merhaba! itü sözlük, içeriği dünyanın değişik noktalarında bulunan yazarlarca oluşturulan bir interaktif sözlüktür. daha fazla bilgi alabilir, üye olarak içeriğin genişlemesine katkıda bulunabilirsiniz.
  • videolar

  1. 1

evren bozması

  1. bu başlıkta
  2. bakın dur
  3. sırala
  1. büyük ev ablukada şarkısı, sözlerini yazayım da tam olsun.

    yakınlarda bi gezegende
    unuttuğum tüm şeyler
    hepsi ayrı bir ağrı gibi
    uzanıyor yerinden
    yakınlarda bi gezegende
    unuttuğum tüm şeyler
    hepsi ayrı bir ağrı gibi
    bağırıyor yerinden
    gel beni bul beni bul beni bul
    gel beni bul beni bul beni bul
    gel beni bul beni bul beni bul
    kaçtı bak elinden tuttuğum çocuklar
    kimin bugün doğun günü
    ne vardı aklımda
    geçti bak saatler
    uyanmayı unuttum
    takside bıraktığım kocaman gitar
    kaçtı bak elimden tuttuğum çocuklar
    ne kadar sevdim seni, ne kadar çok
    hepsini bulucam
    bir bir
    yerine koyucam
    bir bir
  2. böyle koyar da koyar olduğun yerde döndürür durur cinsten bişey. allah düşmanıma vermesin o derece.
  3. sırf "ne kadar sevdim seni, ne kadar çok" dediği yerde içeyim diye alkole sigaraya başlamak geliyor içimden.. kahretsin yahu
  4. dünden beri en az otuz kez dinlediğim, büyük ev ablukada'nın güzel şarkısı. dinledikçe yazasım geldi.

    ne kadar

    kayan bir bulutun ardında kalan bir yüz
    uçan bir kuşun geride bıraktığı umut
    badem ağacının dibinde yatan iki miskin kedi
    evin içinde vızıldayan kocaman bir sinek
    aynı parçayı defalarca dinlemek
    ve her dinlediğinde bedenine inen yepyeni bir ürperti
    "yakınlarda bir gezegende unuttuğum tüm şeyler
    hepsi ayrı bir ağrı gibi bağırıyor yerinden
    gel beni bul beni bul beni bul gel beni bul beni bul beni bul
    kaçtı bak elimden tuttuğum çocuklar
    geçti bak saatler uyanmayı unuttum"
    uyanmayı unutttuğum bir rüyadayım
    ağacın altında üzerimizde beyaz birer elbise
    dönüyoruz gülümseyerek olduğumuz yerde
    sonra çok yüksek bir apartmanın onsekizinci katında açıyoruz gözlerimizi
    cam açık, bardaktan boşanırcasına yağmur yağıyor
    hava karanlık, sokak lambaları yanıyor
    o kadar çok gitmek istiyoruz ki, o kadar çok
    aşağı atlamakla atlamamak arasında gidip geliyoruz
    çantamı atıyorum ilkin aşağıya
    bir kar tanesine dönüşüyor düşerken
    bir yandan ağlıyorum
    biri var; şişman uzun boylu, iri yapılı bir adam
    elli bilemedin en fazla altmışında
    zorla tutuyor bizi orada
    elinde bir ara kafama dayadığı bir silah
    herşeye rağmen ne kadar az korkuyorum
    ve ne kadar ısrarlıyım gitmekte
    bir anlam veremiyorum tüm bu olanlara
    uyandığımda, odamdayım
    güneş ışığı süzülüyor içeri
    ve o çok sevdiğim martı sesleri
    sonra yine o şarkıyı dinliyorum tekrar tekrar
    "hepsini bulucam bir bir
    yerine koyucam bir bir"
    sonrası bulut, sonrası badem ağacının gölgesinde iki miskin kedi.
  1. 1