merhaba! itü sözlük, içeriği dünyanın değişik noktalarında bulunan yazarlarca oluşturulan bir interaktif sözlüktür. daha fazla bilgi alabilir, üye olarak içeriğin genişlemesine katkıda bulunabilirsiniz.
  1. 1

ezan okunurken köpeklerin uluması

  1. bu başlıkta
  2. bakın dur
  3. sırala
  1. bazı inançlı kişilere göre köpek te ibadetini bu şekilde gerçekleştirirmiş.ama bu tamamiyle 'bak bu da yüce allah'ın lütfu' şeklinde bir beyin yıkama da olabilir.
  2. ezan sesine değil, megafon tipi ses sisteminin boşta kalınca yaydığı düşük frekanslı seslere tepkidir. bahsi geçen sesleri insan kulağı duyamaz, ama köpekler duyar. normalde köpekler bu kabiliyetleri sayesinde uzak mesafelerden yaklaşan tehlikeleri algılayıp hedefi belirleyerek savunmaya ya da saldırıya geçerler, ancak cami hoparlörü gibi doğal olmayan bir kaynaktan böyle bir ses duyduklarında tam olarak neyle karşı karşıya olduklarını bilmedikleri için civardaki bütün köpekleri alarma geçirirler. ezan bitip hoparlörler kapatılınca ses falan kalmaz, köpekler sakinleşir.
  3. cinlerin ortalıkta gezinmesi sonucu ortaya çıkan ilahi gücün ne kadar büyük olduğunu biz aciz insanlara anlatan muhteşem olay. ayrıca ezan okunurken pangolinler kanatlarını titretirler, ki bu da mükemmel tasarımın bir sonucudur.
  4. minarelere ses tesisatının konulmadığı eski zamanlarda özellikle köylük yerlerde böyle bir öykü duymadım.
    ne kendi küçüklüğümden ne de büyüklerimden böyle bir konu hatırlamıyorum.yine de memleketi arayıp anama babama sorarım,edit marifeti ile burada aktarırım.
    ancak bazı zamanlar ezanla birlikte köpeklerin uluduğuna tanık oldum.
    bunlar hep hoparlör dönemiyle hatırladığım şeyler.
    şöyle bir teknik sorum var:
    ortalama insan kulağı 16 000 hz e kadar duyar.(ortalama varsayalım zira 20 li yaşlarda bu değer 20 000 hz civarındadır,yaş ilerledikçe 12 000 hz lere kadar düşer.)
    köpekler, ne kadar notlarını kırarsak kıralım en az 60 000 hz i duyarlar.
    demek ki bizden beş kat güçlü kulakları var.
    sorum şudur:
    ezan okunurken ses sisteminden kaynaklanan ve bizim duyamadığımız bir frekansa tepki olarak uluyorlarsa bu frekanslar hayatın içinde hep var,ilgili ilgisiz pek çok yerde ulumaları gerekir.
    örneğin bazı kampüslerde köpeklerden sakınmak için yüksek frekansli titreşim yayan gereçler kullanan bazı hatun kişiler...onu kullandığınızda teorik olarak köpekçik ulumalıdır.(onu da kullanmayın köpekler sizi yemez korkmayın hay allah yaaa).
    fakat bu tedbire uluma reaksiyonunun alındığı duyulmamıştır.
    ezan akustik okunurken böyle bir şey yoktu varsayalım...
    peki ses tesisatı ile okunurken niye böyle oldu?
    itü nün özellikle müzik birimlerinde okuyup bir yandan sözlükte yazmakta olan şahsiyetlerinden bir ricam var...
    akıl vermek gibi olmasın ama bir veteriner hekimle paslaşarak sahiden merak ettiğim bu konuyu çözebilirmisiniz?
    niçin mi?
    yav bunun cinle şeytanla ne alakası var?
    tam national geographics konusu.
    tez konusu yaparsınız abiler,ablalar.
  5. çok manidar bir eylemdir. alemsin sözlük tüm gece nöbetinden sonra da güldürdün ya beni. aklıma doğrudan bir ateist ile dini inançlara sahip iki kişi arasında olabilecek muhtemel şu diyalog geldi:

    günün bir saati ezan okunur...

    -abi ezanı duyunca aklıma geldi din çok rererö, islam çok blablabla...
    -hoşt ulan köpek!!

    "ezan okununca köpeklerin uluması" al bu cümleyi nereye çekersen çek.
  6. yavruluk dönemlerinde alışık olmadıkları her sese tepki verir bu yaratılar. otobüs sesi, ezan sesi, fıskıye sesi, yağmur, gök gürültüsü vs vs. hatta stand by da bekletilen çeşitli elektronik aletlerin çıkardığı bizim duymadığımız seslere bile acayip tepkiler verebilirler. ancak büyüdükçe ve sese alıştıkça ya da bu sesin onlara zarar vermediğini öğrendikçe artık tepki vermezler.
    ancak köpekler sahiplerinin eğilimlerine göre çeşitli özellikler edinebilirler. misal hiç özellikle alıştırmadığınız halde anneye git ya da babaya git cümlesini komut olarak algılayan köpek bu eylemi gerçekleştirir.
    bilgisayar başında otururken kendisiyle ilgilenmediğiniz için siz bilgisayarla uğraşırken usul usul yatar.
    eğer evde namaz kılan kişi varsa ilk zamanlar çocuk gibi namaz kılan kişiyle oyun oynamaya çalışan bu ufaklık bir süre sonra kişlerin arkasına geçip kafasını sağa sola çevirip ne yaptığınızı anlamaya açalışabilir.
    ayrıca verilen tepkiler köpeklerin cinsine görede değişir büyük ırk köpekler yani yetişkinliklerinde 70-80 kg kadar ulaşanlar alışkın oldukları hiç bir ses için değil ulumak kafalarını bile kaldırıp bakmazlar. ancak kıpır kıpır küçük ırk köpekler atlayıp hoplayıp zıplayıp acayip tepkiler verebilirler.
    ayrıca bu cancağızların hiç denetlenemeyen hal ve tavırları da olabilir bu da çeşitli rahatsızlıklara delalettir.

    bir köpeğin havlayarak ya da uluyarak tepki verebilmesi için özellikle tehdit unsurunu algılamış olması ya da şiddetle eğitilmiş olması ya da özelllikle yüksek seslere karşı tepki vermesi amacıyla eğitilmiş olması gerekir.

    onun dışında köpek ulumasında ilahi bir güç arayanın ciddi sıkıntıları olduğu aşikardır. zira aslında yaratılması, öğrenebilme yeteneği, siz hastayken sizi hiç rahatsız etmeden kendi kendine oynaması ya da üzgün üzgün size bakması zaten bir güce işarettir.
  7. ben çocukken köpeğimiz ağabeyimin çaldığı ağız mızıkasına da ulurdu. demekki o zaman da cinler kaçışıyordu(!) ve yeni örnek;oğlum çello çalmayı yeni öğrendiği dönem evdeki kedim, can havliyle kapıya doğru kaçar ve canhıraş bağrırıdı. sanırım cinleri görürüdü(!) hayvanların bizden daha iyi duyduklarını unutup,bunu cine periye bağlamayın. sadece komik oluyor.
  1. 1