belki ilginizi çeker
  1. · üniversiteyi üniversite olmaktan çıkaran şeyler
  2. · oktay sinanoğlu
  3. · üniversite
  4. · istanbul teknik evrenkenti
  5. · oxford
  6. · hasan karacadağ
  7. · ege üniversitesi kütüphanesi
gündem
  1. · 21 kasım 2009 beşiktaş fenerbahçe maçı
  2. · prison brake
  3. · soğuk havada kısa etekle dolaşan kızlar
  4. · ezel
  5. · sevgilinin 5 gün aramayıp naber diye mesaj çekmesi
  6. · beşiktaş
  7. · 22 kasım 2009 izmirlilerin pkk tepkisi
  8. · dünyanın en içten hassiktir diyen adamı
  9. · çıkma teklifine alınan absürt cevaplar

evrenkent  

  1. oktay sinanoğlu'nun ingilizce university kelimesinin üniversite şeklinde dilimizde kullanılmasına sinirlenerek, bu sözcüğü türkçeleştirerek elde ettiği, kanımca kulağa çok hoş gelen öz ve öz türkçe sözcük.
    universe + city = university
    evren + kent = evrenkent
    (soulforged, 26.04.2004 00:57 ~ 00:57)
  2. üniversite yerine evrenkent diycek kadar öztürkçe konuşmaya kasan ve fakat küreselleşme yerine cihanşümul diyen kişinin arapça ve farsçayla bi alıp veremediğinin olmadığı ve bütün saf dil konuşma kaygısının türkçeyi batı dillerinden arındırmayla sınırlı olduğunu anlatan sözcük
    (lou salome, 03.05.2004 00:33 ~ 00:50)
  3. (cellman, 03.05.2004 00:52 ~ 20.07.2006 14:56)
  4. üniversite yerine kullanılan, en az bilgisayar sözcüğü kadar güzel bir karşılık.
    (selenge, 21.11.2004 13:45 ~ 13:46)
  5. bir tercümeden ziyade, üretilmiş bir kelime.
    (atlantis, 21.11.2004 13:47 ~ 13:47)
  6. university sözcüğünün tam anlamının "evrensellik" gibi bir şey olduğu düşünüldüğünde bir yerleşkeye sahip olan bilim yuvalarına verilebilecek en güzel türkçe isim. hatta kanımca universityden daha anlamlı, temsil ettiği şeyi daha iyi karşılayan bir sözcük. "üniversite"den daha türkçe olduğu da kesin.
    (goyathlay, 27.06.2005 12:02)
  7. 22 senelik hayatımın en az 15 senesinde kullandığım bi kelimenin ancak son bir senedir karşıma çıkarılmış ve kullanmam beklenen karşılığı. geç kalınmış bir hareket, kişilerin değil de tdk'nın ilk kurulduğu gün bulması gereken bir karşılık.
    (bkz: aklın neredeydi)
    (bkz: bilgisayar örneği)

    bunun yerine bir de "dillerine nasıl da sahip çıkıyolar canlarım benim" tadında özendiğimiz ülke insanları tarafından da kendi dillerine adapte edilmiş bi kelimeyken, neyinden gocunduk anlaşılmaz bi kelime vardır.
    (bkz: üniversite)
    (bkz: université)
    (bkz: universitat)
    (bkz: universiteit)
    (bkz: universitet)
    (bkz: universidad)
    (bkz: universita)
    (bkz: universitetas)
    (bkz: univerza)
    gayet türkçe bi kelimedir, birçok farsça, fransızca, arapça kökenli kelime gibi.
    (bınar, 27.06.2005 12:41 ~ 17:29)
  8. aynı dil ailesinden gelen dillerin ("evren" sözcüğüne karşılık olarak "universe" ya da türevi sözcükler kullanan mesela) "university" kelimesini kendi dillerine uygun hale getirip* kullanmaları normal olan; eğer türkçe de onlarla aynı aileden olsaydı bizim de gayet rahat bir şekilde kullanacak olduğumuz ve ancak öyle olsaydı "türkçedir" diyebilecek olduğumuz "üniversite" kelimesinin birçok kişi tarafından kulağa yabancı geldiği için tepki gören türkçe karşılığıdır.

    arapça, farsça, fransızca, ingilizce vb. dillerden türkçe'ye girmiş (birçoğu için "ezikler tarafından sokulmuş" demek daha doğru) sözcükler gibi "dilde yabancılaşma"nın bir başka örneği olan "üniversite" sözcüğünün yerine kullanılması gayet yerinde bir davranıştır.
    (goyathlay, 27.06.2005 14:34)
  9. dilin amacı iletişimse üniversiteden daha az türkçe olan kelime.

    türkçeleştirmenin amacı dilimizi sömürgecilerin elinden kurtarmak değil (o apayrı bir iş), yeni kelimelerin yerine halkın kafasında daha kolay çağrışım yapacak kelimeler koymaktır. üniversiteyi de evrenkenti de ilk kez duyan bir insan için üniversite ne kadar yabancıysa evrenkent de o kadar yabancıdır. evren kent? e nedir yani? (universe + city = university eşitliğinin baştan aşağı yanlış olması konusuna girmiyorum.) şu durumda yerleşmiş olanı bırakmak yapılabilecek en iyi iştir.

    "bilgisayar oldu ama?" oldu tabii ki, çünkü o iş (i) "computer" kelimesini henüz sokaktaki adam duymadan yapıldı, (ii) bilgi ve saymak kelimeleri az da olsa insanların kafasında bu aletle ilgili bir şeyler çağrıştırıyordu. (belki daha iyisi bilgiişler olurdu, ama artık ne fark eder?) ya da buzdolabı. bence mükemmel bir kelime. insanın bir kez duyması yeterli.

    şu durumda "yazıcıya da printer dersin sen!" şeklindeki itirazların ne kadar anlamsız olduğu sanırım görülüyordur. türkçe konuşan bir çocuğa yazıcıyı yazıcı diye öğretmenin sağlayacağı fayda ortadadır. evrenkent için aynı şeyi söyleyemiyoruz maalesef.

    ha "dili sömürgecilerin elinden kurtarıyorum" nidalarıyla insanları peşimden koşturmak istesem ben de televizyona uzakgörü derdim mesela, o ayrı:

    tele + vision = television
    uzak + görü = uzakgörü

    üstelik bu eşitlik doğru. e hadi, olmadı mı? olmadı galiba... olmaz.
    (ali kamber, 20.03.2006 20:36 ~ 20:52)
  10. pek de öz türkçe değildir aslında.

    (bkz: kent)

    kent (isim, soğdca): şehir

    kaynak: tdk sözlüğü

    http://www.tdk.org.tr/TR/SozBul.aspx?F6E10F8892433CFFAAF6AA849816B2EF05A79F75456518CA
    (yorkshire, 28.08.2007 10:57 ~ 10:58)
  11. (bkz: bilim kent)
    (atlantis, 13.02.2008 03:00)
  12. öküzlüğün kusura bakmayın ama dik alasıdır bu kelimeyi kullanmak. evrenkent'miş. peh. univercity değil canım o university. universus latince sıfat, "hepsi bir yerde, hep beraber, topluca" demek. universus mundus "varolan her şey, bütün dünya" demek. universe(ingilizceye de aynen geçmiş) buradan türemiş. universitas da "birlik, cemiyet, dernek" demek.

    devamı için lütfen bugün bir "taraf" alın, 15. sayfasını okuyun.

    bu kadar cehalet ancak tahsille mümkün. university'yi univercity sanmış, ortaya saçmalamış birisi, dünyadan habersiz, millet de "öztürkçe yihuu kullanalım" diye diye geziniyor ortalıkta, dilin içine ediyor.

    not: burası bir sözlük. evet, itusozluk ve bu nevi entry'ler yok piyasada, ne yazık.
    (bor madenleri, 17.02.2009 09:19 ~ 09:20)
  13. 17 şubat 2009 tarihli taraf gazetesinin 15. sayfasındaki sevan nişanyana ait köşe yazısı:
    http://www.taraf.com.tr/...

    bu da 28 şubatınki:
    http://www.taraf.com.tr/...
    (tuygun, 01.03.2009 00:51)
  14. evrenkent kullanımı elbet kulağı tırmalıyor. bu konu oldukça tartışıldı. evrensellik anlamı kesinlikle yok dendi, cevap geldi, karşı cevap geldi vs. her neyse.

    ama bugün kullandığımız birçok kelime zaten bu tarzda türetildi. örneğin "sınav" sözcüğü. imtihan derler eskiler buna. sınav önerildiğinde evrenkent benzeri tepkiler gördü mü bilmem. aslında sınav kelimesinin yapılan şeyle bi ilgisi yok. sınav sınamaktan türemiştir. sınamakta denemek anlamı vardır. ama sınav yapılırken öğrenci denenmez, ölçülür. evrenkent bile daha alakalı yani. en azından universitat ile evrenin bi ilgisi varmış falan. ben anlamam orasını da. demem o ki; "aman alakası yok hem de söylenmesi kulağımı sikti." tepkileri yıllar önce de verildi. bugün unutuldu tabi sınav örneğinde olduğu gibi. bana gelince üniversite güzel ya.
    (mahi ye siyah e kuçuli, 16.03.2009 02:55 ~ 03:31)
  15. - naber hasan ?
    - hasan değil abi, adımı değiştirdim ben. cemal artık adım. bana daha çok yakışıyordu, doğru olan buydu.
    - ah be has... cemal'im... e hasan da iyiydi ?
    - yok abi. böyle artık.
    - iyi, hadi bakalım. cemal... cemal... hasan ? cemal !..

    ve hasan (cemal) köye gider...

    - naber la hasan ?
    - hasan değil emmi, değiştirdim adımı ben. cemal yaptım. mahkeme kararıyla, bak, kafa kağıdında da cemal yazıyo artık.
    - niye la ?
    - değiştirdim. iyi oldu...

    bir süre sonra...

    - la duydun mu, bizim marangoz yasin'in oğlan adını değiştirmiş...
    - hangisi ?
    - hasan.
    - nası; değiştirmiş ?
    - baya... kemal mi ne yapmış...
    - delirdi o da... bu gençler manyak ha.

    halbuki, cemal'e kimsenin garezi yok... ama, maalesef olay böyle.
    (alik, 16.03.2009 04:03 ~ 04:05)

künye  ·  iletişim / şikayet / reklam  ·  sıkça sorulan sorular  ·  itü sözlük görseller  ·  itü sözlük extra  ·  itü sözlük mobil