belki ilginizi çeker
  1. · boşan da evlenek
  2. · adı bende saklı
  3. · i was hoping
  4. · istersen hiç başlamasın
  5. · unutulur
  6. · kendinden büyük birine aşık olmak
  7. · bir gay in bir heteroya aşık olması
  8. · yaprak dökümü
  9. · erkeğim değilsin başka kadının var
  10. · sikerim böyle aşkın ızdırabını
  11. · madde 98: hiç olmayacak birine dünyanın en inanılmaz konuşmasını yap (reklam)
gündem
  1. · itü sözlük e bir daha gelinse alınacak nickler
  2. · cebe sevgili ismini kayıt şekilleri
  3. · itü sözlük yazarlarından özlü sözler
  4. · author
  5. · 250 milyarlık cip kullanan türbanlı
  6. · tunceli alevileri dinsizdir
  7. · annelerin yakışıklı anlayışı
  8. · hakkı devrim
  9. · suçlular aramızda

evli birine aşık olmak  

 sayfa  / 3
  1. (bkz: adı bende saklı)

    edit: başlık başıma kalmış.
    (epilofs, 07.08.2007 22:19 ~ 05.08.2008 23:21)
  2. aşık olmak için kişilerin uzun süre birlikte zaman geçirmesi,bir şeyleri paylaşması gerektiğine inanan bünyelerin mantıklı bulmadıkları olay.bu kişiler aynı zaman da yıldırım aşkına da inanmazlar.ilk gördükleri anda hissettiklerinin etkilenme olduğunu bilirler.eğer bir insana aşık olacak kadar ona yakınlaştıysanız,çok fazla şey paylaştıysanız iki tarafta başlı başına hatalıdır.

    ha ancak şöyle bir şey vardır.kişinin yıllar boyu aşık olduğu insan tututp başka birisiyle evlendiyse yapacak pekte bir şey yoktur.uzunca zaman acı çekmesi,yanması muhtemeldir

    siz yine de (bkz: unutulur)
    (chakıl, 07.08.2007 22:25)
  3. allah'ına kadar değse bile gemlenesi duygudur.yani eyer şart, at gözlüğüyle mutlu yaşamaya beyhude adanmadan önce...
    aşk ile samanlık seyran olmuyor ne yazık ki.hayatın merkezine bu oturdu mu önce yavaş yavaş ruh zayıflıyor sonra saçlar beyazlıyor, son hamlede ilaç takviyesi başlıyor, üfleyince yıkılacak duvarlara dönünceye dek...
    çalan telefonlar, aşk kokan mesajlar, gidilen "aile" ziyaretleri, "sıcak yuva" yemeği için dönüş yolunda ısmarlanan ekmekler ve kaçınılmaz "yatak seferleri"..
    buna rağmen pes etmeyen gelinlik hayalleri, bir türlü ölmeyen kahrolası umutlar,
    birer çocuk gibi ısrarcılar...
    barış manço'nun "kol düğmeleri" bile daha şanslıdır bu durumda, kıskanılır. hiç yaşanmayacak akşamları
    onlar bile yaşıyor diye...
    olmuyor, görmezden gelinemiyor bir türlü! ya ölü toprağı serpilmişcesine vurdumduymaz olacaksın,
    ya da
    sevmeyeceksin...
    (jeanne darc, 07.08.2007 23:15)
  4. - ancelina, gün gelecek benim olacaksın ulan, yar etmem seni kimselere!!!
    (bkz: angelina jolie)
    (strutter, 07.08.2007 23:17)
  5. bugün ayın onudur
    eğlen sunam eğlen
    unu buğday unudur
    yandım sunam oy
    evliye meyil verme
    eğlen sunam eğlen
    eve gider unutur
    yandım sunam oy
    dizelerini akla getiren, boşa kürek sallama eylemi.
    (so so, 07.08.2007 23:25 ~ 23:31)
  6. (beta, 07.08.2007 23:34)
  7. (bkz: yaprak dökümü)
    (bkz: sedef)
    (ruhani oyun havaları, 07.08.2007 23:41)
  8. en makbülüdür.

    ileride evlenildiğinde kira derdi olmayacaktır.
    (hansvoralberg, 07.08.2007 23:44)
  9. iki taraf içinde, bir kıpırtı hissedildiği anda koşarak uzaklaşılması gereken durumdur. aşkın karabasan halidir. bedelini ödemeye değmeyecektir.
    (girift, 07.08.2007 23:53 ~ 23:55)
  10. aşık olunan kişi önce bir sevgili bulur, birkaç yıl sonra nişanlanırlar, beraber yaşamaya başlarlar; birkaç yıl sonra da evlenirler. bu süre zarfında o senin ismini bile bilmiyordur. "keşke en baştan beri evli olsa, şimdiye kadar alışırdım" der insan ama göz göre göre evlendirmişsindir aşık olduğun kişiyi.

    "keşke aşık olduğum biri evlenmiş olacağına, evli birine aşık olsaydım" der...
    (love metal, 08.08.2007 00:20)
  11. folklorümüzü de etkilemiş bir sorundur. bakınız ne demiş âşık kerem:

    yağmur yağar şapır şapır buz gibi,
    eridim kalmadım çürük duz gibi,
    kocan ile geçincemen yok ise
    boşan da gel kabülümsün kız gibi.

    asıl şunu merak ediyorum; kerem bey türküye mevzubahis evli kadına göz koydu ve gece boyu uyumayıp bu türküyü yaktı (güfteledi ve besteledi). ve diyelim ki ertesi gün elinde sazıyla kadının sokağının başındaki dibek taşına oturup çalmaya ve söylemeye başladı. bu durumda sokaktaki evlerde yaşayanların tepkileri neler oldu? kendi aralarında neler konuştular? kaç erkek bu türkü yüzünden karısını boşamaya yahut şiddet uygulamaya kalktı? aile büyükleri, çocuklarına hangi tavsiyelerde bulundular?

    ve asıl önemlisi türküye muhatap kadının tepkisi ne oldu? türküyü duyduğu anda kasıklarından aşağıya sıcak bir arzu çağıltısı ılgın ılgın yayıldı mı? yanakları pembe pembe kızarıp bunu kaynanasına belli etmemek için mutfağa kaçtı mı? ve o gece kocasıyla sevişirken kerem beyi düşledi mi?

    ne oluyor lan bana?
    (muzevir, 04.01.2008 14:53)
  12. ama evlisin benim değilsin
    yıllar önce nerdeydin
    çok geciktik sevgilim

    dizelerine sahip bir yıldız tilbe şarkısını akla getiren eylem. hayır, şarkısını yaptın bir de üzerine evli barklı adama "sevgilim" diye hitap etmiyor musun? ayıp lan ayıp. adamla ne yaşadıysan yaşadın ele güne ilan edip bir de üzerine sevgilim demek neymiş. terbiyesiz. ahlaksız. ümit besen de yapıyor bunu, ondan mı cesaret alıyorsun? "nikahına beni çağır sevgilim" diyor. ulan kadın evleniyor be! yarın bir gün bebeleri olacak. çocuk bu şarkıyı dinlediğinde utanmayacak mısın kendinden? püüüü senin kalıbına.

    (bkz: tükürme efektli babanne paragrafı)
    (fingerbang, 04.01.2008 18:07)
  13. kuşkusuz çok kötü bir durumdur; ama alışmak da mümkündür bu duruma. oysa daha beteri mevcuttur: evlenecek birine aşık olmak. eğer söz konusu aşk karşılıksızsa, evlenecek kişinin evlendiği süreci görmek çok feci bir şeydir. karşılıklıysa ve arada aile vb. bazı engeller mevcutsa bu daha da fecidir. ama içinden çıkılmaz değildir. her şeyden önce karşı tarafın da sevdiğini ve evlenmek üzere olduğu halde aşkınıza karşılık verdiğini düşünelim. bu durumda aşık, kendince stratejiler geliştirecek, ahlaki olarak da zor bir durumda olunduğu için bir "olur"u bulunmaya çalışılacak; bulunamıyorsa da kız kaçırılacak. (tabii bunu kız tarafı için düşünmek zor.) diyelim ki kız da seviyor; ama ahlaki olarak evleneceği kişiye bu kötülüğü yapmak istemiyor. hatta sırf bu sebeple onunla evleniyor. elinizden kaçan sevgi(li)yi göz göre göre kaybetme duygusu da mahveder insanı. bu duruma düşenler için en iyi ilaç, bulunduğunuz ortamı bir an önce terk etmek ve en kısa sürede mümkün olduğunca çok insanla tanışmak ve evlenme hazırlığı yapan kişiyle irtibatı derhal kesmektir.
    (sinefilolog, 04.01.2008 18:18)
  14. "birbirimize bi' kaç aşk kadar geç kalmış olmasaydık..."

    feridun düzağaç

    zordur.
    (şiirbaz, 04.01.2008 18:19)
  15. evli birine aşık olmanın sıkıntı yaratması bir bakıma beklenemez. çünkü evi olan birine aşık olmak iyidir; ileride başınızı sokacağınız bir yuva halihazırda mevcutsa dert tasa çekmezsiniz. bu itibarla evsiz birine aşık olmak kadar tehlikeli olacağını sanmam. tabii burada ikinci durumu küçümsemek değil amacım. evsiz birine de aşık olabilir insan hatta olmalıdır da. ama günümüz koşulları bizi bir "ev, dam" sahibi olmak konusunda öyle belirliyor ki... düşününce mantıksız gelmiyor.
    (sinefilolog, 04.01.2008 18:38)
  16. (şimdi ben ne desem, 25.05.2008 20:25)
  17. her gece başka birisinin yanında yatması kişiyi rahatsız etmeyecekse, hayatında bir çok anı o başka birisiyle geçirmesine göz yumacaksa olabilecek durumdur. ancak hangi kadın veya erkek aşık olduğu kişinin bunları yaptığını bile bile göz yumabilir ki.
    (bana bir nick bulun, 25.05.2008 20:43)
  18. aşık olduğun adamın başkasıyla evlenmesinden daha az acıtır.
    (özlemce, 03.08.2008 08:24)
  19. aşk değildir o. tek gecelik uzun bir maceradır.
    (alt ve üst kenarları paralel olan dörtgen, 03.08.2008 11:20)
  20. ulaşılmazlığında huzuru bulduysanız belki de en iyi aşklardan biridir. ne o bilir ne olduğunu ne de sizden başka herhangi biri.
    (archi, 05.08.2008 03:21)
  21. jilet yiyen kız merih'li gecem
    birlikte bulacağız belamızı
    sonumuz kuşkusuz cehennem
    kırmızı kırmızı kırmızı

    dizelerini aklıma getiren eylem grubu...
    (ozdemir, 05.08.2008 11:13)
  22. evli bir kadındı ve aynı işyerinde çalışıyorduk.nedense o yaşlarda evli kadınlardan,yaşça kendimden büyük kadınlardan hoşlanma gibi tuhaf bir haleti ruhiye içindeydim.bazen fantezilerime katık etmiştim bu bayanı.çok samimi olmuştuk ve bana herkesin içinde kardeş diye hitap ederken –amma da öküzsün bak kadın sana kardeş diyor oysa sen onunla ilgileniyorsun- derdim kendi kendime.

    yıllar böyle geçti.bazen bana olan yakın ilgisinden şüphelenir olmuştum.acaba bu kadın bana aşık mı? diye kendime sorar olmuştum.izinli olduğu günlerde evini arardım saatlerce konuşurduk telefonda.
    ayrılık vakti gelmişti.başka bir şehir’e tayin olmam gerekiyordu.bir kaç gün öncesiydi.yüzüme baktı ve bileğimdeki deri bilekliği istedi benden.hatıra olarak saklarım dedi.o an farklı bakıyordu bana.sanki -dur gitme- der gibiydi.uzun uzun yüzüme baktı ve -sen giderden ben ne yaparım- deyiverdi bir anda.vedalaşma anında elimi uzattım o an gözleri doldu.bir şey demek istedi ama söyleyemedi.buğulu gözleri ile son bir kez baktı yüzüme.ve hoşça kal dedim.

    birkaç ay sonra gece aklıma geliverdi.ve gece yarısı mesaj yolladım hiç evli olduğunu düşünmeden.hani öküzlüğünde bu kadar olur.ardından telefonum çaldı.sevinmiştim aradığına.ama ürkek ve uykulu bir ses tonuyla mesaj atmışsın dedi bana.bak telefonu eşime veriyorum dedi.
    eyvah eyvah!
    nasıl böyle bir hata yapmıştım ben.nasıl bir tuzağa düşmüştüm ben.adeta kendi sonumu hazırlamış gibiydim.o gece en uzun geceydi benim için..bir iki şey mırıldandım ve kapattım telefonu..

    ertesi gün aradım eşini.anlatmaya çalıştım.ama olmadı.yinede affetti beni.çok demoralize olmuştum.aylarca ne telefonumu açtım ne maillerime baktım.bir gün maillerime bakmak istedim.bu bayan arkadaşım defalarca mail atmıştı bana.bana kızmadığını yazmıştı.aramamı istiyordu yalnızca.
    aradım..çok mutlu oldu.ama bana söylemek istediği şeyler vardı.mail olarak yaz dedim.
    yazdı..bana aşkını ilan etti.meğer beni ilk gördüğü andan itibaren sevmiş.aşık olmuş.

    defalarca küstürdüm telefonda beni unutsun diye..ama o yine beni sevmeğe devam etti.ben böyle taparcasına seven bir kadın görmedim hayatımda.görürmüğümde bilmiyorum.
    (didyma, 12.02.2009 12:57)
  23. mantığını (evet, aşkın mantığından bahsediyorum) çözebilmek için üzerinde biraz düşünülmesi gereken durum.

    aşk insanı en çok ne zaman kör eder? ne zaman aşk için birçok şeyden vazgeçebilecek kadar cesur olduğumuzu düşünürüz? aşk denilen şey bir yaştan sonra uğrar mı bizlere de?

    sorular, sorular, sorular. cevaplamak lazım tabi. aşk denilen şey ilk gençlikte insanın canına okuyor bence. ilk gördüğümüzde etkileniyoruz o zaman birilerinden. gözümüz başka bir şeyi görmeyecek kadar tutkunlaşıyoruz. ilk o zaman canımız yanıyor.

    yıllar geçtikçe birilerini severek hayatımıza almaya başlıyoruz. ilk gördüğümüz andaki izlenim pek önemli olmuyor. "aklı başında, beni de sevebilir. beni severse ben de onu severim. bir şekilde sürünüp gideriz işte." bundan fazlası değil bir yaştan sonra insanın aşk dediği. ego daha çok işin içine giriyor. olması gerektiği için ilişkiler kuruluyor.

    her şey tam da böyle basitleşmişken, evli barklı insanlar birilerine aşık oluyor. ya da birileri evli barklı insanlara. bu duruma gençliğe dönüş ya da kaçış demek çok zor. mevcut hayatın verdiklerinden sıkılmak ve ne istediğini bilmemek olabilir ancak.

    etrafınızda böyle insanlar varsa bir süre uzaklaşmasını sağlayın derim ben. aşk üç kişilik değildir çünkü, "üç kişinin olduğu yerde siyaset vardır".
    (bitti, 12.02.2009 13:15)
  24. yuva yıkanın yuvası olmayacağı için evli birisine aşık olunmamalıdır.

    gülşen-sakıncalı.
    (pınarcan, 12.02.2009 13:18)
  25. içinde bulunduğum durum. adam hem evli hem de 2 çocuğu war ayrıca benden 16 yaş büyük ama ne yapayım işte. ama benim ki platonik off off
    (crazygirl132, 07.03.2009 22:14)
 sayfa  / 3

künye  ·  iletişim / şikayet / reklam  ·  sıkça sorulan sorular  ·  itü sözlük görseller  ·  itü sözlük extra  ·  itü sözlük mobil