evlilik içi tecavüz   

adana çık aradan

  1. eşini istemediği halde, zorla cinsel ilişkiye zorlamak.
    artık bizim kanunlarımızda da suçtur.
    (stocky2001, 23.12.2006 12:24)


  2. evlilik içi olmayan tecavüzden bir farkı olmayan olay. yasalara göre suç sayılmasıyla birlikte birşey değişmemiş, yüksek yargı organlarından kadın haklarını hiçe sayan, yüz kızartıcı sonuçlar çıkmasının önü kesilememiştir. yakın tarihte, önce tecavüze yeltenip sonra eşini öldüren adamın, boğuşma esnasında kadının kendisine vurduğunu iddia etmesi ağır tahrik sayılmış, cezasında indirime gidilmiştir mesela. başta, ruhunun olanca çirkinliğine rağmen türkiye'nin en güzeli, kadınların rol modeli falan diye nitelenen, cehaletini başında taç gibi taşıdığı halde tvlerde program yapıp fikir pörtleten, iktidar yalakası, popülist, ar damarı doğuştan eksik magazin süprüntüleri olmak üzere evlilik içi tecavüzün bir suç olmadığını düşünenlerin, kadınıyla erkeğiyle, haftalarca mesir macunuyla beslenmiş erkek goriller tarafından kovalanmasını ve yakalanmasını istiyorum evet.
    (fantaghiro, 29.05.2008 13:56 ~ 15:22)
  3. ülkemde tecavüzcüsüyle evlendirilen biriniin başına gelirse ne yapılacağı belirsiz bir durumdur. çünkü kişi zaten tecavüzcüsüyle evlidir.
    (gone with the sin, 29.05.2008 13:59)
  4. daha önceden (eski tck dönemi) erkeğin kadının vücudu üzerindeki tasarruf yetkisi ve evliliğin kadına yüklediği mükellefiyetlerden dolayı suç sayılmayan bir ''şey''di. sadece pek fena muamele adı altında boşanma sebebi olarak gösterilirdi. şimdi ise artık eşin şikayetine bağlı olarak kovuşturulan bir suç haline gelmiş durumda. ama gel gör ki zihniyet farklı değil.
    (sirene, 29.05.2008 14:09)
  5. tck da bu konunun düzenlenmesi şöyledir:

    tck madde 102. -
    (1) cinsel davranışlarla bir kimsenin vücut dokunulmazlığını ihlâl eden kişi, mağdurun şikâyeti üzerine, iki yıldan yedi yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

    (2) fiilin vücuda organ veya sair bir cisim sokulması suretiyle işlenmesi durumunda, yedi yıldan oniki yıla kadar hapis cezasına hükmolunur. bu fiilin eşe karşı işlenmesi hâlinde, soruşturma ve kovuşturmanın yapılması mağdurun şikâyetine bağlıdır.

    ancak kadın bu durumu şikayet bile etmiş olsa unutmayınız ki, erkekler tahrik adı altında kendilerini kurtarmaya devam etmektedirler. yeni tck 2004 yılında kabul edilmesine rağmen, ilk ceza 2007 - temmuzda verilmiştir.
    (kurutulmus kelebek, 29.05.2008 14:21 ~ 14:22)
  6. diğer türlü tecavüze (burada aslında "normal tecavüze" yazacaktım neredeyse. lafa bakar mısın? normal tecavüz. normlara uygun, genel kabul görmüş, olması gerektiği gibi olan tecavüz. evlilik içi tecavüzün ne kadar fena bir şey olduğundan bahsetmek üzere yola çıktığım bu giride, maksadımı tamamen aşarak evlilik içi olmayan tecavüzü normalleştirmiş oluyorum böylece. çünkü ondan yola çıkmadan evlilik içi tecavüzü tanımlamama, kullandığım dil, müsade etmiyor. kullandığımız dilden daha açık, daha doğru olmamız mümkün değil maalesef. konuyla ilgisi yok bunun ama içimi dökesim geldi, parantez de kontrolden çıkmış bu arada. kapatıyorum. kapattım.) nazaran son derece sinsi, riyakar ve onu daha da iğrenç yapan bir tarafı var: kolaylığı, zahmetsizliği, tehlikesizliği. (üç tarafı varmış.)

    suç mahalli ailenin kutsal mekanı ev, suç aletini boş ver, şahit bulmak imkansız, yöntem ve neden ise evliliğin mahrem ilişkiler ağının derinliklerinde gömülüyken, suça esas teşkil eden fiilin oluşumu nasıl tespit edilecek, nasıl karara bağlanacak, nasıl cezalandırılacak?

    her iki tarafın da ayakları üzerinde durmaya muktedir olduğu modern evlilikleri bir kenara bırakırsak, ki bence oranları ihmal edilebilirdir, tüm hayatını suçluya emanet etmiş ve ona göre düzenlemiş, böyle yapmakla kendisini onun karşısında nihai olarak savunmasız kılmış bir mağdura karşı işleniyor bu suç. suçun tespitinin zorluğu ve süreçte oluşacak dayanılmaz toplumsal baskıyla da katmerleniyor şiddeti, zira çokça da suistimale açık bir konu bu. kanunların kapasitesinden geçtim, karara varmak en iyi niyetli mahkeme heyeti için bile öyle kolay değil.

    maddi ağırlığı eşit olabilir, ama manevi kalibresi herhangi bir tecavüz fiilinden oldukça farklı bence bu yönüyle. verilen zararın karşı taraftaki karşılığı "başıma kötü bir şey geldi" diye açıklanabilmenin çok ötesinde. hayatı tamamıyla yanlış anlamış, yanlış kurmuş olma hissi, kendi kişiliğinden şüphe ve kalıcı bir çöküntüye neden olabilir. büyü gibi, tılsım gibi, doğuştan gelen fiziki üstünlükten faydalanarak kolayca yapılıveren, bir ruhu belki sonsuza dek söndüren bir eylem.
    (tembel, 02.06.2008 16:36)