erkek tarafından yapıldığında kız tarafının ayaklarını yerden kesen,kız tarafından yapıldığında erkek
tarafının kendini baskı altında hissetmesine sebep olan olay.
- serpil, benimle evlenir misin?
- (ağzı kulaklarında hatun) aaşkım çok şaşırdım, beklemiyordum. henüz evlillik için erken değil mi?
- orhanla evlenir misin?
- aşkım ??
- pekiyi sinanla?
- cezmi ne diyosun ya? kendine gel
- gelinim olur musun?
- öff cezmi, gidiyorum ben!!
- ikinci bahar'a ne dersin
- allah belanı versin
- karım olur musun?
- ne yapmaya çalıştığını anlamıyorum aşkım
- orhan'ın karısı olur musun?
- cezmi yeter artık !
- pekiyi sinan'ın
- pezemenk cezmi
- senden çocuğum olsun istiyorum.
- orusbuçocuu
- başı götü tıpkı senin gibi...ühühe..hastalıkta ve sağlıkta, iyi günde kötü günde..hastayım lan serpil. cezayir ehliyetim yoktur.
- teklifim hala geçerli bebeem. benimle dellenir misin? mutlaka ara beni ! ühühehü..
istediğin kadar hatun kişinin ayaklarını yerden kesecek organizasyon yap, istediğin kadar kendilerini şaşırt, kapısının önüne kamyon kamyon çiçek yığ, ziynet eşyaları al hediye olarak, yine de o sihirli soruyu soracaksın aga, ben bugün bunu öğrendim.
benimle evlenir misinsorusuna sevgilinin "ayy evet aşkııaaam" diye cevap vereceğinden korkuyorum lan. kesin genetik bu soruyu duyma ve cevaplama arzuları. o ne öyle kabus gibi. biz organizasyonumuzu yapmışız delikanlının el kitabında yazdığı şekilde. daha ne teklifi, ne sorusu? teklif ayağı göt ayağı hem. evlenmeyecektin, ne diye peşinden koştuk o kadar zaman. elalem tek gecelik ilişkilerin adamı olurken biz muhallebici köşelerinde panjurları pembeye boyamakla meşguldük hatırlıyorsan. daha ne "benimle evlenir misin"i. biz bilmiyor muyduk zirvelerden hatun kaldırmayı, kesişme sonrası yaşanan doğal sürecin peşinden koşmayı.
hayır, herşeyin iki dudağın arasından çıkacak bir "evet"le biteceğini bilse, panjurları pembeyeye boyayan şu 1.85lik dalyan gibi beden benimle evlenir misin de der son tahlilde. daha isteyecez, elimiz titreyecek kahveyi alırken, çiçek çikolata stresine gireceğiz, allahın emri peygamberin kavli diyeceğiz.
hayır cevabı alma riskine karşılık, boş gitmem bu teklifi yapmaya..şöyleki:
-benimle evlenir misin?
+şu an böyle bişeye hazır değilim..
-ya benim olursun ya kara toprağın ulen kahpeeee..ve dan dan diye 2 el silah sesi duyulur..sigaramı yakar, polisi beklemeye başlarım, pişman değilimdir..
bon jovi'nin all about loving you şarkısının klibinde oğlanın kız arkadaşına paraşütle atlayarak yaptığı teklif...başta dahice gelse de daha sonra evde kalmış bir kadının da aşağıdaki "hayır atlama çooocuğum daha çok gençsin!.." gibi şeyler söyleyen kalabalığın içinde olup sözü üstüne alabileceği ihtimali bu dahi fikri zedelemişti...ama yine de etkileyici bir teklif yolu...
- teklifiniz hala geçerliyse sizinle evlenmek istiyorum
- terketti de mi o pezemenk?
- pekii, akşam yemeği teklifiniz hala geçerliyse kabul ediyorum.
- kabul edenler? etmeyenler? ahahaha !
bu teklifi bekleyebilecek kadar sabırlı olamayan hatun kişiler büyük ihtimalle o romantik anı yaşayamadan bir sonraki aşamalara geçme durumunda kalacaklardır. * (bkz: kız isteme)
(bkz: söz)
(bkz: nişan)
(bkz: nikah)
- dişlerinizi fırçalayın.
- ayakkabılarınızı boyatın, cilalayın, parlatın.
- kesinlikle yaratıcı olun.
- kırmızı gülü bu yaratıcılıkta mutlaka bir yere sıkıştırın.
- kırmızı güllerin sayısı tek olmalıdır. para yoksa hatırlatılmalıdır ki 1 tek sayıdır.
- sayısının tek olması gereken bir diğer şey ise pırlantadır. büyük bir tek taştan, küçük üç taş daha göz alıcıdır.
- evlenme teklif edilirken aynı kapıya çıkacak saçma sapan yaratıcı cümleler kullanmayın. (benimle götümün kıllarını kadayıf yapmaya var mısın? gibi..) "benimle evlenir misin?" kalıbı samimi ve sadedir.
- evlenme teklif edilirken ne olursa olsun direk göz bebeklerine odaklanın. elinizdeki pırlantadan çok gözlerinizdeki ışıltı farkedilsin.
- cevabı beklemeden yüzüğü alın ve nazikçe parmağa takın. heyecandan sakın ayak parmaklarına yönelmeyin, genelde sağ elin yüzük parmağı bu iş için uygundur.
not: sevdicekle ikinci yılı yarılamışızdır ve o gün sabahtan da çok kötü bir kavga edilmiş, sevdiceğin kalbi çok kötü kırılmıştır.
sevdicek yurtta kalmaktadır, kız yurdunun (bkz: erciyes üniversitesi) tam karşısındaki köprünün altına inilir, yaz geldiği için içinden su akmayan derenin tam ortasına metal bir telin kıvrılması marifetiyle o yazı yazılır, telin etrafına yorgancıdan alınan bir kilo pamuk sıkıca sarılır, telle sıkılır, marketten alınan bir litrelik kolonya şişesinde ne varsa itina ile dışarı taşmayacak şekilde pamuklardan oluşmuş yazı üzerine dökülür. başında bir arkadaş bekletilir, ki köprünün altında olduğu için o arkadaş yukarıyı görememektedir.
bir başka arkadaş - asistan da yurdu ve köprü altını aynı anda görebilecek bir yere geçirilir, bekletilir.
kız arkadaş cepten aranmadan yurda gidilip ismi anons edilmez, yurt kapısındaki bekçiden rica edilip kızın odası aranır ve "yurt müdürü görüşecek kızım seninle, danışmaya gel" denilir.
kız danışmaya gelince beni görür, elimde ne bir gül ne bir çiçek... "ne oldu" sorularına hiç cevap verilmez, elinden tutulur, yurdun karşısındaki yoldan geçilir, nöbette bekleyen arkadaş köprü altını uyarır, sevdiceğin elinden tutarak köprünün üstüne tam varıldığı anda aşağıdaki yazının bir ucundan çakmak ateşlenir.
kolonyanın yanmasıyla birlikte yazı yavaş yavaş ortaya çıkmaktadır. sevdicek tamamen şaşırmış vaziyette, "ne oluyor, nasıl yani" derken gömlek cebinden yüzük çıkarılır, uzatılır, aşağıda yanan, (iki yıldır hayatıma yaptığı gibi) karanlıkta ortalığı aydınlatan ateşte yazmakta olan söz sevdiceğe söylenir:
izmir alsancaktaki o eşsiz çimlerde oturmaktaydı birbirini tam üç yıl sonra bulan çift..
hava kararmış,yağmur başlamıştı. o koca sahilde çevrelerine bakındılar,herkes ama herkes deli gibi yağan yağmurdan kaçmaya başlamıştı. ilerideki sokak lambasının ışığın yardımıyla yere düşen damlaların ne kadar çok olduğunu görebiliyorlardı.tamamen ıslanmışlardı, aldırmıyorlardı çünkü ; aşıktılar..
delikanlının göğsüne yatmıştı kız, aklından geçen tek düşünce parçası ise huzurlu olduğuydu..işte bu anda eğildi kızın kulağına delikanlı.. fısıldamaya başladı ;
niye, evlenince sanki ne yapacaz ki? cevabını almanızın muhtemel olduğu, asla sormaması gereken soru, çünkü cevabın evet olma ihtimali her zaman daha yüksektir ve olaki evet cevabını da alırsanız, yandığınızın resmidir. o an itibari ile dünya durmuştur artık ve tepsi şeklindedir, öküzün boynuzunda...öküzün kim olduğunu söylemeye gerenk yok sanırım.
vakitli yapmak gerekir. herşeyi bok ettikten sonra teklif edecek kişi de bulunamıyor, zaten olsa da kabul etmezmiş... insan oturur ben ne kadar aptalmışım diye düşünür.
teoman'ın bir röportajında..
evlenmek isteyeceği bir bayana, gayet normal koşullarda aniden yapabilirmiş bu teklifi. birasını yudumlarken, 'evlenelim biz ya.' diyebilirmiş.
hatunu arayıp "biraz dolaşalım" dedikten sonra özel uçağınızla şehrin üzerinde uçarken de yapılabilir.
sonra arkadaşlarınız düğününüzde alwaysi çalarlar.
* *
ev hanımı olup cam siler misin
aksam yemeğimi hazır eder misin
benim kadar kendini sevebilir misin
bir ömür nedir bilir misin
benim için birtanesin
düşünmeden söyler misin
benimle evlenir misin?