21 mayıs 2012 pazartesi
günün başlıkları: 738 tane
günün başlıkları: 738 tane
- ·
- ·
- ·
- ·
- ·
- ·
- ·
- ·
- ·
- ·
- ·
- ·
- ·
- ·fakir ama güzel kız (17)
- ·
- ·behzat ç (36)
- ·
- ·
- ·oğlum bak git (9)
- ·
- ·
- ·
- ·
- ·
- ·
- ·
- ·
- ·
- ·
- ·istanbul (2)
- ·zaman (4)
- ·via port (2)
- ·
- ·
- ·
- ·beşiktaş (3)
- ·
- ·
- ·this is sparta (2)
- ·
- ·
- ·
- ·
- ·kate upton (3)
- ·
- ·
- ·
- ·
- ·evgeny grinko (2)
- ·
fındık
- (bkz. gamze fındık)
- türkiye'deki en büyük üreticisi ve pazarlamacısı fiskobirlik olan ve türkiye'de en çok giresun'da yetiştirilen,kabukluları çotanak diye de adlandırılan bitki..
- (bkz. aga nigi naga nigi)
- (bkz. fındık ezmesi)
- senenin 1 ayı* şehirden köye taşınan aile büyükleriyle, toplanma aşamasında birebir izleme olanağı bulduğum ve çocukluğumda çok eğlenmeme sebep olan ürün..
- binbir zahmetle üretip neredeyse bedavaya yurtdışına gönderdiğimiz ve çikolataların içine eklenmiş olarak 5 kat pahalıya geri aldığımız kabuklu yemiş.
- argoda hileli zar anlamına gelen sözcük.
- beyoğlu çikolatasının içinde süper giden çerez çeşiti. aynı zamanda alkollu içeceklere ve kolaya da gayet güzel eşlik eder.
- lahmacunun küçüğüne verilen isim.
(bkz: fındık lahmacun) - ülkemizde üreticiye verilen bilinçsiz destekten dolayı çok fazla üretilen,bu sebeple üretici tarafından her sene zorlukla elden çıkartılan,lakin buna rağmen yine de fiyatı bir hayli pahalı olan tarım ürünüdür.
- (bkz: fındık dalları)
- (bkz: corylus avellana)
- bir varmış bir yokmuş bir zamanlar üretilen fındıklarla ailelerin bütün çocukları büyük şehirlerde özel okullarda okuyabilirmiş. üretilen fındık için gelen ameleler bir ay boyu orda yaşayıp eğlenir gülerlermiş, küçükler ev halkıyla da arkadaş olurlarmış. bu yamacın tepesinden başlayarak fındıkları yerlere dökerler, sonra da yamacın eteğine vardıklarında hep beraber fındıkları toplaya toplaya yukarı çıkarlarmış. günler ilerledikçe artık zaten fındıktan uzak yaşayan sahipler fındık dediğinle artık sadece toplanacağı zaman ilgilenir olmuş ve artık sadece gelenek olduğu için devam ettirilmeye başlanmış. zaten girişimci genç nesil fındık yerine yeni ürünler denemeye başlamış. fındığın toplandığı zamanları, çocukluğunu yaşamak isteyip de sürece katılan genç hergün gelip giden kendi halindeki 3 5 ameleye bakıp dururmuş. zaten onun yaşadığı yerde artık amele diye başkalarına denirmiş.
- özkan uğur'un bir zamanlar tüketimini teşvik etmek için çekilmiş reklam filminde oynadığı gıda. bilimum faydalarını saydıktan sonra (zihni açmak, kalp dostu olmak, vs.) cinsel gücü de arttırdığını belirtmesi üzerine (aga nigi naga nigi) talep patlaması olur.
- fındık kadar şeklindeki tabirle, bir ölçü birimi olarak kullanılan yemiş.
- kabuğunu beğenmeyenleri toplumca dışlanmaya mahkum olan şey.
- giresun ve ordu illerinin başlıca geçim kaynağıdır.
- bir zamanlar tüketebilmek için askerin ve öğrencinin ana besin kaynağı haline getirilen, aganigi naganigi diye gaz verilen, ancak zaman içinde değere binip kilogram fiyatı gün itibariyle 20 ytl'yi devirmiş pek faydalı yemiş.
- hükümet ile fiskobirlik arasındaki çekişme sonucu değeri 2 ytl'nin altına düşen ve bu nedenle ordu'da düzenlenen miting sonrası sabrı taşan üreticilerin samsun trabzon yolunu trafiğe kapatmalarına neden olan ürün
- erkekler arasında kadından kızdan muhabbet edilirken sürekli bahsi geçen kuru yemiş...
-abi dünya kadar malın olacağına fındık kadar .... olsun! - değerinin düşmesinin neden olduğu yatak odası ışıklarının erken kapanması olgusuyla ayrı bir kriz konumunu barındıran yemiş...
- fındık üreticilerinin hükümeti protestosunun hemen ertesinde, ntv'de ekonomist güngör uras ile sunucu burçak önder arasında, fiyatların nasıl oluştuğu, nasıl pahalılaştığı ya da ucuzlaştığı konusunun aşağıdaki şahane diyalogla tartışılmasına vesile olmuş sevimli ürün:
burçak önder: sayın uras, fındık fiyatları geçtiğimiz yıla göre nasıl bu kadar düşebiliyor?
güngör uras: bir örnekle izah edelim, burçak hanım fındığını satmak istiyor, güngör de fındık almak istiyor. burçak hanım, fındık elinde kalmasın diye, önüne ilk gelene veriyor.
burçak önder: ehm.
güngör uras: güngör biliyor ki burçak hanımın fındığı kaliteli ama ucuza almak varken niye çok para ödesin? bakıyor ki burçak hanım panikte, bir an önce fındığından kurtulmak istiyor, güngör de hemen kapıyor burçak hanımın fındığını.
burçak önder: ehm, efem çok güzel izah ettiniz, şimdi bir reklam arası veriyoruz. - dünya genelindeki üretimin %70'inin türkiyede gerçekleştirildiği hede. adapazarı da fındık üretiminin çok olduğu bölgelerimizdendir. buradaki fındık daha sivri olur.
- dünyada en önemli üreticisi olduğumuz ürün. yurtdışında iken aldığınız herhangi bir fındıklı çikolatadaki fındıkların türk fındığı olması ihtimali çok yüksektir.
- sigarayı bırakmaya çalıştığım şu günlerde elimden düşmeyen besleyici şey. ayrıca 2 ytl'nin altında fiyatı varsa neden ben kilosunu 10 ytl'den alıyorum dediğim lezzetli şey.


