"çocuklar toplumların en büyük sermayesidir." diye bir söz var. kim söylediyse yerden göğe haklıdır.
bir anne, bir baba durup düşündüğünde; "koskoca bir hayatı tüketiyorum. çektiğim acılar, katlandığım sıkıntıların karşılığı neydi?" diye kendine sorduğunda baktığı tek şey evlatlarıdır. bedeni yok olduğunda ruhunu hatırlayacak, harcadığı ömrünün boşa gitmediğini haykıracak yegane varlığı, kendinden bir parça..
bir adam düşünün ki hayatı boyunca çalışarak, yılmadan biriktirerek kazandığı tüm mal varlığını bir anda kaybedip sıfırı tüketsin. işte o adamın duyacağı acıyı, üzüntüyü 100 milyonlarla çarpın ki evlat acısı'na yaklaşabilsin. ve hayır, bu duygu lineer değildir. evlat sayısı varsın çok olsun, birini kaybettiğinde genel sayı paydaya gelmez, duyacağın acı azalmaz.
yüzüklerin efendisi üçlemesinde bir söz vardır ki
theoden tarafından dillendirilir ve gelmiş geçmiş tüm babaların yalvarışını özetler: "babalar çocuklarını gömmemeli"
allah kimseye göstermesin, olanlara da sabır versin.