genellikle yanlarında getirdikleri tatlı,kek,çörek vs aburcubur ile hoş olan atraksiyon.
misafir misafiri, ev sahibi hiçbirini sevmezmiş..
(bkz:
yerinde tespit)
yanlarında getirdikleri çocuklarıyla uğraşmak zorunda kalmanız durumunda, çileden çıkartan hadise.
(bkz:
eve gelen misafir çocukları)
umduğunu değil bulduğunu yiyecek olan insan topluluğu, bazen bunlar insanı bayar, gelince gitmek bilmezler, sonunda kalktıklarında da "aaa kalkmayın, neden bu kadar erken gidiyorsunuz" gibi abukluklar yaptırırlar insana
sigara kullanmayan annenin bu misafirler için değişik markalarda sigaralar aldırıp kristal sigaralıkta sunma atraksiyonuyla vaktiyle beni deli ettiği hadise.
arkasından "kızım misafir geldi bi gel bakalım içeri merhaba de hede teyzenlere" şeklinde bi bağırış beklemekteyim.
hiç hoşlanmadığım hadisedir bu.mümkünse eve misafir gelmesin.hep ben gideyim.bana hizmet edilsin,ben gideceğim diye banyo havluları değiştirilsin,giymem için önüme terlik konulsun,çeşit çeşit yemekler pişirilsin,ben bu yemekleri yiyeyim diye ısrar edilsin ''ay ölümü öp allah aşkına''denilsin,halim hatırım işim gücüm sorulsun,sırtıma yastık koyulsun,komik şeyler anlatılsın güleyim,içki ikram edilsin içeyim güzelleşeyim.ben sadece 1 kilo baklavamı alıp parmağımla zile basayım.bir kere de ben hürmet göreyim yaaa.
iğrenç ötesi olabilen durumdur.. şöyle izah edilebilir ; eve yorgun argın gelinir.evdeki huzur ortamı düşlenir ve o anki rahatlık 1 kat daha artar. ancak evin kapısının önüne gelindiğinde baştan aşağıya kaynar sular dökülür.. bir sürü ayakkabı ve içeriden gelen çocuk bağırışları.. çok kötü çok!
nefret ettiğim durumdur. nitekim ben rahat insanım bıraksanız yirmi dört saatim bilgisayarın başında geçer benim. malesef ki şahsıma ait bir odam da yok. laptopumu alıp uygun bulduğum yere konaklıyorum göçebeler gibi. velhasılı kelam ben bilgisayarla uğraşırken birisinin bakmasından sinir olurum, herkes olur. misafir çocukları genelde kuzenlerim oluyorlar, toplanırlar başıma bakarlar öyle iki saat. ne okuyabilirim ne yazabilirm.
mesela evimiz iki katlı üstte teyzem oturuyor, iki tane oğlu var. inanır mısınız iki üç hafta önce
metin 2 ye kaydoldum ama
setupını indirmek bugüne nasip oldu. kuzenim indirdiğimi gördü ve bugün bizim evden hiç çıkmadı. ben bakkala gittim annem yemek için mutfağa çıktı, o içeride yalnız kaldı yine de ayrılmadı bilgisayarımın başından. açıp oynayana kadar bırakmadılar. kurdum oynayayım dedim benden meraklı keratalar. oynadık ettik, onlar yüzünden
msn de de rahat rahat konuşamadım. hatta öğrendim ki konuştuğum kimsenin de evine misafir gelmiş ve lise ikiye giden çok bilmiş şımarık bir oğulları varmış. peşinde kuyruk gibi dolanıyordu sanırım. ancak iki dakika durumu anlatabildi. sonra kes dedi ve gitti. hala da yok. üzülüyorum kendisi için. sanıyorum yatılı kalacaklar yoksa bu saate kadar misafir mi olur canım? hoş bizimkiler de yeni çıktılar evlerine.
üstüne bir de ben ekran kartımla oynadım ve bozdum.
mal denildiğini duyabiliyorum bana.
* böyle boktan bir gün ve boktan bir akşam geçirmeme neden oldu misafirler, hatta ve hatta misafir çocukları.
işte böyle be sözlük serzenişteyim...
(idiot, 08.03.2009 00:54)
misafir odasına gidip ''hoşgeldiniz'' demek ve bir müddet en cici, en sevimli, bilumum en efendi tavırlarınızı sergilemeniz ve moraliniz sıfır olsa dahi zorla gülümsemeniz yada sırıtmanız demektir.
misafir abla- ayy canım benim görüşmeyeli ne kadar da büyümüşsüüün!
ben- eheh...
misafir abla- anne vallahi bizim ailenin erkekleri ne kadar yakışıklı değil mi??
ben- aman efem şşşşeekkkür ederim ehe.
misafir ablanın annesi- tabi kızım genlerimiz düzgün bizim...
misafir ablanın annesi- burcuu bak bu ''bay sıtkı sıyrıl'' abin tanıdın mı sen bakiyim abini?
ben- ahh canıım ne kadar tatlı olmuş bu böyle...ciciii, ciciii eheh (iç ses: röarrr!! homur homur!)
böylede bir takım dialoglar zinciri oluşuyor işte.
evde kedi-köpek vs. bir hayvan varsa, iyice boktanlaşıyor bu hadise. yok efendim, korkan olur diye hayvancağızı odaya kapatmak istemeler, aman masanın üzerine çıkmasın diye sürekli kucaklayıp götürmeler falan.
birincisi; o hayvan, diğer aile fertleri gibi evin bir bireyi. korkuyorsan gelme kardeşim, zorla mı? benden korkuyor musun? yoo. o zaman, ondan da korkmayacaksın. ya da gelmeyeceksin, bu kadar basit.
ikincisi; adı üstünde, hayvan o hayvan. insan olsa masanın üzerinde gezmemesi gerektiğini bilir. ama hayvan işte, ne bilsin. masanın üzerinde de gezer, kafanın üzerinde de. ne diye hem ona hem kendine eziyet edesin ki, çözümü basit, gelme birader, gelme!
"ayyyy, kedi mi var, valla giremem ben, alın şunu!"
siktir git o zaman, kafana silah mı dayadık lavuk!
ev sahibini kimi zaman sevindiren, kimi zaman küplere bindiren hadise. ha çok insan gelmişse geldikleri kadar kolay çıkamazlar bir kere. hani hepsi ayrı ayrı falan gelir de, allah muhafaza zengin kalkışı falan yapmaya kalkarlar, sıçarlar evinizin ağzına, biblolarınız falan devrilir, ev sahibi er kişi çıldırır , ben bunların boklarını temizliyorum falan der, bağırır çağırır, ama altın günü ise bu, günden kazandığı altınları şıklatırken tek bir şikayet duyamazsınız.
(bkz:
dostum kadınlara güvenme).
''okul nası gidiyor.kırık varmı'' sorularını sıkça sorarlar her geldiklerinde sıkılmadan usanmadan. iyi yada kotu olsada onlara yarar yada zarar olmacaktır eminim ve hala neden soruldugunu anlamamışımdır.
bir süre odaya kapanıp klan hayatı yaşamaktır.
gelindiği anda evle ilişkini kesersin. ilk önce yapacağın şey evden kaçmak olur. zaten kaçamadığın takdirde misfirlerlede yakın ilişkin yoksa belli bir zorlamalarla karşı karşıyasındır. en basiti tuvalette girme. her an biri gelirde beni sıçarken görür korkusu. giremezsin bu yüzden.
en güzel hadisedir. hele bayram seyran zamanları şükeladır. insanlar çoğu zaman bu durumdan yakınır ama insanlar özel günlerde ya da birbirinin aynı olan binlerce günde yapayalnız kalınca anlarlar. misafir gelsin; hep gelsin...
onlara, artık bizim eve uğramamaları konusunda baskı yapmaktır. hoşgeldiniz dememek gibi mesela.
+kızzz, hoşbuldum.
-hoşgeldin dediğimi hatırlamıyorum ama..
+aa-ahh ne demek o?
-hoşgelmedin hadi boşgit demek..
+aaaaaaa!
bi kaç dakika sonra:
+sebü, senin kız bana hoşgeldin demedi, boşgit dedi..bik bik bikk...
^neee?
-yok annem, şaka yaptım ben kekü teyzeye.. hoşgelmişş... sefa getirmiş.. hep gelsin.. bik bik bik...
diye de kıvırmaktır.
tiksindiren, depresyona sokan, cinnet sınırına yakın bir yerlerde yaşatandır.
hele de yatılı misafirse. ölümlerden ölüm beğenin. duşa girmesi sorun olur. sevip sevmediği yemek sorun olur. erken yatarsınız "aa beni neden yalnız bırkatınız" der. geç yatarsınız, "ay uykumu alamadım" diye çemkirir.
rahat rahat duşa giremezsiniz. tuvalete girmek zaten ölümdür. aman ses çıkmasın, aman koku olmasın diye kendinizi paralarsınız.
ev sürekli temiz olmak zorundadır. kahvaltıdan sonra şöyle bir masada keyif yapma imkanınız yoktur. ayıp olmasın diye toplanır hemen sofra.
evin en güzel yeri sizin yatağınız diye sizin yatağınızda yatmaya kalkar. bilgisayara girer. her girdiğinde bir ayarıyla oynar. la onu bunu geçtim. neroyu nasıl bozdun lan.
evde rahat kıyafetlerle dolaşamazsınız. sürekli bir edepli giyinme durumları olur.
bir yavşaklık bir rahatlık. film koyarsın onu beğenmez. televizyon açarsın izlemez. hadi gezelim şehrimiz güzeldir dersin arabayla gezelim diye tutturur.
lan sabrım kalmadı artık. git yav git. kendi evimde misafir gibiyim. evimde don atlet dolaşmayı özledim lan. bir de sanki 20 saatlik yoldan gelmiş. 45 dakikalık yol amına koyim. 5 gün de kalınmaz ki! get allasen artık git ya.
(bkz:
çok dertliyim sözlük)