çevrelerinde mutsuz evlilikler görmüş ve bunun üstüne erkek arkadaşları tarafından mutlu, huzurlu bir ilişki yaşatılamamış(yaşayamamış) kızlardır.bir zamanlar evlenecekleri günün, kişinin, gelinliğin hayalini kuran o küçük kızlar belli bir yaştan sonra olgunluğa erişip evliliğin pembe dizilerde göründüğü gibi olmadığını kavramış ve soğumuş kendi ayakları üstünde durabileceklerine inanan kızlardır.bu kızların çoğunluğunun söyledikleri lafta kalırken geri kalanları aldıkları karar doğrultusunda hareket ederler.
evlenmeyi çok fazla isteyip bunu arkadaş çevresine belli etmemeye çalışan, evlilik bence çok saçma gereksiz bir olgu tavırlarında takılan, iki gün sonra nasipleri çıktığında güle oynaya evlenecek, evinin kadını çocuklarının anası olacak kızlardır.
edit: evlenmek istemem, yan cebime koy diyen tüm kızlara burdan selam ederim.
- arkadaşım niye evlenmiyorsun?
- baan evliliğe kaarşıyım* - sebep?
- çok feodal bi yapı, erkek hogömönyası rerö
- tamam kafi, teşekkürler. arkadaşı alalım arka tarafa...
evlenmek istenmeyen kızlar listesine girdiklerinde evlenmek isteyen ;ama artık bu şansı kaybetmiş olduklarını görünce hayatını pişmanlık yaşayarak devam ettiren kızlardır.
evlenmek istemiyecek kız yoktur, yok istemiyorum bana göre değil diyende yalan söylüyordur, bütün kızlar mutlaka düğününü ya da gelinliğini hayal etmiştir ve korksada o kurumun içine girmek isterler. şu anda istemiyorum diyen kız, ya kendini hazır hisetmiyordur, ya aradığını bulamamıştır ya evlenme hayali kurduğu kişiyle olması imkansızdır ya da kimsenin evlenmeyi istemeyeceği kadar ucubedir..
şartlardan dolayı bu söylemi tutturup giden kızlardır. malum ekonomik sebepler ve kadın erkek ilişkilerinin günümüzde evlilik gerektirmeyen bir boyuta taşınmış olması kızları isteseler bile olmayacak hayaller olarak gördükleri bu kurumu yok saymaya zorlamıştır. varoşları dışarda tutuyorum zira okuma oranı düşük olan bu kesimde evlilik kurumu hala yaşanmaktadır(ahlak seviyesi daha düşük olsa bile) benim lafım okumuş gençliğe.
çevrelerinde öcü gözüyle bakılan kızlardır. yakın akraba/eş/dost ile her bir araya gelindiğinde " evlenmeyi düşünümüyor musun? bak hayat yalnız geçmez, herkesin bir eşe ihtiyacı vardır" diye bikbikbik konuşan insanlardan muzdarip olan kızlardır. 3 - 4 kadın arasında kalmış, evlenmeyi en azından henüz düşünmeyen bir kadın olarak başımdan geçen bir sohbetin küçük bir dilimini yansıtmak isterim, insanların daha iyi anlaması için.
evli olanlar konuşmaktadır;
- misafir gelmişti necla, öyle duygusuz ve empati yoksunu ki bu adam, salatanın tuzu az olmuş diye onların önünde azarladı beni.
+sorma leyla, geçenlerde de bizimki köpeklere yemek veriyorum diye demediğini bırakmadı bana, sokak köpeklerini eve topluyormuşum. bu kadar duygudan, merhametten yoksun bir adam.
bu ve benzeri karşılıklı bir şikayet diyaloğundan sonra gözler bana çevrilir, sanki sözleşmiş gibi bir ağızdan;
- ee serçe, evlenmeyi düşünümüyor musun hâlâ, bak hayat yalnız geçmez, nereye kadar gidecek böyle?
ben: "evlenmek güzeldir" demek sizin kendinizi kandırma biçiminiz mi? yoksa "ben yandım herkes yansın" diyerek teselli nedeniniz mi?
sormayın böyle tehlikeli sorular, evlenmek istemiyorsak vardır bir sebebi.
şimdi efendim bakıyorum yaşım 30 lara doğru hızla ilerliyor. reşit olduğum günü hatırlamıyorum bile. lakin biraz daha bakıyorum kendime. halen bir öğrencilik hayatı, halen bir öğrenci yaşamı tribi. düşünüyorum düşünüyorum be nasıl anne olurum?, nasıl bir evde hergün aynı insanla yaşar giderim?.... cevap yok.
annem her başlangıçta ilişkime dair umutlar taşısa da artık o da pes etmeye başlıyor sanırım. o da anlıyor. benden bu tarz davranışlar beklenmemesi gerektiğini.
ama işni en kötü yanı güzel giden ilişkilerimin bile bu kelime ilişkiye girdikten sonra hızla bitişe ilerlemesi. lan ağız tadıyla bi flört bile ettirmiyolar. evlenmicem işte
bazı önermeler var ki bazı çok bilenlerin engin deneyimlemeleri sonucu yumurtlayıp,geriden gelen çok bilenlerin de onları takibi ile yıllar yılı nesilden nesile aktarılır durur. evlenmek istemeyen kızlar da işte bu genelleme manyağı, hayatta bildiği,gördüğü,deneyimlediği bir iki olayla tüm varoluş sorunlarını çözmüş minik froydlara, küçücük içi dolu turşucuk niçe lere isyan eden kızlardır.
evlenmek istemeyen kız vardır efendim. hayır sizin o bildiğiniz sex and the city hatunu da değildirler,şaşırtıcı değil mi ? o zaman kesin çirkindirler başka bir sebep olmamalı değil mi ?
evliliğin istenmesi zaten neden ayıptır,tuhaftır anlamış olmayan zavallı bende-niz, evlenmek istemeyen hatun kategorisinde biri olarak bunda neden utanç ya da tuhaflık arayacağımı da naçizane anlamış değilim.
çok sakin,kendi hayatını yaşayan hesap vermeye alışmamış, ailesinden baskı görmemiş bir kızın evlenmek istememesi neden anormaldir ey ahali. ilişki olmasın ya da her gün başkası olsun hayatı yaşamak isteği midir bu ? inanır mısınız buna da hayır diyeceğim. zaten için boşaltmadık mı evliliğin ,aşkın ,sevdanın. eninde sonunda olacaksa eğer olabildiğince geç olsun ki deliler gibi aşık olarak evlendiğin adamı görmeye dahi tahammül edemeyeceğin günler olabildiğince geç gelsin dileğidir bu sadece. şimdi mutlaka yine sevgi arsızı suna tanaltaylar çıkıp ama her evlilik böyle olmaz yavrucum filan diye sayıklamaya başlarlar ki ben annem-babam dışında çevremde sağlıklı evlilik yürüten çok az aile gördüm ki büyük çoğunluğu orta yaşın üstündeki çiftler. yani neymiş zaman geçtikçe ilişkiler gibi,sevgiler gibi aile kavramı ve evlilik müessesesi-hep kullanmak istemişimdir bu tamlamayı bugüne kısmetmiş- de içi bomboş,bağırsan yankı yapan şeyler haline gelmiştir. e o zaman ne hacet şimdiden hayatımı ipotek etmeye diye düşünür evlenmek istemeyen kızlar. bir annelik güdüsü vardır ki evlere şenlik o içinize çöreklenene kadar sorun yoktur. ha baktınız sokakta gördüğünüz küçük boylu,küçük yaşlı insanlara bi sempatiniz doğuyor, bi ilgilenesiniz geliyor.işte o zaman geçmiş olsun. ama o hissi henüz hissetmiyorsanız korkmayın, gelinlik hayaliymiş-evinin kadını olmak kocasına hizmet etmek hayaliymiş onların hepsi şaka ! yok evlenmek istemeyen kız yokmuş yok herkes gelinlik hayali kurarmış... senaryoyu yazıyorlar tamam da siz de hiç sorgulamadan ben bu rolun insanımıyım diye düşünmeden hoop atlıyorsunuz işte ben bunu anlamıyorum.
kendilerini henüz hazır hissetmeyen kızlar olabilir. özellikle standart hayatlarda okulu bitirip işe giren her insandan beklenen şey evlenip bir hayat kurmasıdır. hani hiç düşünülmez bu kişinin belki de kendine has bir hayatı vardır, belki daha yapmak istedikleri vardır. belki daha küba'yı görmek istiyordur, ya da hala müzik dersleri almak istiyordur. toplumda nedense her zaman "aman canım bunalrı evlenince de eşinle yaparsın, hem daha keyifli olur öylesi" yanılgısı vardır ancak kazın ayağı öyle değildir. bir kere evlilik kadınlar için erkeklerden olduğundan daha fazla sorumluluk gerektirir. ne kadar eşiniz size yardımcı olsa da gene de evin işleyişi ile ilgili pek çok şey sizin üzerinize kalır, bir de evlenince kaçınılmaz olarak birkaç sene sonra sizden beklenen çocuk vardır, bir de onun sorumlulukları biner sırtınıza. sonuçta evlendikten on sene sonra kendinizi bir evi çekip çevirmek zorunda kalmış, kendisi ile ilgili pek çok hayalinden vazgeçmiş, sadece çocuğunu yetiştirmek zorunda bulabilirsiniz.
bir de kötü giden evlilikler,aldatmalar, terkedilmeler gördüyse kişi evliliğe karşı bir önyargı ile yaklaşabilir.
evlilik kötü birşey olmayabilir, evet pek çok şeyi paylaşacağınız birisi vardır yanınızda ama bir kişi evlenmeyi istemiyorsa vardır bir bildiği, bunun çirkinlikle ya da koşa koşa herkesten önce evlenecek olmakla hiç alakası yoktur, daha çok insanın kendi istekleri ve öncelikleri ile ilgilidir. yavaşça da olsa değişen toplum yapımızla artık kızlar da kendileri ile ilgili öncelikleri keşfetmeye başlamışlardır ve evliliğin bu isteklerine engel olacağını keşfettikleri için de evlenmek istememektedirler, normaldir. ha yok derseniz siz 30 yaşına doğru çocukta istioyorsunuz ama evlenmekte istemiyorsunuz ona söyleyeceğim birşey yoktur ne yazık ki, ama inancım şu ki eğer bir kadın çocuk istiyorsa bir evliliğin de üzerinden gelebilecek kadar olgunlaşmıştır.
sorunlu bir ailede büyümüş olabilir, kendilerini ekonomik olarak kurtarma isteği ağır basmış olabilir, cinsel tacize uğramış olabilirler. ve birileri istediği için değil kendi istekleri için birisi ile hayat birleştiremeleri gerektiğinin farkına erken varmışlardır.