1. hayal dükkanına girdiğinizde sizi ilk karşılayan düş kokan güzelleme... hatta kimi zaman "develer tellal iken pireler berber iken ben babamın beşiğini tıngır mıngır sallar iken" cümleleriyle de aheste revan devam eder. şimdi şirinlik kokan babaannem olsa da bu sözleri yine terennüm edip, düşleri beraber kursak...
  2. deve tellal iken, horoz imam iken, manda berber iken, annem kaşıkta, babam beşikte iken... ben babamın beşiğini tıngır mıngır sallar iken, babam düştü beşikten, alnını yardı eşikten... annem kaptı maşayı, babam kaptı küreği, gösterdiler bana kapı arkasındaki köşeyi..

    cinler top oynarken eski hamam içinde... ben deyim şu ağaçtan, siz deyin şu yamaçtan, uçtu uçtu bir kuş uçtu; kuş uçmadı, gümüş uçtu. gümüş uçmadı, memiş uçtu. uçar mı, uçmaz mı demeye kalmadı; anam düştü eşikten, babam düştü beşikten... biri kaptı maşayı, biri aldı meşeyi; dolandım durdum dört köşeyi..

    deve tellal, pire berber iken, ben dayımın beşiğini tıngır mıngır sallar iken..
  3. masal başlangıcıdır.

    gerçek olmayacağını bile bile dinlenilen hikayelerin zaman kavramıdır.
    belirsiz. ama mutlu. evvel zamanlardan birinde, kalbur saman içinde mutlu yaşayan kahramanların olduğu ..öyküler vardır. aitliği olmayan. aitlik olsa gerçek olurdu hem. o zamanlardan bugünlere geldi söylemler, şekillendi, efsaneleşti sonra. aitliği olmayan. bir prenses vardı, bir kurbağa prens ya da, ya da bir uzun saçlı kız, bir külkedisi belki..ama hep mutlulardı kimseye ait olmayan evvel zamanlar içinde.

    mutlu zamanlar kavramıdır bu; kaf dağının olduğu yerde.