bu konuda en son
hakan gülseven radikal iki dergisinde bir yazı yazmış. daha doğrusu
bilim ve gelecek dergisinin yayın yönetmeni ender helvacıoğlu ile bir sohbetini aktarmış. bakın ne diyor ender bey
zaman gazetesi yazarı
mustafa akyol'un evrim yorumlarının ardından:
"bu mustafa akyol, biyolojiden kuantum fiziğine, jeolojiden astronomiye, genetikten ilahiyata, kimayadan felsefeye her dalın uzmanıymış meğer.(...)
çok güzel demek ki bilimsel yöntemleri kabul ediyorlar. yani bir kuramın doğruluk derecesinin deney, gözlem ve usavurma yoluyla sınanacağını, hatalarından giderek arınacağını veya yanlış olacağını belirten bilimsel yöntem. darwin'in evrim kuramının yıllarca süren gözlemlere, toplanan materyallerin 20 yıllık titiz bir incelemeden geçirilmesine dayanarak oluşturulduğu, bu nedenle 150 yıldır tüm saldırılara karşın ayakta kaldığı, özellikle genetikteki gelişmelerle birlikte sarsılmaz biçimde kanıtlandığı, evrim düşüncesi olmadan bırakın biyolojiyi, hiç bir bilim etkinliğinin yapılamayacağı biliniyor. biz de şimdiye kadar bütün bu kanıtları teker teker ortaya döktük. şimdi yaradılışçılara şunu sormak gerekiyor. madem evrim kuramını bilimsel yollarla sınıyorsunuz, gelin bir de şu yaradılış meselesini bilimsel yöntemin süzgecinden geçirelim. örneğin bir laboratuvara girelim, gönüllü bir "ademoğlu" bulalım, ki ben gönüllü olmaya hazırım, onun kaburga kemiğini alalım ve bir "havvakızı" oluşturalım! yine bir kimya laboratuvarında mekke'den getireceğimiz bir parça çamuru alalım, dünyanın en büyük din bilgini, örneğin fethullah hoca üflesin ve canlı bir varlık oluşsun! dini bütün gemi inşaat mühendisleri, dünyadaki bütün türlerden erkek-dişi birer örneğin sığabileceği bir geminin hangi boyutlarda olması gerektiğini hesaplayıversinler. dünyanın bütün karalarının, everest'in tepesi dahil, suyla kaplanabilmesi için ne miktarda su gerektiğini ve bu suyun nereden bulunabileceğini bilim insalarımız anlatıversinler! kısacası, kutsal kitapları bilimin süzgecinden geçirelim, deneyleri yapalım, gözleyelim ve yorumlayalım. eğer yaradılış efsanesi bütün bu bilimsel sınamalarda n olumlu not alırsa, işte o zaman bilim dünyası olarak tartışmaya başlayalım. madem din ile bilimin uzlaşabileceğini iddia ediyorlar, bunun başka bir yolu yoktur. ama eğer "bunlar allah kelamıdır kullar tartılaşamaz" derlerse, "bu da hasbelkader bilimdir arkadaşım, sen de buradan elini eteğini çek" deriz. hodri meydan!"
not: internete bu yazı henüz verilmediğinden gene elcağızlarımla yazmış bulunuyorum.ayrıca amacım dini karalamak değil dini gerekçelerle bilimsel gerçeklere gözünü kapatmanın saçmalığını vurgulamaktır.