ülkemizde , aşağı tükürse sakal yukarı tükürse bıyık olan bekaret durumu söz konusu olduğu için aşağı tükürmeyi seçmiş olan bayandır. sonuçta iki türlüde kötünelecektir. bu arkadaş özgür olmayı tercih etmiştir bu kadar basittir.
cinsel ilişkinin yaşanabilmesi için evliliğin şart olmadığının farkında olan, bekaret denen olayı fikren de aşmış, kendisi gibi düşünen insanların da olduğunu bilerek, kendi iradesi ile hayatını yönlendiren,örnek kız modeli
yatakta kimi zaman hayal kırıklığına uğrayan,kimi zaman da orgazmdan orgazma koşan kızlardır bunlar.taciz edenleri bulunabilinirken,tecevüz edenine henüz rastlanmamıştır*.müsterih olunuz.
öncelikle;
(bkz: evlenmeden cinsel ilişkiye giren erkek modeli)
sonra;
burada da görüldüğü gibi asıl tartışma konusu evlenmeden cinsel ilişkiye girmektir. kaldı ki bu bile bir tartışma konusu değildir aslında. başta "insanların özel yaşantısından size ne?" sorusu doğar, ardından "kaçıncı yüzyılda yaşıyoruz?" ve "ahlak zabıtası mısın?" gibi sorular takip eder birbirini. sonsuza kadar da uzatılabilir bu sorular.
iki insan arasında yaşanan bir şeye, hiç haddi olmadan 3. kişinin burnunu sokmasıdır. burada sevgi kavramı, kendini anlamsızca, toplumdan duyularak körü körüne bağlanılan çarpık düşüncelere bırakmıştır. işi resmiyete dökmenin hiçbir şeyi değiştiremeyeceğinin farkında değildir insanlar. hatta bir adım daha ileriye giderek ve haddini aşarak fahişelikle bile suçlamaktadırlar. yalnız unutmamalıdır ki bu mantalite güdülecekse, aynı durum er kişiler için de geçerlidir, çünkü aynı bokun lacivertidir. işin duygusal boyutundan çok biyolojik ve dinsel yönüne bakmak, bazı kavramların bazı kişilerce hiçbir anlamının kalmadığının da göstergesidir aynı zamanda. bu kişiler bir şeyler yazmaktansa gidip çay demlemelidir. zaten sürekli beynimizi programlamaya çalışan bir dış güç varken, biraz da kendimizin farkında olsak, bir şeylerin nedenini düşünebilsek çok daha iyi olur. ve son bir hatırlatma; evlenerek cinsel ilişkiye girmiş bir insan da boşandığında yine fahişelikle suçlanacak mı? atılan bir imza mıdır insanın statüsünü belirleyen? yahut bekaret midir? sevdiğiniz şeyin ne olduğuna dikkat edin, bir zara mı, yoksa insana mı aşıksınız? doğru cevabı hala veremeyenlere soğan zarı göndermeyi bir borç bilirim ve mutluluklar dilerim.
(bkz: bir yastıkta kocayın)
işin ilginç tarafı magazin programlarının, uçan kuşun falan bu kadar eleştirildiği bir ortamda çıkıp insanları modellendirip sonra da bu modeller hakkında analiz yapmak pek bi gariptir.
hadi bunu da geçelim. bize ne evlenmeden cinsel ilişkiye giren kızdan. bunu düşünmesi gereken tek kişi evlenmeden cinsel ilişkiye giren son model insanken bize noluyor? herkes yaşam analisti herkes yaşam koçu amına koyim.
kadın, insan dır. bir imzayla, bir yüzükle sahip olunup sikilecek veya sevişmeye hak kazanacak değildir. bedeni yalnız ve yalnız kendisine aittir; istediğiyle, istediği zaman paylaşır. (paylaşır, kendini teslim etmez, sunmaz!!!) doğuştan sahip olduğu bu hakkı kimse onun elinden örf, adet, gelenekleri bahane ederek alamaz; günah olmasıysa yalnız ve yalnız onu ilgilendirir, aklı başında olan herkes de günahın ne olduğunu, işlemesi sonucunda neyle karşılaşacağını zaten bilir ve ona göre yapar ne yapacaksa. kadının sevişmek istemesi azmış olmasıyla değil, insani isteklerinin artmasıyla doğru orantılıdır.
size ne, bir imza atmamış olup da sevişen kızlardan? bu durumu kabul etmeyenler için söylüyorum; en yakın dostlarınıza bile kimi zaman "sikilecek" gözüyle bakmayı, "potansiyel" gördüğünüz kızlara "yollu" demeyi ve en nihayetinde, uzun zamandır birlikte olduğunuz kız arkadaşınızın öpüşmeyi bile reddetmesi halinde, onu cesur olmamakla suçlayıp aşağılamayı biliyorsunuz. nedir sizin bu cinsle derdiniz? ne zaman başımıza hem hakim hem de savcı kesildiniz? biz kadınların tercihlerini eleştirme hakkı size kim tarafından, ne zaman, nasıl verildi?!
siz, namusu küçük bir delikte arayanlar; aklı beyninde değil, cinsel organında konuşlanmış olanlar; bırakın bu işleri de insanlığa olmasa bile en azından kendinize faydalı bir şeyler yapmaya çalışın.
bu arada; aklı selim erkeklere buradan selam ederim, son iki paragrafta yazılanların sizinle hiç bir ilgisi yok. keşke herkes sizin gibi olsa...
galatasaray-fenerbahçe tartışmasını aratmıcak bir konu ve bir insan modelidir.biri güzel bir modeldir der,diğeri tu kakadır der..sabaha kadar tartışsalar bu kısır döngünün içinden çıkamazlar.ortada kısır döngü bir tartışma varsa,konular hakkında iki radikal taraf var demektir.bu sebepten dolayı da tartışmaktan kaçınmak gerekir.
ha bana göre güzel bir modeldir o ayrı.aksini iddaa bile etmeyin kalp kırarım!
aferim denilesi kızdır.cesurdur.tam bir dişidir.kendi isteğiyle yaptıysa başımızın tacıdır.ayrıldığında asla arkasına dönüp bakmadıysa ,ben ne bok yedim diye tırnaklarını yemediyse,fellik fellik jinekolog adı ve adresi aramadıysa üstüne karakter tanımadığım kızdır.(bkz: yaşasın bakire yırtık demeden kızların dayanışması)
tercih meselesi dedirten konudur...
tercihler kişinin önüne yollar cıkarır, hayat derki madem bunu istiyorsun o zaman böyle yaşa, mesela inançlı birisiyle evlenmek isteyen kız bekaretini korumalıdır ben zor(toplumun yapısından kaynaklı) da olsa kabullenebilecek bir eş yada arkadaş bulurum diyorsa istediğini yapmakta özgürdür ama zamanı geldiğinde arayış içerisine girecek vede bu durumun zorluklarıyla karşılaşacaktır. haksızlıklar da yapılıyor tabi erkeğin kızlık zarı gibi fizyolojik bir artığı olmadığından dolayı "n" kadar şahısla ilişkiye girebiliyor vede dürüstlükten yoksunsa bunu inkar edebiliyor....yargılama konusuna gelince, kimsenin kimseyi yargılamaya hakkı yoktur bir erkek bakire olmadığı için bir kızı hor göremez bir kız da tercihlerinden dolayı bir erkeği suçlayamaz yaşam kişilerin yaşamıdır...
bir kız modeli. bu kız modelini yücelten ve övgüler düzen erkeklerden oluşan bir kesim ortada. bu kesim, evlenmeden önce cinsel ilişkiye girmeyi savunan kızlardan ezici bir çoğunlukla daha fazla. evlenmeden önce cinsel ilişkiye giren kız modelini ateşle savunuyorlar üstelik.
benim bu kız modeline diyecek bir sözüm yok.
ancak, şundan hiç şüphem yok ki, bu övgüler düzen erkek tayfasının büyük bölümü, iş evlenmeye geldiğinde bu övgüler düzdüğü kişiyi, sırf bakire olmadığı için tercih etmeyecek.
ben sizi evlenirken görürüm elbet.