|
|
- evrensel yayınları ile birlikte yayın yapan emep'in yayın kolu..her gazete kendi kitlesini temsil ettiği gibi evrensel gazetesi de aynısını yapar..bu yüzden hazzetmem.
- 10 yıl içinde çok isim değiştirmiş fakat çizgisini değiştirmemiş olan gazete. * * *
- işçi basını
- evrensel dergisi kadar sempati beslemediğim çünkü ondan yüz kat daha taraflı yayın yapan organ
- sınıfın gazetesi
- evren ile ilgili; veya herkesi ilgilendiren anlamında bir sözcük.
- köşe yazarlarını sevdiğim, takip ettiğim gazete.
- web sitesinde majör değişiklikler gerçekleştirmiş gazetedir. daha profesyonel bir görünüm kazanmıştır yeni haliyle.
- türkiye işçi sınıfının ve emekçi halkların dünyadaki biricik günlük gazetesi.
ülkede,'80 öncesinden günümüze değin yıllarca özlemi duyulan günlük bir işçi, emekçi gazetesinin, yine yıllarca süren tartışmalar ve çalışmalar nihayetinde yığınların karşına çıkıp cisim bulmasıdır evrensel gazetesi.
demokratik haklara yapılan saldırıların hemen her dönemde hat safhada olduğu türkiye gibi bir ülkede; sınıftan ve halktan yana tavır koyan, bizzat işçilerin emeği ve gayretiyle yayımlanan bir gazetenin 12 yıllık deneyim içinde geçirdiği süreçlerin neler olabileceğini tahmin etmek muamma olmasa gerek. kapatmalar, gözaltılar, yüklü para cezaları, baskınlar, saldırılar ve basın şehitleriyle evrensel gazetesi türkiye emekçilerinin namusu ve sesi olmaya devam ediyor.
12. yılında evrensel; elbette ilk yıllarına göre ufku daha geniş, gazetecilik etiği daha olgun, haber ağı daha yaygın, materyalleriyle daha donanımlı bir gazete olarak ve daha iyisi için çabalayan vefakâr çalışanlarıyla her sabah büyük bir özveriyle fabrikalara, atölyelere, köylere, varoşlara, emekçi mahallelerine, okullara, kamu dairelerine, tüm ülke sathına yine emekçiler eliyle ulaşıyor.
gazeteye yıllardır uygulanan baskıların yanında, burjuva yalanlarla yapılan karalamalar ve özellikle "tiraj"ı üzerinden küçük görme gayretleri, evrensel'in patronları korkuttuğu gerçeğini de gösteriyor. oysa evrensel, yukarıda sayılan alanlardaki dağıtımı ve içeriği ile bugün türkiye'nin en çok okunan(!) gazetelerinden olma özelliği ile de biliniyor.
metin göktepe katledildiğinde; on binlerin metin'i ve evrensel'i sahiplenmesi dün de bugün de gazeteyi daha güçlü kıldı, kılıyor kuşkusuz. ve o, bugün hatrı sayılır on yılı aşkın deneyimiyle, yayın hayatına henüz başlayan diğer muhalif gazetelere de yardımını esirgemiyor. latin amerika başta olmak üzere avrupa'nın da çeşitli ülkelerindeki işçi yapılanmalarının, örgütlenmelerinin kısa periyotlarla çıkardıkları yahut çıkarmayı düşündükleri gazeteler adına, onlarla da deneyimini paylaşan enternasyonalist bir gazetedir evrensel.
her hafta pazar günleri çıkan ve daha ziyade kültürel nüvelerin yoğun olduğu "pazar" eki, her cumartesi arka sayfasının "çocuk sayfası" olması, 15 günde bir çıkan "genç hayat" adlı gençlik dergisi, ayda bir çıkan her şehre özel "kent eki", yine aylık çıkan "kitap eki", yılın önemli günlerinde yayımlanan "o güne özel" ekleriyle ve her gün birçok köşe yazısıyla, yazı dizileriyle okurunu doyurabilen bir gazete evrensel. ve eksikliklerinin bilincinde olması, bunları büyük bir olgunlukla kamuoyuyla paylaşan tavrıyla daha nice yıllar geçirecektir.
şöyle deniyor;
"evrensel sadece gazete değil; bütün bir hayat!"(lenineli, 27.04.2007 19:22 ~ 06.05.2007 13:52)
- marjinalliği ülke aleyhine çalışmak, solculuğu türk ve türkiye düşmanlığı yapmak olarak algılamış kürtçü-komünist yayın organı. tabii kürt adının geçtiği yerler, demokrasiyi, aydınlığı, insan haklarını temsil ettiğinden bunlarda kendi kendilerini demoklesin kılıcı ilan etmektedirler.
- devrimci işçi katillerinin, işçi sınıfına ihanet edenlerin gazetesi.
- sözüyle ya da iki satır yazısıyla değil özüyle şehitlerimizi, dökülen kanları sahiplenen gazetedir. tam sayfa şehit fotoğrafları, anaların feryatları, hısım akrabaların acı dolu bakışlarıyla tiraj yapmaktansa aklı selim yazılar yazan gazetedir. anlayanına tabi!
fazla uzatmadan lafı kısa kısa değinip geçeceğim(geçebilirim umarım):
tarih: 10.10.2007
yazan: yücel sarpdere
"hangi çocuk, o yaşta ölmeyi ister?..
hangi ana baba, davul zurnayla gönderdikleri çocuklarının eve cansız dönmesini hasretle bekler?
ama şimdilerde öyle oldu yine…
çocuğunuzu gönderiyorsunuz…
ve endişelerle bekliyorsunuz.
ve her kapı çalınışında…
her telefon zilinde kâbuslardan uyanıyorsunuz.
gözünüzü kulağınızı haberlerden ayıramıyorsunuz.
acılar…
gözyaşı…
haykırışlar…
peki, işin çözümü nasıl olacak?
bu kanlı tablolar ne zaman, nasıl son bulacak?
oysa yüksek perdeden açıklamalar çok yapıldı.
kaç senedir intikam salvoları atıldı.
ama, aynı plak dönmeye devam ediyor.
yıllardır süren kan ve gözyaşına çözüm aramayanlar…
çözüm diye daha fazla silah ve kanı dayatanlar, ‘hadi sınır ötesi yapalım’ diyorlar.
sınırlar içerisindeki kanı durduramayanlar, sınır ötesinde nasıl durduracaklarsa o kanı!..
oysa başka yolu olmalı…
bugüne kadar uygulananın, denenenlerin dışında…
ama öyle olmuyor.
beyefendinin aklına gelen ilk şey, amerika’da meseleyi konuşmak oluyor!
meseleyi anlatacak…
bush çözüm bulacak;
ırak’a… filistin’e, lübnan’a bulduğu çözümler ortadayken hem de!
bu ülke kendi ayakları üzerinde durmalı…
bu ülke kendi sorununa çözümünü, kendi içinde bulmalı…
yamyamların elinde oyuncak olmamalı. "
bilmem ne kadar anlamlı geldi ya da ne kadarı neler anlattı bu yazının? yapılan şehit haberleri üzerinden tiraj yapma kaygısı yok değil mi? o biraz garip gelebilir. çözüm diyor çünkü! çözüm öneriyor. çözüm diye önümüze sunulanı eleştiriyor. olan bitenin ardında anlatılmayanı yansıtıyor. alışılmışın dışında bir gazetecilik anlayışı çok doğru. bize gözyaşı lazım, bize çözüm değil olay lazım! aslında anlatmak istediklerim tam olarak başını aldığım yazının sonunda anlatılmış. susacağım konuşmayacağım gayrı o da yetmiyor. "vatan aşkı" kavramı üzerinden girilmiş madem konuya devam edeyim ben de orasından. şehitlerimiz! bizim vatanımız, bizim topraklarımız, bizim bayrağımız için kanı akıtılan şehitlerimiz! hepimizin evladı elbette onlar. hepimizin canı, kanı. medyanın görevi pek tabi olan biteni duyurmak, belki fotoğraf acımasızlığıyla yansıtmak, belki satır satır yazmak. peki ya çözüm? sayfa sayfa yazanlar "vatansever", çözüm önerenler, görün bunu diyenler "vatan haini" mi oluyor? pes ki ne pes! sustum! bundan gayrı lafım yoktur dinleyene, dinlemeyene.
"fakat, medyanın bu “vatan aşkına” ne demeli?
şimdi vurulan gencecik çocukları birinci sayfalarına taşıyan…
vatan vatan, diye bağıran bu medya…
vatan limanlarının…
fabrikaların satılmasını…
kurtuluş savaşı’nda bir telefon cihazı ele geçirmek için kaç insanımızın şehit düştüğü bilinirken…
telekom’un satılmasını “vatan kalkınıyor” diye alkışlamıyor muydu?
petkim, tüpraş elden giderken…
bu medya, patronları için yağmadan pay kapmak için vuruşmuyor muydu?
marlboro gelsin…
bizim tütüncü gebersin, diye “küresel” analizler yapmıyor muydu?
o zaman bu “kahrolmuş” ayaklarına yatmalar…
“yüreklerimiz tutuştu” diye manşetler atmalar…
bu ikiyüzlülük neden?
o medya değil miydi, amerika’nın ırak’ı işgali için yanıp tutuşan…
bölgeye huzur, güvenlik gelecek diye bağıran?
buyurun huzur, güvenlik!
öyleyse bu medyanın “vatanı” nasıl bir şeydir?"
bilmem medya kavramı nasıl bir şeydir? ya da bizim medyacılık anlayışımız nerelerdedir? tamam sustum!
- (bkz: cihanşümul)
(bkz: oktay sinanoğlu) - (bkz: hedef türkiye)(korelle, 12.11.2007 22:15 ~ 22:16)
- (bkz: beynelmilel)
(adsız, 04.12.2007 15:05)
- en iyi sol gazetelerden biridir.bir çoğundan daha tarafsız,şehit haberleri dahil birçok habere yer veren gazetedir.emep çıkartır.iyidir hoştur.
- basmakalıp düşünce tarzını benimsemiş insanlarca hakkında basmakalıp fikirler -şu resmin yanında şu haber, şu başlığın altında şu içerik- üretilen bağımsız sol gazetelerden biridir.
- eli kanlı teröriste "gerilla", şehit olan askerlerimize ise "ölü" deme cüretini gösterebilmiş gazete. demokratik haklar falan diye tutturmuşlar ya, dünyada bu kadar demokratik olan başka bir ülke daha varmıdır acaba. bu ülkede yayınlanan bir gazete alenen örgüt propagandasını bu kadar rahat yapıyorsa daha ne demokratik hakkından bahsediyorlar anlamak mümkün değil.
|