televizyonda gördüğümüz manken kızlarımız veya bunlar gibi kendilerini ünlü zanneden boş tiplerin altı üstü imza atmakla gerçekleşebileceğini söyleyip toplumun örf ve adetlerine saldırdıkları kelimedir. sanki kimse bilmiyordu imza atıldığını? istisnasız televizyonlarda her gün gördüğümüz insanların evlilik kavramını bir hiçmiş gibi göstermeleri bakalım ne kadar daha sürecek?
evlenmek sadakat, saygı, sevgi ve aşktı bizim diyarlarda, böyle öğrenmiştik anne babamızdan.
hayatlarını deneysel yaşayan insanların denemekten en çok korktukları ve günün birinde bütün bu deneyleri sonuca bağlayacağını bildikleri sosyal kurum.
ilişki bir noktada tıkanır, müdahale gerekir ve iste o anda taraflardan biri evlenelim derse gerçekleşen hadisedir, ki ayrılalım da diyebilir. (bkz: çelişki)
sırf bazı insanlar evliliğin ne kadar kutsal bir kavram olduğunun farkında değiller diye,sonsuza dek yapmayacağım,yapanlara da acıyacağım eylem.
günümüzde flörtten tek farkı saçma bi imza olan kavram evlilik,evlenmek.oysaki özveri ister evlilik,normalin bin katı sabır ister,güç ister,daha çok sevgi ister,çaba ister.bunlar yoksa zahmet edip de bir imza atmanın anlamı yok.
haziran ayında pek sıklıkla gerçekleşen olaydır..günlerdir her saat başı havalı kornalar(dara diri dara diri) eşliğinde bir grup süslenmiş arabanın geçmekte olduğunu görürüm.*
uzun süren ilişkilerin muhtemel sonucudur. yetmez yaşananlar, sınırlıdır hayat, istenmez artık yalnız uyunsun, onsuz uyanılsın. kokusunu ararsın yatağında yorganında. "o" olsun istersin her anında. hayatı, yaşamı onunla paylaşmak, üzüntüsünde sıkıntısında neşesinde sen ol yanında istersin. güzel isteklerle başlayan bütün hayaller güzel sürsün..
sadece aynı evde yaşamak belediyenin sizin cinsel hayatınıza onay cıkarması degildir hayatlarınızı birleştirmek bugününde yarınında onunla olmaya söz vermek onun olmaktır
sevgililik döneminin güzelliğine son vermek için yapılan girişim. ona güzel/yakışıklı görünmek için gösterdiğiniz çabaya fazla gerek kalmayacak çünkü bir süre sonra birbirinizin yanında rahatça osuracak, geğireceksiniz.