10 saatlik istanbul-aydın otobüs yolculuğunu tamamlayıp,aydın garajının önünden eve ulaşmak için dolmuşa bindikten sonra arka saflarda oturan,13 numara hipermetrop gözlüklü,sosyal olarak ölü bir teyzeden duyduğum ilk soru cümlesi.saçlarımın buna etken olduğunu anlamama rağmen,boyumun(bkz:
uzun) nasıl engel olamadığını anlayabilmiş değilim:
t:teyze
x:teyzenin yanındaki amca
j:jugis nomen
y:benim önümdeki amca
t:evladım sen kız mısın oğlan mısın?
j:erkeğim teyze!ne oğlanım ne kızım.
t:saçın uzun,küpen de olunca kızsın sandım evladım.
x:oğlan ya tabi oğlan.boya posa bak maşallah!
j:erkeğim amca ben!
t:şimdiki kızlar uzun saçlı oğlan seviyo diye uzatıyo tabi oğlanlar.benimde bi oğlum var,adı öznur
*.onu askere yollıcaktım adı yüzünden almadılar.mahkemelere gittim.çok uğraştım,en sonunda "hakim bey açsın görün isterseniz" dedim artık.oğlan olduğuna inanadılar da aldırlar sonunda.e tabi oluyo öyle,uzun saç normal artık..
tam bitti derken y amca kurulmuş oyuncak gibi dolmuştur,ortaya hönkürür:
y:olur mu canım öyle şey!erkek adam saç mı uzatır,küpe mi takar!biz de çocuk büyüttük,40 yaşında 2 oğlum var daha hiçbiri saça uzatmadı,küpe takmadı
*,bi kere bana karşı gelmediler,sözümden çıkmadılar.şimdiki ana babalar gevşek yetiştiriyo çocukları.
teyzenin "oğlan" kelimesinde üstelemesi,oğlunun nüfus cüzdanına "oğlan" ibaresi yazdırdığını,askerlik sorununun-isminden öte-bu sorunsal kaynaklı olduğunu düşündürmüştür bana.yine büyüklerimizdir,saygı duymak gereklidir,eli öpülsünlerdir..
dipnot:aydın türkiyenin en batısındaki şehirlerden biridir ve t,x,y şahısları aydın şivesi ile konuşmaktadır.