• görseller

    • fıkralarla türkiye
    • fıkralarla türkiye
  1. burada adını verip rencide etmak istemediğim bir kanalın yayınladığı, türkiyenin en kalitesiz yapımları arasında rahatlıkla ilk 5e girebilecek bir televizyon programıdır. bu programda fıkralar skeçlerle canlandırılır ve izleyenlerin bunu komik bulması, ne biliym gülüp eğlenmesi beklenir.
    fakat sorun şudur ki, skeçler o kadar yivrenç, o kadar kalitesiz ve içtenlikten uzaktır ki, izleyici ekran karşısında kasılır kalır. bir tebessüm bile edemez, hatta daha ileri vakalarda stresten kanalı bile değiştirememe, bitene kadar fıkraları izleyip şuur kaybetme durumları bile görülebilir.
    yani programı hazırlayanların emeğine tabi ki saygım sonsuz ama ciddi ciddi insanların bu tür şeylere güleceğini düşünmeleri inanılması güç bi iyimserlik ürünü bence, ellerinden öperim.
    burdan ilan ediyorum, bu programdaki skeçlere gülüp eğlenebilen, mutlu olabilen insanlardaki yaşam sevincini ben takdir ederim, başımın tacı yaparım arkadaş.
  2. bi de fıkraların sonundaki dumur vaziyetini ''nasiii'' ''uyy'' ''vıyy'' gbi sesler çıkararak anlatırlar ki insanı yaşamdan soğutur bu sesler
  3. -ismail türüt'e rağmen- izlenme oranı yüksek bi program. bence şaşırtıcı olan izlenme oranının yüksek olması değil, izlenme oranının yüksek olmasına şaşırılması.

    geçenlerde m.ali erbil bu programın reyting sıralamasında bir demet tiyatro'dan üst sırada olmasına şaşırdığını filan anlattı. istanbul'dan veya ankara'dan bakınca hakketten de skeçlerle canlandırılmış bu fıkralara nasıl olur da güler ademoğlu denebilir. ama kazın ayağı öyle değil; gittim, bazı yörelerimizde nabız tuttum (ehe). urfa'da veya trabzon'da veya erzurum'da (ki genellikle yerel fıkralar canlandırılıyor programda) yöresel ağızla anlatılan ve o yöreyi ilgilendiren yaşanmış olaylar veya fıkralaştırılmış anektodlara halk kahkahalarla gülerken yaptığım cem yılmaz esprilerine veya mükremin repliklerine aval aval bakıyorlar, bunu bizzat yaşadım gördüm (bi "ehe" daha).

    diyeceğim odur ki, programı komik bulmamanız türkiyeyi 3 büyük şehirden ibaret sanmak olmamalı. ekran başında programı izlerken hissettiklerinizi kitlelere maletmemelisiniz.

    ayrıca "vıy", "nasii" gibi yöresel tepkilerin "oha falan olmaktan" daha doğal tepkiler olduğu isviçreli bilimadamlarınca kısa bir araştırmadan sonra doğrulanabilir, buna yürekten inanıyorum. tikkyler yaşamdan soğutmadıysa bu nesli, "nasii?" diye tepki veren bir karadenizliden hiç zarar gelmez.

    her sezon birbiriyle yarışa giren 70-80 diziden belki ellisinde evlerine ayakkabıyla giren aile şirketinde bişiler yapan insancıklara rastlıyoruz. dizilerin çoğunda gördüğümüz bu tiplerin sayısı belki de 1 milyonu geçmez. ya izleyenlerin sayısı? şaşırtıcı değil mi?

    eleştirmek için eleştirmekten vazgeçelim. "oha falan oldum" diyen tikky aleminden nefret et, "nasii" veya "uyy" veya "vıyy" diyen köylüden nefret et, "really?" diyenden nefret et, ee ne diye tepki verecek vatandaş amına koyim?

    "i love fıkralarla türkiye".
  4. hakikaten yayınlayan kanalın diğer birçok programı gibi kalitesiz ve en ufak zeka kırıntısına bile rastlayamayacağınız,gördüğünüzde tereddütsüz kanalı değiştirmenizin sağlığınız için faydalı olacağı program. espirilerin yarattığı hoşnutsuzluğun skeçlerin sonuna eklenmiş yöresel tepkilerle dahi geçiştirilmeyeceği ortadadır. bunu anlamak için tüm türkiyeyi dolaşmaya gerek yoktur.

    zira,programın beğenilmemesi ile tikkylik arasında kurulan korelasyon da ancak böyle bir programda fıkra olarak çıkar karşımıza....nassi
  5. oyuncularının muhtelif tiyatrolardan geldiği, mehmet ali erbil ve türevlerinden oluşan seviyesiz programlar seyredileceğine, tercih edilmesi daha iyi olan televizyon programıdır.
  6. belirli bölgelere hitap ettiğini düşündüğüm proğram. nedeni ne gelince, birkaç kere kardeşim izlerken rastgeldiğim bu proğrama, ben tebessüm bile etmezken, 2 yılını gümüşhane de, 3 yılını erzincan da son 1 yılını da ardahan da geçiren kardeşim, gülmekten şekil değiştirerek izliyordu.
  7. türk halkının zekasına aklına fikrine hakarettir.aynı kanalın benzer yayınlarının varlığı yetmiyormuş gibi yeni yapımlarıda aynı oranda iğrençtir.karakterlerinin tamamının deli rolünün hakkını vermek için yarıştığı bilmem kaçıncı sınıf bir dizileri vardı bir ara. *
    iğrenç bir yayın politikası.