklerine kavuşamayıp eli bağrında kalanların filmi,çok güzel ama çok yaralayıcı.
    (miçemez, 04.06.2006 19:28)
  7. müzikleri de filmin kendisi de ayrı bi güzel!!şarkısını ne zaman duysam resmen kendimden geçerim.geçenlerde kanal d'de yayınlanmıştı tekrardan ve de sıkılmadan izledim.ama her seferinde kadına sinir oluyorum filmin sonunda..bu kadar da kontrollü yaşanmaz ki ama canım!!ben o kadının yerinde olsam...büyük ihtimal onun gibi yapmazdım...bu arada bu film de dahil bildiğim tüm filmlerinde eşcinsellikten bahsedio, kesin ferzan özpetek eşcinsel die bi tahmin yürütmüştüm kendi çapımda az önce öğrendim(itüsözlük saolsun..)adam gerçekten de eşcinselmiş..
    (pennywise, 25.06.2006 01:26)
  8. bir insanın hayatı boyunca duyabileceği en huzur verici şarkıyı barındıran*, içinde duygu kıpırtısı kalmış insanları bile derinden etkilemeyi başarmış şaheser. seyrettikten sonra asla başkaları için yaşamamak gerektiğini, sonunda mutlu veya mutsuz olmanın kişinin sadece kendi elinde olduğunu, diğerlerinin o mutlulukta veya mutsuzlukta sadece araç olması gerektiğini farketmemi sağlamıştır. filmi anlatayım diyorum ama müzikler aklımdan çıkmıyor ki.

    (bkz: gocce di memoria)
    (bkz: historia de un amor)
    (misuf, 29.06.2006 02:32 ~ 04.07.2006 23:04)
  9. giovanna mezzogiorno ile erkek arıları tanıştıran film
    (exfloresse, 04.07.2006 16:10)
  10. yine tam olarak çözülemeyen bir sonla biten film.ferzan özpetek bunu yapmayı çok seviyor son nokta koymayı sevmiyor çünkü o film hala bi yerlerde devam ediyor.içerdiği ayrıntılardaki derinlikde bile iyi bir film izlediğinizi hissediyosunuz.özellikle giovanna nın işini bırakıp son hızla merdivenlerden inişinde yetişebilsin diye dua edebilirsiniz.hayat da böyle hep bir adım kalır..ama atamazsınız atsanız bile artık çok geçtir.
    (atman, 05.07.2006 01:41)
  11. özpetek filmlerini bütünen sevmeme rağmen cahil periler ve karşı pencere'nin yeri ayrıdır.ayrıca her iki filminde soundtracki kaçırılmamalıdır.iyi seyirler.
    (mabel, 23.01.2007 19:26)
  12. ferzan özpetek'in ne kadar iyi bir yönetmen olduğunu bir kere daha kanıtlayan yapım. sahnelerin her biri özenle düşünülmüş çekilmiş ve bir yönetmenlik başarısı sergilenmiştir. (bkz: hamam) (bkz: harem suare) (bkz: le fate ignoranti)
    konu olarak da farklı zamanlarda yaşanmış iki imkansız aşk öyküsünün taşıdığı ortak yanlar gayet ahenkli bir şekilde anlatılmıştır.
    oyunculuk desen sanem çelik'in türevi olan giovanna mezzogiorno döktürmüştür filmde ve kendisine hayran bırakmıştır izleyenleri. ferzan özpetek'in ekürisi serra yılmaz zaten küçük rollerde de olsa ağırlığını hissettirebiliyor.
    müziklerine gelince, gelmiş geçmiş bütün filmler arasında en mükemmel soundtrack'e sahip olan filmdir. pasta yapma sahnesinde çalan ma che freddo fa ve dans sahnesindeki historia de un amor şarkılarının yeri apayrıdır ama gocce di memoria sizi içine çekip büyüer resmen. özellikle son merdiven sahnesine öyle yakışmıştır ve bütünleşmiştir ki şarkı her dinlendiğinde o sahne hatırlanır ve bir hüzün kaplar bünyeyi.
    (big bang, 27.01.2007 14:59 ~ 15:00)
  13. "sevgili simone,

    senden sonra artık kırmızı kırmızı değil.gökyüzünün mavisi de artık mavi değil.ağaçlar artık yeşil değil.

    senden sonra biz olmanın,özlemenin renklerini aramalıyım.

    senden sonra bizleri utangaç ve kaçak kılan acıyı bile özlüyorum.

    bekleyişleri,vazgeçişleri,şifreli mesajları özlüyorum.

    görmek istemeyenin kör dünyasında kaçamak bakışmalarımızı.

    bizi görselerdi onların utancı,nefreti,acımasızlığı olurduk.

    senden af dileme cesaretini henüz gösteremediğim için pişmanlık duyuyorum.

    oyüzden artık pencereme bile bakamıyorum.

    seni hep orada görürdüm.

    henüz adını bile bilmezken.

    senin daha iyi bir dünya düşlediğin zamanlar

    bir ağacın ağaç,mavinin gökyüzü olmasının yasaklanamayacağı bir dünya.

    bilmem bu daha iyi bir dünya mı?

    artık kimse bana davide demiyor.bay veroli diyorlar.

    bunun daha iyi bir dünya olduğunu nasıl söyleyebilirim.

    senin olmadığın bir dünya için bunu nasıl söylerim."
    (mabel, 30.01.2007 20:08)
  14. final sahnesi şöyledir;


    sevgili davide,

    bizi sonsuza dek terk ettiğinden beri martina sık sık seni soruyor. sana hala simone diyor. hikayeni ona anlatacağım.

    dün işte, ilk kez kendim için bir pasta yapmak istedim.

    hangisini pişirdiğimi tahmin et.

    şefin yorum yapması gerekmiyordu ama pazar günü için yapılacak pastalar listesine benimkini de ekledi.

    sanırım bu iyiye işaret.

    filippo gündüz vardiyasına geçmeyi başardı.

    piyangodan para çıkmış gibi sevindi. çok mutlu oldu.

    şimdilik ondan daha fazlasını isteyemeyeceğimi biliyorum.

    biliyor musun, lorenzo'yu düşündüğüm zaman

    yüzünü unutmaya başladığımı fark edip korkuyorum.

    artık sesini hatırlamıyorum.

    şimdi ne yapıyor? kime gülümsüyor?

    hala tavsiyene ihtiyacım var davide.

    senin bakışlarına, senin jestlerine...

    ama aniden senin jestlerinin benim olduğunu fark ediyorum.

    konuştuğum zaman senin gibi konuştuğumu fark ediyorum.

    seni terk eden herkes her zaman yanında kendilerinden bir parça bırakıyor mu ?

    anılara sahip olmanın sırrı bu mu?

    bu doğruysa kendimi daha güvende hissedeceğim.

    çünkü asla yalnız kalmayacağımı bileceğim.
    (skin, 24.02.2007 04:37 ~ 04:52)
  15. ne yazsam eksik kalacak gibi hissediyorum, bu filmi anlatamayacak olmamdan dolayı olsa gerek.. sadece izleyebildim soluğum kesilerek. aşk bu kadar mı güzel anlatılabilir yahu.. aşk ve ondan vazgeçmek gerektiğinde içe saplanan duygularla harmanlandım adeta. defalarca defalarca izlesem bile bıkmam gibi geliyor; çünkü öle sıradan bir aşk hikayesi değil bu, geri dönüşü olmayan seçimlerimizin vereceği pişmanlıkla yaşayabilmeyi öğrenmek daha ziyade...
    (karamelize ekmek, 25.05.2007 14:51 ~ 13.07.2008 18:06)
  16. soundtrackleri ile yarmış bitirmiş, filmdir.
    neden mi?
    bir anda ortaya çıkan bir adamın, yaşanamayan bir aşkın kahramanının, bir türlü itiraf edilemeyen bir karşı pencere fantezi ile bütünleşmesini konu alır film. kötü anlattım ama olayın özü 3 aşağı 5 yukarı budur.
    ancak karşı pencere fantezisi, öyle bildiğimiz fetiş hale getirilmiş fantezilerden değildir. filmde delicesine işlenen konu, bir insanın duygularını mı yoksa mantığını mı dinlemesi gerektiği üzerine. yaşlı adamın önemi de burada. aklını dinleyen bir adam o. iyi bir pastacı. zengin ve refah içinde yaşayan bir pastacı. ancak aklı ara sıra yerinden gidiyor. kim olduğunu, nerede yaşadığını unutuyor. duygularıyla başbaşa kalıyor işte bu zamanlarda. belki de bunun cezasını çekiyor.
    kadın, işte bu medcezirde, yaşlı adamı mı yoksa kocasını mı dinleyeceğini bir türlü bilemiyor. ilk denemesinde de kocasının karşı pencerenin karşı penceresindeki görüntüsüyle karşılaşınca, vazgeçiyor. aradan geçen zamanda karşı pencere, artık uzaktaki bir pencereye dönüşecek olunca, koşarak çıkıyor evinden ama nafile. artık iş, mektup yazmaya kalıyor...
    bu sade hikayede beni vuran taraf şu; karşı pencerede duran hayaller ve karşı pencereden bakınca görülen gerçekler. evet, ortada durup bakmanın imkanı yok maalesef. illa ki ya oradan ya da buradan bakmak gerekli. işte o zaman da bir türlü karar veremiyor insan. en güzeli penaltıda kalecinin durumu, içinden bir köşe seç ve atla!.. sonra da sevin ya da üzül.. ama asla keşke deme...
    (şiirbaz, 05.06.2007 19:52)
  17. son zamanlarda izlediğim iyi filmler arasında olan ayrıca ferzan özpetek'in de en iyi 2 filminden biri olan yapımdır. (diğeri cahil periler, hangisi daha iyi karar veremiyorum bir türlü)

    tutkularından vazgeçmiş, uzaklaşmış bir insanın çok ilginç bir şekilde onları tekrar hatırlamasını sonrasında tutkularıyla ve gündelik yaşam mücadelesi arasında bir tercih yapmasını çok iyi anlatabilmiş bir film.

    ayrıca film de pasta göre göre insanın tatlısı geliyor,

    (bkz: tatlısı gelmek)
    (hare krishna, 17.06.2007 16:48)
  18. çok güzel bir ferzan özpetek filmi,nerde olduğunu şu an anımsayamasam da filmdeki sevişme sahnesinin en hüzünlü sevişme sahnesi olduğunu okumuştum,cidden de öyledir.müzikleri çok güzeldir
    (bkz: andrea guerra)
    (leda, 18.07.2007 17:13)
  19. giovanna mezzogiorno'nin oyunculuk dersi verdiği, filmi beğenenlerin en iyi filmlerinden biri sayacakları, beğenmeyenlerin de filmin çok etkileyici olduğu gerçeğini inkar edemeyecekleri ferzan özpetek filmi.
    (velvetrevolution, 18.07.2007 17:20)
  20. ---spoiler---

    filmin genelinde anlatılmak istenen şeyi anlayamamakla beraber bazı çıkarımlarda bulunabilecek kadar dikkat ettiğimi sanıyorum. tamam, eşcinsel bir birliktelik de olsa aşkın büyüsünü, aşk için nelerden vazgeçilebileceğini ve aşk için nelerin feda edilebileceğini bir nebze de olsa bünyeme hissettirebildi film. genel olarak iyi derim filme müzikler falan da hoş ama sonu hiç hoşuma gitmedi. isterseniz izleyin.

    ---spoiler---
    (i see mal people, 06.10.2007 17:43)
  21. ---spoiler---

    ferzan özpetek'in genellikle filmlerinde görülen eşcinsellik unsuru (bkz: cahil periler) karşı pencerede simone ile davide'nin aşkı dolayısıyla işlenmekte ki film ilk izlenildiğinde simone'nin massimo girotti ve aşığının kumaş dükkanında perdenin arkasındaki kadın zannedilmesi çok normal.

    davide'nin cebinden çıkan mektuptaki ''artık kimse bana davide demiyor. bay veroli diyorlar.'' ifadesiyle seyirci bir nevi şaşırtılarak, gelişme kısmının zirvesi oluşturuluyor ve sonrasında çözüm'e geçiliyor. zaten mektuptaki bu ifadeyle simone ile davide'nin aşkı belirginleştiriliyor ve dolayısıyla bir nevi çerçeve hikaye tekniğiyle bu yan olay(lar) giovanna ile lorenzo'nun hikayesinin içine yerleştiriliyor.

    baştaki, roma 1943 tarihi de akılda tutulmalı film başlarken, zamanın şartlarıyla birleştirildiği için. davide'nin gençliğine dönüş yaşadığı anlar hep bu tarihte. böylelikle giovanna ve lorenzo ile cafede vermut içen davide -o kısımlarda simone zannedilse de- kalkıp bir hayalin peşinden gittiğinde filmde zaman genişlemesi yapılıyor.

    yaşlı haliyle o günlere dönüp tekrar yaşayıp, sokakta eğildiği küçük kızın filmin sonlarına doğru yanında yaşayan kadın olduğu anlaşılıyor.

    giovanna ile historia de un amor şarkısında dans ederken de ilk başta partideki kızlardan biriyle aşk yaşadığı zannedilse de, tam dans sahnesindeki bakışlarından yavaş yavaş ortaya çıkıyor simone ile davide aşkı.

    ayrıca bence filmin başlangıç sahnesindeki davide'nin gençlik haliyle fırında arkadaşını öldürdükten sonra sokağa fırlayıp, köşe başında elini duvara dayayıp da iki sokak arasında çaresizce kalması, -her ne kadar o iki sokak arasında kalma durumu çok basit bir şey gibi görünse de- çekimlerin bu kararsızlığı bir hayli hissettirmesi, filmin genelindeki giovanna'nın sürekli bir arada kalma ve bir kararsızlık durumu içindeki hisleriyle örtüşüyor.

    ---spoiler---

    filmi kafada oturtmak için en az iki kere izlemek gerektiği kanaatindeyim şahsen.
    (sekizinci cüce, 02.02.2008 11:42 ~ 17.02.2008 14:36)
  22. "sadece hayatta kalmakla yetinmeyin, sizler daha iyi bir dünyada yaşamayı istemelisiniz.sadece düşlemek olmaz...
    ben beceremedim"

    demişti ya yaşlı adam...işte filmin bana göre en güzel kısmı o sahneydi.
    (provezza, 19.07.2008 13:38)