muhafazakar bir anne babanız varsa, en azından okulunuzu bitirip kendi ayaklarınız üzerinde duruncaya kadar hayal olan şey, o zaman bile zor olabilir kimi evlatlar için, özellikle kız kısmısı bu konuda çok zorlanmaktadır.
kesinlikle tek başına olması gereken şeydir.kızlarla aynı evi paylaşmak ölümdür.herkes mutfakta bi şeyler yapmak ister *.kızlarla en fazla 15 sağlıklı gün geçirilebilir,sonra kavgalar başlar.zaten bi erkek arkadaşla eve çıkmak hayaldir.ama eğer koşullar arkadaşlarla yaşamayı gerektiriyorsa,ayrı odalar olmalıdır,çok sırnaşılmamalı,yaşam alanları sömürülmemelidir.
düşünen insanların poorboyblues kardeşten şunları dinlemesinde fayda bulunan eylem;
üstad, ben su an kadıköyde oturuyorum oturduğum evin kirası 260 milyon tek kalıyorum ayrıca, kadıköyü seçmemin nedeni eğlence mekanlarına(kadife sokak) cok yakın ayrıca daha tenha karsıya göre ve daha ucuz...doğalgaz sobası var ev ufak olduğu için fırın gibi ıstıyor ve max 60 geliyor(ocak ve sofbende doğalgaza bağlı) bu taraflarda artık 260a bulamazsın, ama geçende 400e bi ev gördük kombili(2+1) ve yeni saray gibiydi yeri de kadıköy stadı ile nautilusun arasında kalıyor iskeleye yürüyerek 10 dk...kadıköyden ulasım bana kolay geliyor çünkü ben motorla geçiyorum ama yol parası dert ise aylık kart alıp direk kadıköyden okula gidebiliyosun... ayrıca benim bi ark ortaköyde bi eve cıktı 1+1 kombili süper lux ev 425 milyon ama hiç aramadı 1 günde buldu arasan eğer 400e falan 2+1 bulursun ortaköy cok klas semt hayatını yasarsın...eğer para sorun ise sana önerebileceğim semtler gültepe veya istinyedir...gültepe biraz tutucu ama cok ucuz istinye hem okula cok yakın hem de denize yakın orada da 350e falan rahat bulursunuz...bu arada ev arama yöntemi olarak eline bi defter al bi hafta sonu ara sokaklara dal gördüğün tüm kiralıkları not et...emlakcı ile uğrasma %12 komisyonu sokağa atıyosun ve de emlakcıların cogu düzenbaz...besiktas en iyi semt bir öğrenci için ama evler cok eski ve cok pahalı, maçka tarafında ucuza ev bulabilirsin...bi de yukarı beşiktaş ta adeks diye bi internet kafe var yıldızın karsıda..onun arkasında kalan caddede 400-500 arası cok güzel evler var, sessiz sakin yesil yerler...bu arada ufak evde oturacaksan doğalgaz sobası cok uygun diğer türlü kombi derim...bi de ev kesin güneş alsın nemli evde camasırlar kurumuyor ileride küfredersin...mecidiyeköyü tavsiye etmiyorum cok karısık bi yer hele sabahları cekilmez bence...yani kısaca ucuza gültepe veya istinye eğlence dersen kadıköy ve ortaköy...
üniverste öğrencisi olduktan sonra çevre edinmek amacıyla girilen kısa bir yurt döneminden sonra yurtta tanışılan arkadaşlarla çıkılan, sonra ismi "öğrenci evi" olacak ve sefalet içinde yaşanılacak yere taşınma eylemi.
öğrencelikle üniversite öğrencileri arasında bir deyim olarak yerleşmiştir bu kalıp. ve benim kanaatime göre, yurtta sürülen tabir i caizse aşağılık hayattan kurtulup, gün yüzü görmek tadında bir ifadesi vardır.
engelli bir koşudur. ilk engel -maddi durumu oh oh oh olmayanlar için- en az bir ev arkadaşı bulmaktır. hadi bulunmuşu var diyelim, aileyi bu kadar masrafın içine çekmek anne ve baba tarafından hoş karşılanan bir şey olmamıştır hiçbir zaman. bu istek arz edildiğinde "yavrum bunun kirası var, aidatı var, elektriği var, suyu var, telefonu var, adsl i var yani siktir git!" tepkisini almak kuvvetle muhtemel olduğu için, bu tepkiyi küçültüp küçültüp yok etmek iyiden iyiye yetenek ister. hadi aileyi de ikna ettik diyelim, bilindiği gibi bakılacak evde aranan bir numaralı özellik okunan okula yakın olmasıdır. eğer okunan okula yakın olan semtler lüksse(ya da başka sebepler), mecbur uzakta bir semte yerleşmeyi gerektirir. ama ulaşım şerefsizdir. eve çıktığınızda yurtta kalktığınızdan çok daha erken kalkmanız gerektiğinden, üstelik bahsettiğim gibi okula yakın bi yerden ev bulamadıysanız daha da şerefsizdir ulaşım.
eve çıkmadan önce, gözardı edemeyeceğiniz problemlerden sadece birkaçını yazılı yukarda. eve çıktıktan sonra karşılaşacağınız bazı sorunlarsa şöyle:
istanbul - sağanak yağışlı 11
ankara - parçalı bulut-....
öhm...
temizlik, yemek, ağzına sıçılası komşu modelleri vs...
yurtta kalmıyorsun yavrum artık. her hafta odaya damlayıp, her yeri silen süpüren temizlikçiler de mazide kaldı. iş başa düşecek. bu ev milleti öyle orospu ki, her günün sonunda -gün boyunca eve mis gibi de bakmış olsanız da- kademeli olarak kirlenir. hele o banyo yok mu, kapısından girdiğiniz an tarifi imkansız sıkıntılara gark eder adamı. hele bir de banyo yaptıysanız delikte birilmiş saçları toplamak, ıslanan yerleri temizlemek çekilir dert değildir. yemek yapmanın zahmeti de temizlikten gelir aslında. yemek yapmakta bir şey yoktur, asıl mevzu yemek yapılırken kirlenen mutfağı temizlemek ve bulaşıkları tertemiz bir şekilde yıkayıp durulamaktır. sonracığıma, komşular demiştik evet...çoğu aile öğrenciye sıcak bakmıyor bu memlekette. her bok sizden biliniyor, eve kız geldiği zaman apartman keraneye döndü deniyor, ses yapmayın pezevenkler uyuyoruz diye çıkışılıyor. tüm apartman sakinlerinin gönüllerini hoş tutmak zorunda olmanız da çekilir dert değil.
ama siz bana bakmayın, artıları eksilerinden daha fazladır. ehi...
çok ciddi bir şekilde düşündüğüm olay. beytepe'de yaşam* bana git gide daha da zor gelmeye başladı. istediğim saatte kızılay'a gidememek, ulaşım sorunu, yurdun haftasonu girişi 2'de olmasına rağmen son ego'nun 10 buçukta olması, ev olarak gösterilen asistan bloklarına hiçbir arkadaşımı davet edememem hatta annemin gelip kalamaması, geldiğinde onu içeri kaçak sokmak zorunda kalmam, beytepe'nin dengesiz havası, pek çok yerin 10'da kapanması, kantine gitme zorunluluğu, şok'ta hiçbir zaman taze sebze ve meyve bulamamak, bulunsa da bunların fahiş fiyatta olması gibi pek çok etken beni kampusten soğutmuş durumda. tabii bunların arasında önemli bir etken daha var ki, o da kaldığım yere inanılmaz bir para ödüyor olmam.
valla arkadaşlarımla eve çıkıp keyfime bakacağım. okul uzamış zaten. bıktım anasını satayım.
küçük şehirlerdeki yıllık senet illeti nedeniyle, öğrencide, bir anda o kadar borcun altına girdiği için bir korku hissiyatı yaratır.. ki dakikasına geçer ve hemen ardından " bu avizeyi sökelim, top çarpabilir! " gibi cümleler duyulur..
her zaman yeni bir heyecandır..ne olursa olsun yeni bir tad, yeni bir dokudur aslında insana ait..ister tek başına, ister arkadaş, ister eş, ister dost ile olsun yeni eve çıkmanın zevki ve mutluluğu farklı olur..
bomboş bir ev, yeni alınacak mobilyalar, ne nereye konacak, ne nerede olacak, nasıl bir düzen getirilecek, kim ne yapacak, nasıl bir paylaşım söz konusu olacak..ve daha bir sürü konu..
her tür kombinasyonun tecrübesini tatmış sayılırım..hepsinde bu yukarıda saydığım etmen değişik işliyor ve sizde yarattığı heyecan değişik oluyor..
heyecan verici bir şeymiş. öğrenci eviniz için baktığınız 2. el, ufak tefek eşyalar bile mutlu edebiliyormuş. 3 sene yurtta kalıp artık dayanamama noktasına gelince farz oluyor artık eve çıkmak. bir de sevimli sevimli eşyalar alınca daha da güzel oluyor. fermuarlı, bezden bir giysi dolabı, ufak bir çalışma masası, bir de tahta yatak gün boyu güldürüyor yüzünüzü. ev lan! ne muhteşem.
faturalar, kira, ev eşyası masrafları insanı boğsa da, kendi evinin verdiği huzuru yaşamanın tek yoludur. bacaklarını uzatıp bira ve cips eşliğinde maç izlemenin keyfini maksimum düzeyde almak, kimseye hesap vermeden istediğin gibi yeyip, içip uyumak. sonsuz huzur.