fobide mantık aranamaz ama bu en mantıklı fobidir heralde
ekonomik kaynaklı olması muhtemel fobi. ama tam olarak ilişkiye başlama fobisi olarak adlandırılmalı diye düşünmektedir bendeniz kane. zira işi evliliğe kadar götürmüş kişilerin; eşlerinin bu fobisini ancak evlilik söz konusu olduğu anda anlayıp kalplerini boş yere kırdırtma gibi bir lükse sahip olmaları hiç de adil değildir. bu fobiye sahip olup ciddi ilişkilere başlayanları kucağa yatırıp tokatlamalı, kulaklarını çekmeli.
lakin böyle bir şey yoktur. yok evlilik mevlilik fobisi. kadınların bilinç altında olan doğum sancısı fobisinin sadece değiştirilmiş versiyonudur.
(bkz:
kızım sana söylüyorum gelinim sen anla)
bir çin atasözü der ki "
evlilik fobisi yoktur
vaginismus vardır."
genelde erkeklerin yaşadığı bir fobi türüdür.
çok eski zamanlarda yaşamış olmayı isterdim lakin yaşamadım. zannımca bu evlilik fobisi de diğer pek çok modern insan sayıklaması gibi sonradan var edilmiştir. (varedilmiş mi olacaktı bilemedim)
erkeklerde ağırlıklı görülen bu fobinin sebebinin tamamen dayatma olduğunu düşünüyorum. ha bir de mutsuz bir aileden gelenlerde olabilir. onu bir yerde anlayabiliriz, aile içinde mutluluk görmemiş bir insan evliliğe soğuk bakabilir, ya da tam tersi kendisi mutlu bir evlilik yaşayıp kendi yaşadıklarını çocuklarına yaşatmamak istiyor da olabilir. ama aşağı yukarı normal bir aileden gelip de "ben evliliğe karşıyım, evlilik aşkı öldürür,diğer duyguları da sakat bırakır" tadında beyanatlarda bulunanlara çok kızıyorum ben kendim şahsen. kardeşim adam gibi de ki , bu devirde bir sürü olanak var, bir sürü hatun götürmek varken ne demeye her gece aynı kadını koynuma alayım ? hem erkek dediğin olabildiğince geç evlenir ve skor yapar ki şanı yürüsün. yok efendim erkekte çok eşlilik varmış, yok efendim erkek dediğin çapkın olurmuş. bayılıyorum modern dünyanın modern erkeklerine. nasıl da kendi yalanlarını yaratıp onun peşinden pervasızca ve dahi arsızca gidebiliyorlar yüzleri kızarmadan. kimse evlenmek istemek ya da evliliği sevmek zorunda değil. zaten dediğim gibi mutlu bir ailede büyümenin ne olduğunu bilmeyenlere, aile nedir bilmeyenlere oturup o kadar da kötü olmayabilir sevdiğin bir insanla yaşlanmak, birlikte bir aile kurmak, insan yetiştirmek. bunda korkacak ne var diye salık veremezsin. onlar baba geç kaldığında annenin evde çocuklara belli etmeden panik halde oradan oraya dolanmasının neden olduğunu bilmezler, ya da pazar sabahları tüm aile masa başında saatlerce kahvaltı edilmesinin tadını da. babanın elinden tutup gezmeye götürmesini ve bir çocuk için en büyük hediyelerden birini dondurmayı almasını beklemeyi de bilmezler. kendi cebinde para olmadığı halde borç alıp uzakta okuyan çocuğuna gönderen babaya hayran da olmamışlardır, ya da her sabah saat 6 da arayıp kolay gelsin yavrum işin rastgitsin diyen bir babaları da olmamıştır muhtemel. sonra annenin arayıp her sabah ne konuşuyo bu senle gizli gizli diye şakacıktan sorgulamasını da yaşamamışlardır. kavga edildiğinde bile çocuklarına babaları hakkında tek olumsuz laf etmeyen anneye sahip olmamışlardır.
okulda sorun olduğunda tüm işlerini bırakıp gelen anne ve babasının müdürün odasına fırladığını gördüklerindeki güveni de duymamışlardır. üstelik okul yaşanılan şehirden başka bir şehirde iken...
evlilik neden yapılır ? aile kurmak için. iki kişinin arada bağ olarak sadece bir nikahla aynı evde yaşaması değildir evlilik . bir nikah herşeyi belirlemez. kader arkadaşlığı, hayat yoldaşlığı, açlığı da yokluğu da paylaşmaktır asıl nikah. tatminsizliğin insanı nelere sürükleyeceğini bilip az ile mutlu olmaktır, hatta çoğu zaman azda karar kılmaktır. sevmeden bin kadınla sevişmenin, sevdiğin bir kadınla sevişmenin yanına bile yaklaşamayacağını bilmektir. sevdiğin insanın cocugunu büyütmektir. sevmektir asıl nikah.
şimdi siz sevmekten mi korkuyorsunuz, seviyormuş gibi yapmaktan mı ?
(bilginsel, 01.11.2009 02:12 ~ 02.11.2009 00:04)