himalayalar'da bulunan, 8848 metre yüksekliği ile dünyanın en yüksek dağı.
tibet dilinde adı
çomolungma'dır.
yaklaşık 28 derece kuzey enlemi ve 87 derece doğu boylamında, belirlenmemiş
nepal-
tibet (çin) sınırı üzerinde yer alır. çıplak güneydoğu, kuzeydoğu ve batı
sırtları en yüksek noktalara everest ile güney doruğunda (8878 m.) ulaşır. everest dağı, kuzeydoğudaki tibet yaylalarından (yaklaşık 5000 m.) tam olarak görülebilir. eteklerinden yükselen
çangtse (kuzey; 7553 m.),
khumbutse (kuzeybatı; 6640 m.),
nuptse (güneybatı; 7879 m.) ve
lhotse (güney; 8511 m.) gibi doruklar, nepal'den görülmesine engel olur.
büyük himalayalar'ın oluşumu,
miyosen bölümünde (yaklaşık 26-7 milyon yıl önce),
hindistan yarımadasıyla tibet yaylalarının birbirine yaklaşmasının yol açtığı, jeolojik
tortul havzalardaki sıkışmayla başladı. bunu izleyen evrelerde
katmandu ve
khumbu napları, sıkışıp yukarı doğru çıkarak birbirlerinin üzerine kıvrıldılar ve ilkel bir dağ sırası oluşturdular. kuzeydeki arazi kütlesinin toptan yükselmesi, bölgenin yüksekliğini arttırdı. napların yeniden kıvrılmasıyla bölgenin tümü yeni bir tabakayla örtüldü ve
pleyistosen bölümün (yaklaşık 2.5 milyon-10 bin yıl önce)
mahabarat evresinde everest dağı ortaya çıktı.
karbonifer dönemin (yaklaşık 345-280 milyon yıl önce) sonu ile
permiyen dönemin (yaklaşık 280-255 milyon yıl önce) başından kalan ve başka yarı-kristalleşmiş tortullarla ayrılmış olan kireçtaşı katmanları,
senklinal katmanlaşma yoluyla biçimlendi. günümüzde de süren bu biçimlenmenin yol açtığı sürekli yükselme, aşınımla dengelenmektedir.
everest dağı, dünya atmosferinin üçte ikisini geçerek oksijenin kıt olduğu üst katmanlara ulaşır. oksijen eksikliği, sert rüzgarlar ve aşırı soğuklar yukarı yamaçlarda herhangi bir hayvan ya da bitkinin yaşamasına olanak vermez. yaz
musonları sırasında yağan kar, rüzgarla ufalanarak yığılır. bu kar yığıntıları buharlaşma çizgisinin üzerinde olduğundan genellikle buzulları besleyen büyük
buzkar çanakları oluşmaz. bu nedenle everest'in buzulları yalnızca sık sık düşen çığlarla beslenir. ana sırtlarla birbirinden ayrılan dağ yamaçlarındaki buz katmanları dağın eteklerine kadar bütün yamacı kaplamakla birlikte, zaman içinde iklimin değişmesiyle ağır ağır çekilmektedir. kış aylarında, kuzeybatıdan gelen güçlü rüzgarlar karları süpürerek doruğun daha çıplak bir görünüm kazanmasına yol açar.
everest dağındaki başlıca buzullar
kangşang buzulu (doğu), doğu ve batı rongbak buzulları
* (kuzey ve kuzeybatı),
pumori buzulu,
khumbu buzulu (batı ve güney) ve everest ile lhotse-nuptse arasında kapalı bir buz vadisi olan
batı buzyalağı'dır.
dağdan çıkan sular birbirinden ayrılan kollarla güneybatı, kuzey ve doğu yönünde akar. khumbu buzulu eriyerek nepal'de
lobucya khola ırmağı'na karışır; imca khola
* adını alarak güneye doğru akan bu ırmak,
dudh kosi ırmağı ile birleşir. tibet'teki
rong çu ırmağı everest'in yamaçlarında pumori ve rongbak buzullarından,
karma çu ırmağı ise kangşang buzulundan doğar. rong çu ve dudh kosi ırmaklarının vadileri, doruğa çıkan kuzey ve güney yollarını oluşturur.
tibetlilerin görkemli yapısı ve yüksekliği nedeniyle "dünyanın ana tanrıçası" anlamına gelen çomolungma adını verdiği dağın dünya üzerindeki en yüksek nokta olduğu, ancak 1852'de hindistan
kadastro idaresi'nin yaptığı ölçümlerle belirlendi. daha sonra kullanılan "15. doruk" adı, 1830-1843 yılları arasında hindistan'da kadastro işlerini yöneten sir
george everest'in anısına 1865'te değiştirildi. kar kalınlığı, yerçekimi sapması ve ışın kırılmasına bağlı olarak ortaya çıkan değişik ölçümler, doruğun tam yüksekliği konusunda tartışmalara yol açtı. günümüzde kabul edilen yükseklik (küçük bir yanılma payıyla 8848 m.), 1952-1955 yılları arasında hindistan kadastro idaresi'nce saptandı.
everest'e tırmanma girişimleri, 1920'de tibet yolunun açılmasıyla başladı. kuzeydoğu sırtından art arda girişilen 7 sefer (1921-1938) ve güneydoğu sırtından girişilen 3 sefer (1951-1952), soğuk ve kuru hava, sert rüzgarlar, sarp arazi ve yükseklik gibi etkenler yüzünden başarısızlıkla sonuçlandı. sonunda kraliyet coğrafya derneği ile dağcılık kulübü birleşik himalaya komitesi'nin desteklediği bir ekip 1953'te doruğa ulaştı. dağcılar bu tırmanış sırasında açık ve kapalı devre oksijen sistemleri, özel olarak yalıtılmış ayakkabı ve giysiler ile elde taşınır telsiz aygıtları kullandılar.
khumbu buz çağlayanı ve buzulu, batı buzyalağı ve lhotse yamacı üzerinden 7986 m. yükseklikteki kayalık bir sırt olan güney geçitine giden yol boyunca sekiz kez kamp kuruldu. buradan 29 mayıs 1953'te yola çıkan yeni zelandalı
edmund hillary (sonradan
sir unvanı almıştır) ve nepalli
tenzing norgay, güneydoğu sırtına tırmanarak güney doruğundan geçip doruğa vardılar. bu tarihten sonra çeşitli ülkelerin desteklediği çok sayıda dağcı ekibi doruğa ulaşmayı başardı. 1963'te iki amerikalı daha önce hiç tırmanılmamış olan batı sırtından doruğa çıktıktan sonra güney geçidinden geri dönerek doruğu aşma başarısını gösterdiler. japon
cunko tabei, nepalli
ang tsering eşliğinde 16 mayıs 1975'te tırmanışı başarıyla tamamlayarak doruğa ulaşan ilk kadın unvanını kazandı. everest'e ilk kez güneybatı yamacından tırmananlar 25 eylül 1975'te doruğa ulaşan iki ingiliz dağcı, tibet tarafındaki kuzey duvarından ilk kez çıkanlarda 11 mayıs 1980'de doruğa ulaşan iki japon dağcı oldu.
kaynak:
ana britannica