türkiye'deki en büyük üreticisi ve pazarlamacısı fiskobirlik olan ve türkiye'de en çok giresun'da yetiştirilen,kabukluları çotanak diye de adlandırılan bitki..
senenin 1 ayı* şehirden köye taşınan aile büyükleriyle, toplanma aşamasında birebir izleme olanağı bulduğum ve çocukluğumda çok eğlenmeme sebep olan ürün..
orta karadeniz bölümünün geçim kaynağı, hatta yaşam kaynağı olan bu küçük besin maddesinin üretim aşamalarını siz değerli okurlarla paylaşmak istedim, istedim ki fındık yerken neler yaşandığını bilin ona göre yiyiverin. başlıyoruz:
efendim aylardan kasım bilemedin aralık, toprağa ilk gübre atılır ve toprağın, gelecek yeni nesil fındıklara hazır hale gelmesi sağlanır, bu işlem nasıl yapılır: gübreler her bir fındık ocağının altına ayrı ayrı dökülmek ve daha sonra da gömülmek suretiyle bir kaç gün içinde yapılır, gübrenin dozajını iyi ayarlamak burda çok önemlidir, aksi takdirde fındık ocakları yanar (burda bahsi geçen yanmak orman yangını değil enzimlerin haşat olmasıdır). bu gübreleme olayı aynı zamanda fındığın dibinin kazılması açısından faydalı bir eylemdir.
geldik aylardan mart ve ya nisan ayına artık fındık ağaçlarımız çiçeklerini vermeye başlamış ve açan çiçekler bizlere güzel bir hasat döneminin haberini vermiştir. bu durumda ne yapmamız gerekiyor, bu çiçeklerin daha bir olgunlaşması için ikinci bir gübreleme işlemi yapmamız gerekiyor. bunun içinde kışın yaptığımız eylemi tekrar ediyoruz. bu işlem de çalışan işçi sayısı ve arazinin büyüklüğüne göre bir kaç gün sürebilir.
aylardan mayıs, bu sezon alacağımız fındık az çok belli oldu fındıklar kendilerini göstermeye başladı, ama tabii bizler rehavete kapılmıyoruz çünkü ciddi bir sorunumuz var "fındık zararlıları" bu yaratıklara karşı bu aylarda yaptığımız ilaçlamalarla mücadelemizi verdik ve zaferle ayrıldık.
artık fındığımız bizi bekliyor, ama bahçemiz gübrelemenin de etkisiyle otlarla kaplı, alıyoruz elimize tırpanı ve temmuz ayının sonu ya da ağustos ayının başında bu otları biçiyoruz ki rahat rahat fındığımızı toplayalım.
ve hasat zamanı başladı bahçenin bir ucundan girdik ve en az bir on gün kadar %45 eğimli arazilerde yürüdük, koştuk, çuval taşıdık, dal eğdik, su çektik ama sonuç olarak fındık toplanmış oldu. -yalnız bu işin kolay olduğunu düşünen arkadaşlarımız varsa kendileri için bir fındık toplama organizasyonu sağlayabilirim (yevmiye + yemek + yatak bana ait)- işimiz bitti hadi gelsin paralar diyorsanız boşuna heveslenmeyin. toplanan fındıklar harmanda kuruması için serilir; tabii bu sırada yağmur yağabilir, fındık çalınabilir bu tür durumlar için fındığımızın başına gençlerden bir kaç kişi nöbetçi bırakılır.
güç bela kurutulan fındık daha sonra çuvallanır ve de fiskobirlik ya da tüccara satılır, alınan para genelde sadece borçları kapatmaya yarar, ama emeğin karşılığında ele geçmiş para gibisi de yoktur.
ülkemizde üreticiye verilen bilinçsiz destekten dolayı çok fazla üretilen,bu sebeple üretici tarafından her sene zorlukla elden çıkartılan,lakin buna rağmen yine de fiyatı bir hayli pahalı olan tarım ürünüdür.
bir varmış bir yokmuş bir zamanlar üretilen fındıklarla ailelerin bütün çocukları büyük şehirlerde özel okullarda okuyabilirmiş. üretilen fındık için gelen ameleler bir ay boyu orda yaşayıp eğlenir gülerlermiş, küçükler ev halkıyla da arkadaş olurlarmış. bu yamacın tepesinden başlayarak fındıkları yerlere dökerler, sonra da yamacın eteğine vardıklarında hep beraber fındıkları toplaya toplaya yukarı çıkarlarmış. günler ilerledikçe artık zaten fındıktan uzak yaşayan sahipler fındık dediğinle artık sadece toplanacağı zaman ilgilenir olmuş ve artık sadece gelenek olduğu için devam ettirilmeye başlanmış. zaten girişimci genç nesil fındık yerine yeni ürünler denemeye başlamış. fındığın toplandığı zamanları, çocukluğunu yaşamak isteyip de sürece katılan genç hergün gelip giden kendi halindeki 3 5 ameleye bakıp dururmuş. zaten onun yaşadığı yerde artık amele diye başkalarına denirmiş.
özkan uğur'un bir zamanlar tüketimini teşvik etmek için çekilmiş reklam filminde oynadığı gıda. bilimum faydalarını saydıktan sonra (zihni açmak, kalp dostu olmak, vs.) cinsel gücü de arttırdığını belirtmesi üzerine (aga nigi naga nigi) talep patlaması olur.
bir zamanlar tüketebilmek için askerin ve öğrencinin ana besin kaynağı haline getirilen, aganigi naganigi diye gaz verilen, ancak zaman içinde değere binip kilogram fiyatı gün itibariyle 20 ytl'yi devirmiş pek faydalı yemiş.
hükümet ile fiskobirlik arasındaki çekişme sonucu değeri 2 ytl'nin altına düşen ve bu nedenle ordu'da düzenlenen miting sonrası sabrı taşan üreticilerin samsun trabzon yolunu trafiğe kapatmalarına neden olan ürün