mevlana'dan:
mesnevi (cilt 3):
3902- bende cansız varlıktan öldüm, biten, boy atıp gelişen nebat oldum; nebatken öldüm hayvan şekliyle boy gösterdim.
3903- hayvanlıktan öldüm, insan oldum; artık ölüp azalmaktan, noksana düşmekten ne diye korkacakmışım?
3904- bir daha hamle edeyim de insanken öleyim; böylece de melekler âleminde kol kanat çırpayım.
3905- melek olduktan sonra da ırmağa atlamak gerek, her şey yok olur gider, ancak onun zatıdır kalan.
3906- bir kere daha melekken kurban olayım da o vehme gelmeyen yok mu, o olayım.
3907-yok olurum, yok olurum da erganon [org] gibi, 'gerçekten de biz dönüp ona varanlarız' derim.
fihi mafih:
"mesela önce toprak ve cemaddın (cansızdın), seni bitki âlemine getirdi; bitki âleminden 'alaka (kan)' ve 'mudğa (et)' âlemine sefer ettin. işte keramet budur... bunu inkâr etme ve sana bundan haber verirlerse kabul et."
divan:
"ilkin, maden idin, sonra bitki, 'bilahare hayvan oldun: bu gözlerinden nasıl gizli kalacaktır? bundan sonra, bilgi, akıl ve imanla donatılmış insan oldun."
yine
mesnevi:
"hiçbir şeyden haberi olmayan cansızlardan, gelişip boy atan bitkiye, bitkiden yaşayış, dertlere uğrayış varlığına. sonra güzelim akıl-fikir, ayırt ediş varlığına geldin; ondan sonra da beş duyguyla altı yönün dışına varacaksın."
"insanoğlu önce cematlarda (cansızlarda) zuhur etti, sonra cematlardan nebatlara geçti. yıllarca o fidanlardan bir fidan gibi yaşadı, çok farklı olan cemat halinden habersiz. nebati halden hayvani hale geçince, nebat halinden hiç bir şey hatırlamadı, nebatlar âlemine duyduğu meyilden başka. bilhassa ilkbahar ve çiçekler açtığı zamanda. yine biliyorsunuz ki ulu yaratıcı insanoğlunu hayvan durumundan insan haline çıkardı. böylece insan iklimden iklime geçti, şimdiki gibi akıl irfan ve kudret sahibi oluncaya kadar. evvelki akıllarından hiç bir hatırası yoktur, şu anki akıl durumu da değişecektir."
ha yok, "
islamda tasavvuf yoktur`" demeye devam edersen, olaya başka yönden bakmak gerekir. `