ezber   

adana çık aradan

  1. şiir ezberlemek gibi eylemlerin temelidir.
    (squadron, 17.12.2005 18:42)
  2. türk eğitim sisteminin dayanağı.
    (absent, 17.12.2005 21:04)
  3. ezber kelimesi sanılanın aksine türkçe değil farsça'dır. ez; -den eki anlamına gelir, ber ise göğüs manasındadır. ezber, göğüsten, kalpten manasına gelir. yani ezber, bir yazıyı kağıda bakarak değil, gözü kapayarak kalpten okumaktır.
    ingilizcede de ezberlemek to learn by heart manasındadır.
    (tanrim ben nerdeyim, 16.05.2007 09:06)
  4. hayatı yaşama şeklimiz. ezberlediklerinle ezberlemen gerekenlerle ezberletilenlerle bakıyosun dünyaya. bütün ideolojiler bunu salık veriyor hiç bir ideoloji içinde dahiler istemiyor, görevadamı istiyor sorgulamayan "bu bana uyar ama bu uymaz" demeyen. ne dini cemaatler ne ülkücü ne sol fraksiyonlar hiç biri. hepsi kendi sempatizanlarına ya da dava adamlarına hayali bir dünya kuruyor içinde bol bol hedeflerin olduğu (islami cemaat ve tarikatler için güzel günlere çok az kaldığı az daha diş sıkılırsa neler neler olacağı ile ilgili, sol fraksiyonlarda dünya ekonomik gidişat seyri mutlaka sosyalizmi netice verecek ve halkın adaleti para baronlarını alaşağı edecek gibi ya da ne biliyim tüm duvarlara yazıyolar ya dünya türk olacak gibi) bol bol sanal düşmanların olduğu (islami cemaat ve tarikatler için onlar aydınlıktan rahatsız olanlar küfür adına yapmadıkları kalmayanlar, sol fraksiyonlarda oligarşi düzeni gibi). ve bu çarkı kuranlar kesinlikle algıda seçicilik üzerinde ihtisas yapmalarını istiyorlar yandaşlarının. yandaşları karşılarındakini dinlerken yada herhangi bir yazıyı okurken hep satıraralarına bakmalı ve karşısındakinin dost mu düşman mı olduğunu anlamalı anlatılan ya da yazılanın önemi yoktur sadece karşındakinin kimliği vardır eğer sendense ne derse desin ama senden değilse o zaman çanlar çalmalı o zaman en hain düşman olmalı.
    ya söyledikleri mi? ne olacak ki bozuk saatte günde iki defa doğruyu göstermez mi?
    (khaki, 10.07.2007 02:36 ~ 05.09.2007 15:11)
  5. "ezber alışkanlığı kanser gibi her yanı sarar, kendisinden başkasına hayat hakkı tanımaz.sonunda, hareket alanı olan beyni, düşünme yeteneğini, zevki ve anlayışı öldürür.yıllandıkça kutsanan bu öğrenme yönteminin kökeni, bilginin çok sınırlı bir biçimde depolanabildiği zamanlara dayanıyor.ortaçağda bir kitabın, ancak birkaç tane el yazması nüshasının olduğu dönemlerde en dolaysız 'bilgi ambarı' insan belleğiydi.matbaanın bulunuşundan sonra bilgiyi bellekte saklamak gereği ortadan kalktı.artık bilgiye gereksinim duyulduğunda ona nasıl ulaşılacağının bilinmesi yeterli.zihin denilen o çok değerli yetinin de ambar gibi kullanılması gereksiz.onun bütün gücünü, bilgiler ve düşünceler arasında yeni bağlantılar kurmaya yöneltmek gerekir."

    öss paragrafı
    (natalya casta, 14.05.2008 19:50)
  6. kendince başarı oysa başkasını boğan tekrar, katıksız alıntı.
    (heidi, 03.07.2008 01:40)